Dünya Sinema Günü Kutlu Olsun

0

Sinema severler tarafından “Dünya Sinema Günü” olarak kabul edilen ve her yıl 14 Kasım’da kutlanan bu özel gün için geri sayım başladı.

Yazımda sinemada kullanılan teknolojileri ele alırken, evinizi adeta bir sinema salonuna dönüştürmenize yardımcı olacak bolca fikir var.

 

Tarihteki İlk Sinema Filmi

İlk sinema filminin hayata geçmesinin üzerinden tam 124 yıl geçti. Lumiere Kardeşlerin 1895 yılında çektiği ve ilk niteliği taşıyan kısa film ile birlikte bu sanat dalı hayatımızın vazgeçilmezleri arasına girdi. Lumiere Kardeşler’in çektiği “Bir Trenin Gara Girişi (Arrival of a Train at La Ciotat )“ adını taşıyan film tarihte kayıtlı ilk film olma özelliğini taşıyor. 48 saniye süreli filmi ilk defa izleyenlerin”tren üzerlerine geliyor düşüncesiyle” salondan kaçıştıklarıda biliniyor.

 

Tarihteki İlk Türk Filmi

Tarihteki ilk Türk filmi ise, Fuat Uzkınay’ın Ayestefanos anıtının yıkılmasını konu alan 14 Kasım 1914 tarihli kısa film olarak kabul ediliyor. Ruslar tarafından Yeşilköy’de zafer anıtı olarak inşa edilen bu anıtın yıkılışı, o dönemde Ruslara karşı verilecek bir mesaj anlamı taşıdığı için özel olarak sipariş ediliyor.

 

Sinemanın tarihi gelişiminde teknolojinin ayak izleri var.

Sinema, hem zamanı eğlenceli bir şekilde geçirmemizi sağlayan bir araç hem de yaratıcı bir sanat dalı olarak hayatımızdaki önemini ve değerini hep koruyor. Sinemayı böylesi vazgeçilmez yapan en önemli unsurlardan biri de hiç kuşkusuz izlediklerimizi zenginleştiren teknoloji. Teknolojinin desteğiyle izlediklerimizin görüntü kalitesi, duyduğumuz sesin netliği aldığımız keyfi de katlıyor. Teknoloji sayesinde sinema, bizlere bambaşka deneyimler sunmaya devam ediyor.

2012 yılından itibaren dünya çapında tüm sinema salonlarının %60’ı dijital projeksiyon cihazı kullanmaya başladı. Görüntü ve ses kalitesinin artışı ile birlikte seçeneklerimiz çoğaldı. Artık izlediğimiz filmleri, sevdiğimiz konu, oyuncu ve yönetmenlerine göre belirleyip, ardındaki teknolojiyi seçerek de izleme şansımız bulunuyor.

Filmlerle ilgili arkadaşlarınızla tartıştığınızda veya yorumları incelediğinizde, kimi Real D, kimi 3D kimi ise iMax’in daha keyifli izlendiğini iddia ediyor. Öte yandan herkesin algısı ve beğenisi farklıdır, izlenen salonun kullandığı teknolojik ekipmanlar da bu yönde büyük önem taşıyor.

 

Dünya Sinema Günü Kutlu Olsun

Dünya Sinema Günü

Şimdi gelin, 14 Kasım Dünya Sinema Günü’ne sayılı günler kala sinemanın ardında yatan teknolojiyi birlikte inceleyelim ve hangisinin bizim için daha uygun olduğuna birlikte karar verelim.

 

3D

Derinlik algılamasında yaratılan yanılsamayla oluşan sinema filmi metoduna 3D adı veriliyor. Özel kamerayla yapılan çekimlerin, iki farklı perspektifle kaydedilip özel bir projeksiyon ile yansıtılarak, 3D gözlük yardımıyla izlendiği görüntüler gerçeklik algısı yaratıyor.

Günümüzde iki boyutlu filmler 3D’ye çevrilebiliyor. Bunun için filmin her karesi tekrar taranarak, sağ – sol gözümüz için açılar belirlenip 3D görüntü elde ediliyor. Böylece izlediğimiz görüntü alan derinliği yaratıyor ve kendimizi filmin içinde hissedebiliyoruz.

