Yapay zekâ mobil fotoğrafçılığı nasıl dönüştürüyor?

Yapay zekâ mobil fotoğrafçılığı nasıl dönüştürüyor?

0

Modern dünyanın en heyecan verici teknolojilerinden biri yapay zeka. Günlük yaşamda pek çok şeye etki eden yapay zeka fotoğrafçılığı da dönüştürüyor. Teknoloji üreticileri, geçtiğimiz son yıllarda piyasaya sürdükleri amiral gemisi akıllı telefonların kameralarında yapay zeka teknolojisinin verdiği imkanlardan fazlasıyla yararlanıyor. Yapay zeka ile telefon kameralarında yapılabileceklerin sınırı yok. Bu yazımda yapay zekanın mobil fotoğrafçılığı nasıl dönüştürdüğünü yazdım.
En basit ifadeyle yapay zeka (AI), görevleri yerine getirmek için insan zekasını taklit eden ve topladıkları bilgilere göre yinelemeli olarak kendilerini iyileştirebilen sistemler veya makineler anlamına gelir. Diğer bir deyişle yapay zeka, bir makinenin öğrenme ve problem çözme gibi insani özellikler sergileyebilmesidir. Peki bu teknolojinin cep telefonlarının kamera özelliklere ne gibi katkıları olabilir? AI, bugün bilişimsel fotoğrafçılıkta, ses aktivasyonunda, kolay fotoğraf düzenlemede ve çok daha fazlasında kullanılıyor.

Yapay zekâ ile kusursuz fotoğraflar çekmek mümkün

Görüntü analizi ve tanıma söz konusu olduğunda, birçok geleneksel akıllı telefon CPU’sunun yapamadığı karmaşık hesaplama işlemleri söz konusudur. Yani bu CPU’lardan daha fazlasına ihtiyaç var. İşte bu noktada sinirsel işlem birimleri devreye giriyor. Sinir işleme birimi veya NPU, akıllı telefon kameralarının insanlar gibi kararlar almasına yardımcı olan Derin Sinir Ağı işlemlerini gerçekleştirebilir. Örneğin, ortama bağlı olarak mükemmel enstantane hızı ve diyafram hakkında kararlar verebilir. Makine öğrenimi, NPU’ların yeteneklerini de geliştirir. Beyaz dengesi gibi bazı belirli fotoğrafçılık alışkanlıklarınız hakkında bir NPU yardımıyla kameranızı bile eğitebilirsiniz. En yeni akıllı telefonların çoğu, daha iyi performans ve daha az güç tüketimi için CPU’larında yerleşik NPU’larla birlikte gelir.

Sesle yönetilen kameralar

Yıllar geçtikçe, sesle etkinleştirilen kameralar akıllı telefon kameralarında kullanılmaya başlandı. Sesle komut, en basit ifadeyle, bir kameranın insan sesini ve söylenen komutu anlama ve buna göre tepki verme yeteneğidir. Son birkaç yıldır akıllı telefon kameraları, telefonunuza dokunmanıza gerek kalmadan fotoğraf çekmenize ve video kaydetmenize yardımcı olan “Google Now” ve “Siri” sesli asistan özelliklerine sahip. Sadece istediğiniz komutu verin, sesinizi ve istediğiniz eylemi otomatik olarak algılayacaktır. Örneğin: iPhone’unuza “Hey Siri, portre çek” diyebilirsiniz. Bu şekilde kamera portre moduna geçip, bu modda fotoğraf çekecektir. Peki bu özellik nasıl çalışıyor? Siz komutunuzu verdikten sonra, akıllı telefonun CPU’su sesi anında farklı küçük parçalara böler. Ardından, yerleşik bir algoritma yardımıyla her sesi ve frekansını analiz eder. Ve bu şekilde en olası kelimeleri tanır ve komutun gerçekleşmesi için onları metinlere dönüştürür.

Bilişimsel fotoğrafçılık akıllı telefon kullanıcılarına neler vadediyor?
Akıllı telefonların boyutları giderek küçülüyor. Bu bakımdan akıllı telefonların tasarımsal form faktörünü korumak için çok fazla optiğe sahip olamayacağı açık. Ancak dijital kameralara iyi bir alternatif olarak akıllı telefon kameralarına ciddi talep var. Peki, akıllı telefon kameraları rekabette nasıl öne çıktı? Cevap, AI tabanlı yazılım özelliklerinde yatıyor. Yapay zeka ve algoritmalara dayanan bilişimsel fotoğrafçılık, dijital görüntü yakalama ve işleme tekniği olarak bu noktada devreye giriyor. Basitçe kamera bünyesinde yer alan yapay zekalı işlemci çektiğiniz fotoğrafları kamera içinde çok daha iyi hale getiriyor.

Bilişimsel fotoğrafçılık, geleneksel fotoğraf işleme sürecine bazı ekstra adımlar ekler. Dijital sensörler, fotoğrafını çekmek istediğiniz sahneyi yakalamanın yanı sıra, sensöre çarpan ışığın rengi ve yoğunluğu gibi ek verileri de kaydedebilir. Daha fazla veri elde etmek için farklı pozlama seviyeleriyle aynı anda birden fazla fotoğraf çekilebilir. Ek sensörler, öznenin ve arka planın ne kadar uzakta olduğunu kaydedebilir. En iyi fotoğrafı yaratmak için tüm bu verileri kullanır.

Bazı dijital kameralar da bilişimsel fotoğrafçılık özelliklerine sahip olsa da, bu teknolojinin gerçek yıldızı akıllı telefonlar. Özellikle Google ve Apple, cihazlarındaki küçük, fiziksel olarak kısıtlı kameraların yeteneklerini genişletmek için yapay zekayı fazlasıyla kullanıyor. Google’ın Pixel 2 ile ilk kez öne çıkmaya başlayan bilişimsel fotoğrafçılık yetenekleri günümüzde birçok akıllı telefon modelinde kullanılıyor.

Yapay zekâ fotoğrafçılığı hangi kullanıcıları hedefliyor?
Eskiden fotoğrafçılık sadece bu konuda uzman olanların alanıydı. Fotoğrafçılık yeteneği ve iyi bir DSLR olmadan, iyi bir fotoğraf çekmek neredeyse imkansızdı. Yapay zekanın gelişiyle senaryo büyük ölçüde değişti. AI, insanlar gibi karar verme gücüne sahip olduğundan, birçok amatör fotoğrafçının fotoğrafçılık hakkında fazla bir şey bilmeden çarpıcı fotoğraflar çekmesine olanak tanır. Açıkçası, çok az veya hiç fotoğrafçılık deneyimi olmayan kişiler, AI yetenekleri ile donatılan akıllı telefon kameralarından en çok yararlananlar. Öte yandan profesyonel fotoğrafçılar yapay zekanın sunduğu imkanlara her zaman çok sıcak bakmıyorlar. Onlar genellikle eski usul yöntemlerle daha özel görüntüler yakalamaya odaklanıyorlar. Ayrıca, AI her durumda çalışmayabilir. Bu nedenle, bir görüntünün en yüksek kalitesini sağlamak için, bir profesyonel her zaman AI özelliklerine ihtiyaç duymayabilir.
Kuşkusuz AI, fotoğrafçılıkta birçok olasılığın kapısını açtı. Ama yine de, gidilecek uzun bir yol var. Peki size göre yapay zeka mobil fotoğrafçılıkta daha ne gibi değişiklikler getirecek?

Cevap bırakın