Mediatrend yazarlarının gözünden MWC 2016

0

İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobile World Congress’e (Dünya Mobil Kongresi) katılan Mediatrend yazarları Bülent Nevres, Cem Kıvırcık, Ecevit Bıktım ve Savaş Önemli etkinliğin ardından bir değerlendirme yazısı hazırladılar.

Bülent Nevres, birçok akıllı telefonun kalbinde yer alan Qualcomm işlemcilerin en son yıldızı Snapdragon 820’yi ve getirdiklerini yazdı. Türkiye’de 1 Nisan’dan itibaren 4,5G teknolojisini kullanmaya başlayacağız. Ancak, MWC 2016’da herkes 5G’yi konuşuyordu.

Cem Kıvırcık, iletişim teknolojilerinin hemen her alanında ürün ve hizmetler sunan Huawei’nin yıldız ürünü Huawei Mate Book’u anlatıyor. Henüz piyasaya çıkmamış olmasına rağmen MWC’de 15 ödüle layık görülen Mate Book, yepyeni bir segment yaratacak bir inovasyon ürünü.

Ecevit Bıktım, yılların teknoloji şirketi Sony’nin MWC’de görücüye çıkarttığı Xperia X ailesini sizler için deneyimledi. Z serisinin artık bittiğini duyuran Sony, yeni gadget’larıyla da büyük ilgi topladı. Halen geliştirme aşamasında olan Sony’nin yeni gadget’ları teknoloji dünyasında yeni ufuklar açacak gibi görünüyor.

Savaş Önemli, değerlendirmesinde MWC’de LG’nin diğer markalardan farklı olarak oluşturduğu ekosisteme dikkat çekiyor. LG G5 ile fuarda önemli bir çıkış yapan Güney Koreli teknoloji şirketi, “LG Friends” ismini verdiği oyun ve eğlence ekosistemiyle mobil tüketicilerin bütün isteklerine yanıt veriyor.

Qualcomm SnapDragon-820
Qualcomm SnapDragon-820

Dünya Mobil Kongresi’nde her yerde Qualcomm imzası vardı – Bülent Nevres

Bu yıl Dünya Mobil Kongresi’nde Qualcomm, Snapdragon 820, otomotiv alanında sunduğu çözümler ve 5G alanında yaptığı çalışmalarla bir kez daha gelişmelerin merkezinde yer aldı. Haftalardır birçok kişi tarafından dört gözle beklenen ve Dünya Mobil Kongresi’nde dünyaya tanıtılan Samsung Galaxy S7 ve LG G5’te Qualcomm’un Snapdragon işlemcisi yer aldı. General Mobile ise Qualcomm ve Google ile işbirliğinden ortaya çıkan yeni androidone telefonu GM 5 Plus’u tanıttı. Yine Dünya Mobil Kongresi kapsamında HP, Windows 10 işletim sistemine sahip olan Snapdragon 820 işlemcisinin güçlendirdiği Elit X3’ü ziyaretçilerin beğenisine sundu. Kısacası akıllı telefon ve tabletler açısından baktığımızda Qualcomm için oldukça hareketli bir beş gün oldu.

5G çalışmaları çok hızlı ilerliyor

Qualcomm ve Ericsson, etkinlikte 5G konusunda işbirliğine gittiklerini açıkladı. İki şirket, 5G teknolojisinin geliştirilmesi, ortak testlerin yapılması ve önde gelen mobil operatörler ile birlikte koordinasyonun sağlanması konusunda işbirliğine gittiklerini duyurdu. Her iki şirket, 2018 yılında tamamlanması beklenilen “Release 15 3GPP” standardizasyonunun teknik gerekliliklerini karşılayabilmesi için 5G teknolojisi içerisinde yer alan kilit öneme sahip bileşenlerin ilk testlerini yapacak ve doğrulanmasını gerçekleştirecek.

