İnsanları Çoklu Göreve Zorlayan Teknoloji

0

80’lerin ortasına kadar bilgisayarlar multi-tasking yani çoklu görev konusunda sınıfta kalıyordu. Bilgisayarınızda saate bakmak gibi temel bir görev için bile hesap makinesi gibi diğer başka bir basit işlemi kapatıp ilerlemeniz gerekiyordu. Durum gerçekten vahimdi ancak o zaman içerisinde kimse bundan şikayetçi değildi. Zaten teknolojinin böyle bir yanıltıcı tarafı vardır. İçinde bulunduğunuz zamana dair teknolojik gelişmeleri rüya gibi görüp geçmişte yapılanlara inanamazken ileride olabilecekleri düşünmekte zorlanırız. Konumuza dönecek olursak 90’larda özellikle Amiga bilgisayarının ortaya çıkışı ile bilgisayarlarda çoklu görev kavramı gündelik yaşamımızın bir parçası haline geldi. Amiga’yı özellikle 90’ların ortasına kadar ayakta tutan yegane unsur çok fazla işi aynı anda yapabilmesiydi. Bilgisayarlara bakış açımızı değiştiren bu özellik benzer bir dönemden beri insan için de konu olmaya başladı. Aynı anda birçok işi rahatlıkla yapabildiğimizi öne sürüp üstünlüğümüzle övünmeyi çok sevdik. Ancak araştırmalar işlerin sandığımız kadar yolunda olmadığı ve çoklu görevin, yapımıza pek uymadığını göstermeye başladı.

Print

 

Duyu bombardımanı!

Çoklu görevin bizler için tanımını yapmak yerine örneklerle durumu değerlendirebiliriz. Klasik bir deney vardır. Bir elinizi yukarı aşağı hareket ettirirken diğeriyle daire çizmeye çalışmak… Gerçekten insanı kilitleyen bir durum. Bu psikomotor davranışları daha duyusal seviyeye çektiğinizde ise kitap okurken müzik dinlemek, televizyon izlerken ders çalışmak gibi birbirine zıt düşecek hareketlerin içerisinde kendimizi sıklıkla buluyoruz. Hatta günümüzde ilerleyen teknoloji ile birlikte kelimenin tam anlamıyla duyu bombardımanına maruz kalıyoruz. E-postamızı bilgisayarımız üzerinden kontrol ederken bir anda telefonumuza mesaj geliyor. Mesaja bakarken farklı bir sosyal medya uygulamasından bildirim dikkatimizi çekiyor. Ona bakacağız derken ekran görüntüsü kaydetiyoruz. Tüm bunlar olurken yeni bir e-posta geliyor. O sırada ilgimizi çeken başka bir makale yenilenen web sitesinde beliriyor ve aslında karman çorman bir şekilde ilerliyoruz. Haydi diyelim ki bunlar keyfi şeyler. İster bakarız, ister bakmayız. Ancak benzer bir durum iş yaşamında gerçekleşince işler çığırından çıkıyor. Bu olay nedeniyle artık kimse tek bir işle uğraşmıyor. CEO, tuvalet kağıtlarını kontrol ederken, temizlik görevlisi personelin giriş çıkış saatlerine bakıyor. Güvenlik görevlisi de otoparka giren yabancı araç trafiğini halletmek gibi ek işler benimsemiş durumda. Çünkü sistem bu şekilde işliyor. Her olayın da altında insanın çoklu görevlerin üstesinden gelebildiğine dair inanç yatıyor. Ancak Stanford Üniversitesi yaptığı kapsamlı bir çalışmada biraz daha eski usul olarak bilinen tek bir seferde tek bir işe yoğunlaşanların özellikle iş yaşamında performans anlamında daha verimli olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma, özellikle birden çok işi aynı anda yapmanın kendilerini daha verimli kıldığına inananların aslında da kötü çalıştığını gösteriyor. Farklı görevlere dağılarak çalışanların iş teslim sürelerinin, aynı işleri tek tek yaparak ilerleyenlere göre çok daha uzadığı ortaya resmen konulmuş durumda.

Kahve içerken telefondan e-posta gönderemeyecek kadar aptal mıyız? Cevap elbette hayır! Tam tersine beynimiz bir seferde tek bir işi en mükemmel yapacak şekilde evrim geçirmiş. Çoklu görev ise bu sürece tamamen karşı ve araştırmaya göre bu tarz çalışma IQ seviyesini düşürüyor. Uzun süre bu şekilde çalışanların zeka seviyelerinin sekiz yaşa kadar gerilediği tespit edilmiş. Beyin uzmanı Earl Miller’a göre aynı anda birçok işi yaptığını sananları gerçek anlamda aldatan şey beynin hızı. Miller’a göre beynimiz çok hızlı bir şekilde görevler arasında geçiş yaptığı için kendimizi aynı anda birçok işin üstesinden geliyormuşuz gibi sanıyoruz. Oysa ki beynin çalışma yöntemi yemek yapmaya benziyor. Aynı anda domatesi doğrayıp, yumurtayı kırıp, yağı kızdırıp malzemeleri karıştırmadığımız gibi beyin de işlerin tek tek yapılmasını seviyor. Dolayısıyla kendinizi fazla kasıp performans düşüklüğü ve IQ gerilemesine neden olmayın. Her ne kadar teknoloji ve özellikle sosyal medya bildirimleri birer caydırıcı olsa da elinizdeki işleri tek tek yapın. Biten bir işin geride kalmasının verdiği hazzın da artı psikolojik katkısını göz ardı etmeyin.

Cevap bırakın