Genetik Mühendislik İle İnsan Evrimi Alt Üst Oluyor

0

Genetik mühendisliği 1900’lü yılların başından beri üzerinde uğraşılan bir konu. Neredeyse bir asır önce GDO dediğimiz genetiği değiştirilmiş gıdalar politik bir unsur olarak hayatımıza girmişti.* Eski ABD Dış İşleri Bakanı Henry Kissenger’in “Yiyeceği kontrol edersen insanları kontrol edersin” mantığını benimseyen bilim insanları, gıdaları değiştirerek ulusları kontrol etmeye çalıştı. O günden bugüne çalışmalar hız kesmedi. Günümüzde DNA haritası çıkartılan insanlar da gelişmiş teknolojiler kullanılarak hastalıklardan arındırılmaya çalışılıyor. Ancak genetik uçsuz bucaksız bir konu olduğu için çalışmaların boyutu da hayal gücünün sınırlarını zorluyor.

Genetik Kodunuz Değişiyor

İşte son dönemde karşımıza çıkan CRISPR, genetik araştırmalarında devrim yaratmaya hazırlanıyor. Kısaca bu teknoloji ile bilim insanları DNA’nın diziliminde değişim yapma, dizilim değiştirme, ekleme ve çıkarma yapabilme gibi özellikler kazanıyor. Yani DNA ile çok farklı boyutlarda etkileşime girmek mümkün hale geliyor. Bu konuya geçtiğimiz günlerde vizyona giren Rampage: Büyük Yıkım isimli film ile aşina olabilirsiniz. Filmde CRISPR teknolojisini kullanan bir şirketin hatası nedeniyle kurt, goril ve timsah farklı özellikler kazanıp devasa boyutlara ulaşıyordu. Filmin tamamen eğlence amaçlı olması nedeniyle bu özellik yeterince ciddiye alınmamış olsa da film senaryolarını bile zorlayacak bir gelişmeyle bazı kişiler CRISPR’ı kendi üzerinde denemeye cesaret etti.

genetik
Genetik mühendisliğin açtığı kapılar heyecan ve korkuyu beraberinde getiriyor

 

Biohackerlara dikkat!

NASA’da biyokimyacı olarak çalışmış Josiah Zayner da CRISPR’ı bizzat kendi DNA’sı üzerinde uyguluyor ve bunu dünyaya açık açık ilan ediyor. Aslında temel olarak yaptığı ise kas gelişimini etkileyen myostatin isimli proteini vücuda yüklemek. Kas oranını kısa sürede geliştirmeyi hedefleyen özel bir karışımı vücudunda deneyen Zayner, aynı zamanda biohacker denilen bir akımın öncüsü. Biohacker’lar şu an bilim tarafından resmen kabul görmeyen bir nevi “merdiven altı” oluşum. “Amacım insanların genetik olarak kendilerini modifiye etmelerine yardımcı olmak,” diyen Zayner aslında çok gelişmiş bir estetik cerrahı gibi hareket ediyor. Çünkü CRISPR ile koşu hızından, sayısal zekanıza, kas gücünden, görme ve işitme gibi duyularınıza her şeyi düzenleyebilirsiniz.
Zayner’ın NASA’dan ayrılma nedenlerinden biri de bürokrasiyi hayallere engel olan bir basamak olarak görmesi. Ona göre hızla CRISPR çalışmaları gönüllüler üzerinde denenmeli. Sağlık örgütlerinin de konuya tereddütlü yaklaşması nedeniyle CRISPR aslında kayıt dışı şekilde rağbet görüyor. Zayner, CRISPR’ın zahmetsiz ve risksiz olduğunu kanıtlamak istiyor. “İsteyen herkes kolayca üzerinde istediği değişimi yapabilmeli,” diyen Zayner, hayvanlar yerine bizzat insanların denek olması konusunda çağrılarını her ortamda yeniliyor.

Josiah Zayner, NASA’dan ayrılıp genleriyle oynamaya başladı

 

Tarafınızı Seçin

Peki, bu durum Zayner’ın anlatıldığı kadar iç açıcı olabilir mi? Ufak bir yanlışta nasıl bir bedel ödenir? Kilo vereceğim derken Hulk’a dönüşür müyüz? Bu soruların cevaplarını elbette bilmiyoruz. Ancak kazanacağı değerler uğruna riskleri göze almaya hazır olan hatırı sayılır derecede insan olduğunu biliyoruz. Deneylerin ve dolayısı ile projenin başarılı olması durumunda toplumlar gelecekte modifiyeli ve doğal olarak ikiye ayrılır mı dersiniz? Peki, ya siz hangi tarafta yer alırsınız?

*Daha fazla bilgi için Ölüm Tohumları kitabını inceleyebilirsiniz.

Son olarak bu tarz konulara ilginiz varsa buradaki yazımız ilginizi çekebilir. Çılgın Josiah Zayner’ı takip etmek için de burayı ziyaret edebilirsiniz.

Cevap bırakın