Giyilebilir teknolojiler için Snapdragon Wear platformu

Qualcomm, gelecek nesil giyilebilir cihazlar için yeni platformu Snapdragon Wear platformunu üç yeni üreticinin dahil olması ile genişlettiğini duyurdu. Borgs, Compal Electronics ve Informark, yeni duyurulan Snapdragon Wear 2100 System on Chip (SoC) platformunu temel alarak referans tasarımlar üretecek. Bu platform gelecek nesil bağlantılı akıllı saatler, çocuklar ve yetişkinler için saatler, akıllı bileklikler, akıllı gözlükler ve akıllı kulaklıkları hedefliyor. Üç yeni şirketler birlikte yenilikçi giyilebilir cihazlar için üreticilerin tasarımlarını ve geliştirmelerini hızlandırmasının da önünü açacak.

Otomotiv alanında da Snapdragon

Dünya Mobil Kongresi kapsamında, Qualcomm Başkanı Derek Aberle, F1 Dünya Şampiyonu Lewis Hamilton ile birlikte bir konuşma yaptı. Konuşmada Derek Aberle, araç içi sistemler olsun, yerel cihazlar ya da bulut cihazları olsun Snapdragon 820A gibi platformların sağladığı bağlanabilirlik seçenekleri sayesinde artık otomotiv sektöründe modern teknoloji devrimi olarak kabul edildiğini söyledi. Bu platformun sadece tüketiciler için farklı seçenekler sunma açısından değil, aynı zamanda otonom otomobiller ve elektrikli otomobiller için de çok büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Huawei MateBook
Huawei MateBook

Huawei MateBook, PC’nin inovatif hali – Cem Kıvırcık

Araştırmalar, PC satışlarının günden güne düştüğünü gösterirken, akıllı telefonlar, tabletler, ya da her ikisinin birleşimi olarak kabu edilen phablet’lerin satışları günden güne yükseliyor. Artık, herkes çok daha hafif, ancak performansı güçlü cihazları tercih ediyor.

“The new style of business” – “İş (dünyasının) yeni tarzı” sloganıyla yola çıkan yeni nesil ikisi bir arada bilgisayar Huawei Mate Book, MWC 2016’da değişik yayınlar ve organizasyonlardan 15’ten fazla ödül aldı. Özellikle Birleşik Krallık’ın önde gelen teknoloji portallarından Alphr.com, Huawei MateBook’u “Best of MWC 2016 – MWC 2016’nın En İyisi” ödülüne layık gördü ve etkinliğin en iyi 2’si 1 arada ürünü olarak gösterdi. Bu ödüle layık görülmesinin nedeni olarak cihazın inceliği ve hafifliği (özellikle Surface Pro ve iPad Pro ile karşılaştırıldığında), uzun pil ömrü ve son dönemde çok iyi akıllı telefonlar üreten Huawei’nin bu deneyiminin MateBook’a da yansıması öne sürüldü.

O kadar zarif ki…

Doğrusu, Barselona’daki Huawei standında Mate Book ile karşılaştığımda itiraf edeyim ben de gözlerimi alamadım. O kadar zarif ve şık görünen bir bilgisayar ki, tarifi çok mümkün değil, görmek dokunmak lazım… Hemen her çizgisinde yüksek teknolojinin izlerini görüyorsunuz.

Son derece zarif tasarlanan Huawei Mate Book, şimdilik Golden (Altın) ve Gray (Gri) renklerde sunuluyor. Bilgisayarın klavye kısmı benim gibi dolma parmaklı kişilerin bile rahatlıkla yazabileceği konfora sahip. Tuşlar çok sert, ya da çok yumuşak değil… Gerçekten basınç tam kıvamında hesaplanmış. Ayrıca tuşlar ortamın ışık durumuna göre otomatik olarak arkadan aydınlatma özelliğine sahip…

10 saat çalışma, 9 saat video izleme, 29 saat müzik dinleme

Huawei’nin güç kaynağı ve bağlantı noktası Mate Dock da, dizüstü bilgisayarlarla gelen güç kaynakları göz önünde bulundurulduğunda son derece hafif ve zarif bir şekilde tasarlanmış. Dock’la birlikte gelen Stylus kalem de çok becerikli… Ekran üzerinden hassas çizimler yapabildiğiniz gibi, dilerseniz sunularınızda laser pointer olarak da kullanabiliyorsunuz. Cihazın bu zengin aksesuarları, kılıfla aynı renk ve modelde, son derece şık tasarlanmış açılabilir özel küçük bir kılıfla birlikte geliyor.

