Güneş Enerjisi Kullanımında Yeni Dönem

Güneş enerjisi… Dünya’mızın aslında en eski enerji kaynağı olmasına rağmen bir şekilde onu hep ihmal ediyoruz. Ancak “Çin’in elektrik ihtiyacının tamamı Güneş Enerjisi kullanarak karşılamak mümkün,” sözünden sonra bazı gerçekler değişmeye başladı. Sözün sahibi ise tüm gözleri üzerine çeken Elon Musk’ta başkası değil. Tesla otomobilleriyle tanıdığımız ve Mars’ta koloni kurma projesiyle çağımızın en önemli girişimcilerinden biri olan Elon Musk, bu sözü sarf ettiğinde aslında yeni nesil Güneş panellerine ve yenilenebilir enerjiye yaptığı yatırımların haklı gururunu yaşıyordu.

solarcity-buffalo_1-e1473357502264

Güneş Kent Gerçek Oluyor

Elon Musk’ın 2017 hedeflerinden biri SolarCity isimli projesi. Buna göre Her eve yerleştirilecek özel paneller sayesinde Güneş enerjisi depolamak ve aktif olarak kullanmak mümkün. Panellerin iki büyük avantajı var. Zenginleştirilmiş cam kullanılarak üretilen paneller ki yeni adıyla “hücreler” eski nesil panellere göre çok daha verimli çalışabiliyor. İkinci büyük kolaylık ise her evin dış cephesine kolaylıkla kurulabilen batarya sistemi, Güneş’ten biriken enerjiyi evin her türlü ihtiyacını gidermek için yönetiyor. Powerwall ismindeki batarya sistemi ve tavana yerleştirilen hücrelerin modüler yapası uygulamanın kolay olmasını sağlıyor. Hücreler aynı zamanda klasik çatılara göre çok daha sağlam olarak tasarlandığı için orta ve uzun vadede kullanıcıların yüzünü güldürüyor. Hücrelerin mümkün olduğunca her türlü eve uyum sağlaması için de dört farklı tasarım bulunmakta ve hücreler mevcut çatıyı bozmadan onun üzerine kurulabiliyor. Tüm sistemin kurulum maliyeti ise 5,500 dolar. Ardından ömür boyu elektrik faturası ödemiyorsunuz. Tabii bunun yanında çevrenize saygı gösterip küresel ısınmaya bireysel darbenizi indirmiş bulunuyorsunuz. Resme daha geniş bir açıdan baktığımızda ise Elon Musk’ın şehirlerle yetineceğini düşünmek yanlış olur. Musk’a göre Tesla otomobillerinin de üretildiği GigaFactory isimli fabrika Dünya için bir örnek teşkil etekte. Güneş enerjisi kullanarak yılda 10GW enerji üreten bu fabrikalar gelişime oldukça açık. Elon Musk, bu fabrikalardan 100 adet kurarak gezegenin tamamının enerji ihtiyacının karşılanabileceğini iddia ediyor.

 

Yenilenebilir enerji denildiğinde akla Çin’in gelmemesine de imkan yok. Zira küresel ısınmaya en çok katkı yapan ülkelerden Çin, fosil yakıt tüketimi konusunda uzak ara başı çekiyor. Tüm olumsuzluklara rağmen Çin, geçen sene açıkladığı reform paketinde 2020 yılı içerisinde enerji üretiminin %15’inin Güneş enerjisinden olacağını duyurdu. Pakete göre bu rakam 2030 yılına gelinmeden %20’yi bulacak. Bunun için de Çin kısa 2016 yılı içerisinde dünyanın en büyük panel tarlasına imza attı. Tam 7000 panelden oluşan bu alan 2GW enerji üretebilecek. İkinci büyük Güneş enerjisi tarlası ise Kaliforniya’da bulunuyor ve sadece 600 megawatt enerji üretebiliyor (Çin’dekinin yaklaşık üçte biri). Benzer alanlarda fosil yakıtla üretim yapan tesisler ise 1GW üretim yapabiliyor. Gelişmeler, belirli saatlerde sadece gaz maskesi ile dışarı çıkılabilen Çin ve her geçen gün koşulların zorlaştığı gezegenimiz için umut verici olarak yorumlanıyor.

Yenilenebilir Enerji Rüyası
Peki, gezegenimizin tamamının bu temiz enerjiye geçmesi mümkün mü? Cevap ne yazık ki çok net değil. Tesla firması geçtiğimiz yılı enerji üretiminde söz sahibi olan şirketlerin açtığı davalarla uğraşarak geçirdi. Bunların çoğunu berteraf etmeyi başaran Tesla, Panasonic markasıyla işbirliğine giderek hücrelerin üretimine başlayacağını duyurdu. Bu birleşme gezegenimizin geleceği açısından da önemli bir haber. Elbette herkesin kısa sürede Güneş enerjisine geçmesi beklenmiyor ancak Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (The International Renewable Energy Agency) raporuna göre 2030 yılı sonunda Dünya’da üretilen enerjinin %13’ü Güneş’ten elde edilebilir. Çin başta olmak üzere Brezilya, Şili ve Güney Afrika gibi bölgeler dönüşüm için biçilmiş kaftan olarak yorumlanıyor.