Filmlerde 3D teknolojisinin uygulanmasında genel olarak üç teknoloji kullanılıyor. 

Anaglif 3D, filmleri izlemek için geliştirilen ilk yöntem. 3D gözlüklerde kullanılan mavi ve kırmızı lensler diğer renkleri bloke ediyor ve böylece gözlerimiz izlediklerimizi farklı açılarla algılayarak görüntüyü 3D görüyor.

Polarite’de, ilk görüntü yatay – ikinci görüntü dikey yansıtılıyor ve filmden gelen ışık gözlük sayesinde filtre ediliyor. Camdaki polarizerlik sebebiyle iki göz de farklı kare görüyor ve birleştiklerinde 3D algısı yaratıyor.

Active Shutter’da ise projeksiyondan gelen sinyallere göre gözlüğün sağ ve sol camı kapanıyor ancak bu hissedemeyeceğimiz kadar hızlı gerçekleşiyor. Işık ve sinyalle etkileşime geçen gözlüklerimiz, görüntüyü 3D algılamamıza sebep oluyor.

 

XPAND 3D

Xpand 3d’de hızlı ışık dağıtım teknolojisi kullanılıyor. Perdeye aktarılan görüntü filtrelenmeden 144 fps’ye kadar çıkan bir hızda ve sırayla gönderiliyor.  Hızlı hareket eden likit kristal görüntü ise özel LCD gözlüklere ardışık bir şekilde iletiliyor ve böylece 3D izlememize olanak sağlıyor.

 

14 Kasım Dünya Sinema Günü’ne sayılı günler kala sinemanın ardında yatan teknolojiyi birlikte inceleyelim.

REAL D

Bu teknoloji sayesinde izlediğimiz görüntüler, çok yüksek bir hızda perdeye yansıtılıyor. Her kare sağ ve sol gözümüz için farklı sunuluyor ve sinema sisteminin ışığın yönünü değiştirmesiyle birlikte RealD izlemeye hazır hale geliyor. Böylece Real D gözlük ile gözlerimize farklı sunulan bu kareleri tek bir sahne gibi algılayabiliyoruz.

 

IMAX

Dev boyutlu perde üzerinde kristal netliğinde görüntü elde edilmesini sağlayan bu teknoloji, özel ses sitemi ile birlikte sunuluyor.

Sinema salonunda oturduğunuz koltuk ve izlediğiniz perdenin dört köşesi arasında oluşan “Görüntü Piramidi” sayesinde, 3 boyutlu görüntüleri gerçek boyutlarında ve daha yakından algılıyoruz. Böylece izlediğimiz görüntüleri perdede değil, hemen yanımızda hissediyoruz. Imax ile sunulan teknoloji, geleneksel 35 mm.lik sistemden on kez, standart 70 mm’lik sistemden 3 kez büyük. Perdenin üzerinde bulunan binlerce küçük delik sayesinde duyduğumuz ses, salonun içerisinde serbestçe dolaşarak doğal bir akustik sağlıyor.

 

3D+ HFR

3D+HFR (3D+ High Frame Rate) adı altında, Lazer ekranlı IMAX 60 fps ile sunulan bu teknoloji, benzerlerinin çok ötesinde bir izleme deneyimi sunuyor. Daha yumuşak ve hızlı geçiş sağlayan, daha fazla ayrıntıyı görebilmemizi mümkün kılan bu teknoloji her ne kadar daha önce benzerlerini görmüş olsak bile heyecan verici.

 

Dünya Sinema Gününüzü şimdiden kutluyorum. Her zaman sinemaya gitmeye vakit bulamayanlar ve teknolojinin desteği ile evlerini sinema salonuna dönüştürmeyi düşünenler için kaleme aldığımı “Evinizi Sinema Salonuna Dönüştürün” başlıklı yazımı da okumanızı öneriyorum.

TV ve Görüntü Ürünlerini Uygun Fiyatlarla Media Markt’ta bulabilirsiniz.

 

Evinizi Sinema Salonuna Dönüştürün

 

 

Yaşasın sinema 🎬 yaşasın teknoloji.

 

Cevap bırakın