Yalnızca 6,9 mm inceliğinde olan Huawei Mate Book, 12” boyutunda 2160 x 1440 çözünürlüğüne IPS TFT LCD ekrana sahip. 194,1×278,8 mm ölçülerindeki cihaz, yalnızca 640 gr. ağırlığında… Taşırken adeta varlığını unutuyorsunuz. Bu boyutlarda olmasının bir önemli faydası da kendini batarya ömründe gösteriyor. 4430 mAh batarya 10 saat çalışma zamanı veya 9 saat video izleme ya da 29 saat müzik dinleme keyfi sunuyor.

Windows 10 Home ve Windows 10 Pro işletim sistemi seçenekleriyle gelen Mate Book’un kaputunun altında 6. Nesil çift çekirdekli 3,1 GHz Intel Core m işlemci bulunuyor. Bu da ciddi anlamda performans demek… 4GB/8GB LPDDR3 RAM seçenekleriyle gelen Mate Book, 128GB, 256GB, ya da 512GB depolama kapasitesine sahip konfigürasyonlarla satışa sunulacak. Henüz fiyat ve piyasaya çıkış tarihi açıklanmamış olmasına karşın içeriden aldığım bilgiye göre fiyatlar konfigürasyona göre 800-1500 dolar arasında değişecek.

Sony Xperia X
Sony Xperia X

MWC 2016’da Sony rüzgarı – Ecevit Bıktım

Sony, MWC fuarında Z serisi telefon ailesinin bittiğini ve Xperia X ailesinin doğduğunu duyurdu. 3 üyeden oluşan bu yeni aileyle aynı zamanda Sony nin yeni nesil gadget ürünleri de tanıtıldı. Henüz geliştirme aşamasında olan gadget ürünleri önümüzdeki dönemde çok ses ettirecekleri kesin. Sony’nin yeni ve ilginç ürünleri aşağıdaki gibi.

Sony Xperia X ailesinin giriş seviyesi ürünü olan Sony Xperia XA, dört farklı renk seçeneği ve uygun fiyatı ile fark yaratması bekleniliyor. Oldukça ince bir çerçeveye sahip olan bu ürün yuvarlatılmış tasarımı ile beğenimizi kazandı. Ürünün arka kısmı her ne kadar plastik olsa da, metal görünümü ona oldukça yüksek bir hava katıyor.

13 MP’lik bir arka kameraya sahip olan Sony Xperia XA, ön tarafta geniş açılı 8 MP’lik bir kamera barındırıyor. Xperia X’de ön planda tutulan yeni fokuz teknolojisi bu üründe ne yazık ki yer almıyor. 16 Gbyte’lık bir kapasiteye sahip olan bu ürün 2 GByte’lık bir bellek ve 2300 mAh’lik bir batarya bulunduruyor. Parmak izi sensoru bu üründe ne yazık ki yok. Ayrıca 5 inç’lik ekranı 1080×720 piksel çözünürlüğünün üzerine çıkamıyor.

Sony Xperia X

Sony Xperia X, Xperia Z5 ile kıyaslandığında neredeyse aynı tasarım özelliğine sahip. Kasa sistemini Z5 ile ayırt etmek oldukça zor. Farkı, arka kısmında cam yerine metal görünüme yer verilmesi. 5 inç büyüklüğündeki Xperia X, 1920×1080 piksel çözünürlüğüne ulaşıyor. 700 cd/m²’lik parlaklık değeri ise renklerin canlı ve net görünmesini sağlıyor. Xperia X’in bir özelliği tıpkı Z5 gibi parmak izi sensoruna sahip olması.

Xperia X, 23 MP’lik bir arka kameraya sahip. Bu kamera bir önceki modellerle nazaran ciddi anlamda gözden geçirildi. Sahip olduğu özel fokuz özelliği ona ciddi bir güç kattığını söylemeliyiz. 13 MP’lik ön kamera ise 22 mm’lik geniş açı lensi ile fark yaratıyor.

32 GByte’lık kapasite MicroSD kart yuvası sayesinde arttırılabiliyor. 3 GByte’lık bellek ve Qualcomm Snapdragon 650 işlemcisi ürüne ciddi bir performans sunuyor. Yine de 156 gr ağırlığında olan Xperia X’in daha çok orta sınıfa hitap ettiğini söylemeliyiz.

