Razer DeathAdder v2 : Oyuncuların yeni faresi

0

Razer DeathAdder v2 , efsane olmuş ilk modelin mirasını sürdürme niyetinde. Böylelikle, ilk versiyonu yıllarca kullanan ve “keşke yenilense” diye beklenti içinde olan oyuncular için de ilk tercih olacağını düşünüyoruz.

Razer DeathAdder, sade ama şık tasarımı sahipti. Avuca tam oturduğu için de iyi bir kontrol imkânı sunabiliyordu. Öyle ki bu ürün, Razer’ın belirttiğine göre dünya çapında 10 milyon adetlik ciddi bir satış başarısına imza attı. Bunu bilen Razer, oyuncuları üzmeyerek bu ürün ailesini Razer DeathAdder v2 ile yeniledi.

Tasarımı

Ürünün tasarım hatlarına baktığımızda, Razer DeathAdder v2’nin ilk önceki DeathAdder ile neredeyse aynı tasarım hatlarına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Tabii buradaki tasarımda ufak tefek düzenlemeler ve iyileştirmeler mevcut. Şunu söylemeliyiz ki bu mouse, ufak elli ve sağ elini tercih eden oyuncular için gerçekten iyi bir seçenek.

Aslında ağırlığından kullanılan optik sensöre, programlanabilir tuş sayısından tıklama dayanıklılık ömrüne kadar Razer DeathAdder v2’nin çok daha iyi olduğunu söylemeliyiz.

Razer DeathAdder v2, Razer’ın Focus+ optik sensörüyle geliyor. 20 bin DPI değerini sunan bu sensör, sizi adeta kaykay yaparken bir yandan da düşmanlarını ortadan kaldıran bir Terminator’e dönüştürebilir. Sanıyoruz akıcılık konusunda bu iyi bir örnek olmuştur.

85 gram ağırlıkta olan ürün, hafızasında 5 farklı oyun profilini tutabiliyor ve alt kısmındaki tuş sayesinde profiller arasında geçişler yapılabiliyor.

Ve gelelim oyun performansına, yani en önemli detaya. Az evvel de belirttiğimiz gibi, ürünün tasarımı sayesinde elde sağlam bir tutuşu var. Böylece oyunlarda adımlarınızı sağlam atabiliyorsunuz.

Özellikle PUBG ve Call of Duty gibi online tarafta çok fazla tercih edilen oyunlarda bu tip bir mouse ile rahatlıkla yol alabilirsiniz. Ayrıca, mouse’u kullanmak için bir mouse pad’e ihtiyacınız da yok, düz bir zeminde de (ahşap örneğin) iyi bir performans sunuyor.

Razer Cynosa Lite ile tanışın

Razer Cynosa Lite’ın sade bir tasarımı var. Açıkçası onu ilk gördüğümüzde, aklımaıza yıllar evvel PC’lerde kullanılan standart tasarımlı klavyeler geldi. Tabii bu kötü bir şey değil ve bu klavye de daha fazlasını sunan gayet performanslı bir ürün.

Bu bir membrane klavye, mekanik değil. Yumuşak bir basım hissi var, tuşların kıvrımları parmaklarınızın rahatı için çok hoş.
Üründe Türkçe karakterlere yer verilmemiş ve Enter tuşu da ufak boyutlarda tasarlanmış. Bu sebeple pek çok oyuncu için üzücü olabilir.

Razer, tuşları aydınlatmalı bir klavyeyle karşımızda. Tabii bu aydınlatma sistemini siz de Razer yazılımını indirerek değiştirebiliyor, özelleştirebiliyorsunuz.

Ürünü daha kapsamlı bir şekilde kullanabilmek için Razer Synapse 3 programını indirmenizi öneririm. Bulut tabanlı bir donanım düzenleme uygulaması olan Synapse 3 sayesinde pek çok düzenleme ve özelleştirme yapabiliyorsunuz.

Kendi adımıza konuşmak gerekirse, klavyede canımızı sıkan detay, Türkçe karakterlere yer verilmemiş olması ve ayrıca Enter tuşunun da oldukça ufak tasarlanması. Anti-ghosting özelliği de sunan klavye, aksiyonu bol oyunlarınıza layıkıyla eşlik edebilir.

Razer ürün ailesi hakkında detaylı bilgi ve satın almak için buraya tıklayın

Cevap bırakın