DSLR tarihe mi karışıyor?

0

Yaklaşık 20 yıl önce hayatımıza giren DSLR fotoğraf makineleri ömürlerinin sonuna doğru yaklaşıyor.

Son yıllarda cep telefonu kameralarının gelişmesi fotoğraf makinesi sektöründe köklü değişikliklere yol açtı. Giriş ve orta seviye kompakt fotoğraf makineleri ortadan kaybolurken objektifi değiştirilebilir aynasız ve dijital SLR modellerin de satışları düştü.

Bu yirmi yılın sonunda gelinen noktada ise DSLR fotoğraf makinelerinin en büyük rakibi akıllı telefonlar olmakla beraber yeni bir rekabete de girdiler: Aynasızlar.

DSLR

İlk olarak 2008 yılında hayatımıza giren ve aynasız olarak tabir edilen fotoğraf makineleri ilk yıllarda küçük ve şirin DSLR alternatifi olarak görüldü. Bu haksız bir yorum da değildi. Zira bu modeller ilk dönemlerinde düşük pil ömürleri, küçük sensörleri ve DSLR modellere göre daha az kaliteli sonuç veren fotoğraf ve video özellikleri ile ortaya çıkmışlardı.

Teknoloji ve yıllar geçtikçe bu modellerin özellikleri de gelişti. Birçok yeni model üretildi. Aynasızların kabiliyetleri gelişti. Günümüzde full Frame yani tam boyutlu sensöre sahip aynasız modeller yüksek hızlı seri çekim gibi özelliklerle donatılıyor. Sony gibi üreticilerin aynasız modelleri sundukları Log video avantajları ile video içerik sektörünün en önemli ürünleri haline geldiler. Yakın zamana kadar aynasız modellere mesafeli duran Canon’un 3-4 yeni model çıkarması ve hatta son olarak M50 adını verdiği 4K video kayıt edebilen bir aynasız fotoğraf makinesi üretmesi de bu gelişmenin bir sonucu.

Rakamlar da aynı şeyi söylüyor

Rakamlara bakacak olursak DSLR cihazların tarihe karışması için hala biraz daha vakit var. Rakamlara bakacak olursak fotoğraf makinesi üreticilerinin büyük bir çoğunluğunun üye olduğu CIPA (Camera and Imaging Products Association – Kamera ve Görüntüleme Ürünleri Derneği) rakamlarına göre 2017 yılında dünya çapında 25 milyon fotoğraf makinesi satışa sunulmuş. Bu fotoğraf makinelerinin 7.5 milyonu DSLR modeller olurken 4.1 milyonu aynasız modellerden oluşuyor. Dijital SLR satışlarında bir önceki yıla göre yüzde 10’luk düşüş varken aynasız modellerinde bir önceki yıla göre yüzde 31.2’lik bir artış olduğu görünüyor.

Elbette bütün kararı tek bir yıla ait satışlara bakarak karar vermemek gerekiyor. DSLR fotoğraf makineleri hala aynasız modellere göre birçok avantaj içeriyor. Ancak aynasızların da dijital SLR modellerle aralarındaki farkı hızla kapattığını söylemek isterim.

DSLR

Artık 4K video kayıt edebilen, Log desteği sunan (bunu ayrı bir yazıda anlattım merak edenler oraya bakabilir), Full Frame sensöre sahip aynasız modellerin piyasada bulunduğu bir dönemdeyiz. Büyük, ağır ve güçlü DSLR modellerinin yapabildiği hemen hemen her şeyi aynasız fotoğraf makineleri de gerçekleştirebiliyor. Özellikle video sektöründe aynasızların hakimiyeti giderek artıyor. Satışların artmasında bu sektörün önemli bir katkısı olduğunu da belirteyim.

Kısa vadede DSLR tarihe karışmaz

Yazının başlığında sorduğumuz sorunun yanıtına gelirsek: DSLR modeller kısa vadede tarihe karışmaz. Zira halen ciddi bir satış adedine sahipler. Ayrıca bir gün herkesin aynasız modellere geçeceğini ummak tüm insanlığın gazeteyi bırakıp iPad gibi tabletleri kullanmaya başlamasını beklemek gibi bir şey. O bakımdan satışları düşse de belli bir kitle hala DSLR kullanmaya devam edecek gibi görünüyor. Zira profesyoneller için DSLR hala vazgeçilmez bir ürün türü. Muhtemelen birkaç yıl daha öyle kalacak.

DSLR

Uzun vadede ise DSLR fotoğraf makineleri ağırlıklı olarak üst düzey profesyonellerin kullandığı bir ürün kategorisi haline dönüşebilir. Günün sonunda bu tarihten silinecekleri anlamına gelmiyor olsa da kullanım alanlarının azalacağı ve daralacağını söyleyebilirim.

Uzun lafın kısası DSLR cihazlar bir süre daha bizimle olacak. Etrafta onları kullanan birilerini göreceğiz. Ama birkaç yıla kadar sayılarının azalacağını söylemek mümkün. Profesyonellerin ilgi alanına daha fazla girmeye başlayacak olan DSLR modellerin yerini yavaş yavaş aynasızlar alacak.

Işığınız bol olsun…

Cevap bırakın