Sony Xperia X Performance

Xperia X ailesinin üst segmentteki tek ürünü. 9 mm kalınlığı ile ailenin diğer üyelerinden daha kalın olan Sony Xperia X Performance, Qualcomm’un üst seviye işlemcisi olan Snapdragon 820 barındırıyor. Xperia Z5 Premium’a bir alternatif olan Xperia X Performance 4K ekran yerine FullHD ekran ile kendisini farklılaştırıyor.

Xperia X performance, Xperia X’in teknik özellikleri ile birçok benzerlik taşıyor. 23 MP’lik bir kameraya sahip olan bu ürün yeni nesil fokuz özelliğine de sahip. 32 Gbyte’lık kapasite Micro SD kart yuvası sayesinde arttırılabiliyor. Ürünün diğer bir farkı Xperia X’de kullanılan 2620 mAh’lik pil yerine 2700 mAh’lik pil kullanması.

Sony Xperia Projector

Her ne kadar konsept bir tasarım olsa da Xperia Projector oldukça fazla ilgi çekti. Sony Xperia Projector olarak adlandırılan bu yeni nesil Lazer projektör, taşınabilirliği, tasarımı ve kablosuz aktarımı ile fark yaratıyor.

Duvara dayalı olduğunda 23 inç büyüklüğünde bir alanı yansıtan bu ürün, ister duvar isterse de masa olsun o alanı dokunmatik hale getiriyor. Sony Xperia Projector’ün kendi arayüzü sayesinde resimler, takvim, notlarınız ve videolarınız rahatlıkla yönetebiliyorsunuz.

Ürünün bir farkı NFC ve micro USB bağlantıları sayesinde cep telefonu ve bilgisayarlarla bağlantı kurabilmesi. Bununla birlikte ön tarafta bulunan kamera sayesinde, görüntülü sohbet uygulamalarını da çalıştırabilmesi.

Sony Xperia Ear

Sony Xperia Ear ilk görünüşte tasarıma oldukça fazla önem verilmiş bir Bluetooth kulaklığına benziyor. Oysa burada kullanılan teknolojiler birçok kişiyi şaşırtacak derecede zengin. Su geçirmez olan Xperia Ear, 1 gün süre boyunca şarj edilmeden rahatlıkla kullanılabiliyor. Sesli komutları destekleyen bu ürün size gelen bildirileri okuyup cevaplayabiliyor.

Kullanıcıya gelen mailin içeriğini okuyan Xperia Eye, verilen cevabı yazıya döküp epostayı cevaplayabiliyor. Bununla birlikte sesli komut ile cep telefonun GPS özelliğini açıp size yol tarifi yapabiliyor. Bitmedi. Sony Xperia Ear, takvime girilen notları kullanıcıya hatırlatıp onları okuyabiliyor.

Sony Xperia Eye

Xperia Eye, Sony’nin yeni nesil aksiyon kamerası. Oldukça kompakt olan Xperia Eye geniş açı lensi ve hafifliği ile ilgi çekiyor. Henüz konsept bir tasarım olan Xperia Eye muhtemelen 21 MP çözünürlüğünde Exmor RS lensini kullanacak. Ürünün diğer bir özelliği 360 derece çekimler yapabilmesi.

Kapasite değeri hakkında herhangi bir bilgi yok. Bununla birlikte bağlantı türüne de tam olarak karar verilmemiş durumda. Üründe beğendiğimiz bir özellik çeşitli aksesuarlar yardımıyla su geçirmez olması ve vücut üzerinde asılabilmesi ya da bisiklete monte edilebilmesi.

LG G5
LG G5

LG, daha fazla eğlence ile oyunun kuralını değiştiriyor – Savaş Önemli

Teknoloji devlerinin en son geliştirdikleri ürün ve yazılımları katılımcılarla buluşturduğu Mobil Dünya Kongresi “mobile is everything” mottosuyla bu yıl da mobil dünyanın nabzını tuttu. MWC 2016, Samsung, LG, Xaomi, Lenovo, Huawei ve daha bir çok markanın son model akıllı cihazlarını tüketicileriyle buluşturmalarına ev sahipliği yaptıysa da; ben buradaki değerlendirmemde sunduğu yeni cihaz ekosistemi, fuar öncesi lansman şovu ve “playmore” söylemiyle son derece örtüşen başarılı stand tasarımı ile LG’ye daha detaylı bir şekilde değinmek isterim. LG’yi bu yılki MWC’de rakiplerinden ayıran en önemli argüman, diğer tüm cihaz üreticilerinden farklı olarak sadece bir akıllı telefon ya da yeni bir ürün ile değil tam anlamıyla bir ürün ekosistemiyle karşımıza çıkması.

LG bu yılki fuarda uzun zamandır beklenen ilk modüler telefonu LG G5 dışında “LG Friends” ismini verdiği oyun ve eğlence ekosistemi ile mobil tüketicinin tüm beklentilerine cevap veriyor. LG Friends ürün ekosisteminde; “360 derece kayıt yapabilen kamera 360 Cam, sanal gerçeklik cihazı 360 VR, Star Wars temalı BB8’i andıran yuvarlak hareketli kamerası Rolling Bot, Parrot ile geliştirdikleri drone kontrol edilebilen bir Smart Controller ve telefonunuzu DSLR’a dönüştürecek Cam Plus aksesuarı var. Bu ürün grubu lansmanı ile markanın yaptığı en önemli iş; kendisine sunulan sınırsız teknoloji ile aidiyet duygusunu çok kaybetmiş ve her an başka bir marka tarafından aklı çalınabilecek tüketiciye içinde oyun, eğlence ve en son teknolojilerin olduğu bir dünya sunması. LG mottosuna “daha fazla eğlence”yi yazarak günümüzün trendi oyunlaştırmayı çok doğru zamanda ürün stratejisine dahil ederken, tüketicisine senin mobilde başka bir markaya gitmeye ihtiyacın yok; “istediğin her şey LG’de mevcut” mesajını veriyor. Ve bu anlamda bence kısmen de olsa tasarımsal ya da performans açısından daha güçlü cihazlar sunan en önemli rakiplerinin bir adım önüne geçiyor.

LG Friends’in kaptanı; LG G5

Gelelim bu ürün ailesinin temel direği olan LG G5’e. Her şeyden önce LG’nin, G5 ile bir önceki model olan G4’e göre tamamıyla yeni bir tasarım yaptığını söylemekte fayda var. 2013 yılında Project Ara tarafından tanıtılan akıllı telefonların istenilen şekilde özelleştirilmesi anlamına gelen modüler telefon konseptinden henüz uzak olsa da G5’in modüler yapısı bir başlangıç noktası sayılabilir. LG G5, biten pili saniyeler içinde, şarj edilmiş olanla değiştirebilmenizi sağlayan kolay çıkartılabilir bir pile sahip.  G5’in çıkarılabilir alt paneli sayesinde cihaz istenildiğinde dijital kamera ya da Hi-Fi oynatıcı gibi birçok cihaza dönüştürülebiliyor. Eleştirileri nihayet dinleyip G5’te yekpare metal kasa kullanan LG, yeni amiral gemisinde Bang & Olufsen ile yaptığı işbirliğiyle yapan müzik konusunda üst seviye bir deneyim vadediyor. LG, G5’te eleştirildiği bir diğer alan olan pil ömründe de yeniliğe gidiyor. 2.800 mAh’lik batarya kapasitesi ve Snapdragon 820’nin çok daha verimli olması dolayısıyla LG G5’in çok daha iyi bir pil ömrü sunacağını söyleyebiliriz. 135 derece açılı, f/1.8 değerinde 16 Megapiksel + 8 Megapiksel olmak üzere çift arka kameranın yer aldığı cihazda düşük ışıkta da iyi sonuçlar elde edebiliyorsunuz. Cihazın diğer önemli özelliği “Always On” yani “Her zaman açık” modu sayesinde kullanıcılar ekranı uyandırmaya gerek kalmadan saati, tarihi ve gelen bildirimleri görüntüleyebilecek. 2016 yılında 10 milyon adet satmasın beklenen cihazın mobil dünya için standartlaşmış diğer özelliklerini yazma gereği duymadan son olarak şunu eklemek isterim ki; LG G5’e kavuşmak için Türk kullanıcıların çok fazla beklemesine gerek kalmayacak. Cihaz çok yakında MediaMarkt’ta mağazalarında satışa sunulacak.

Cevap bırakın