Westworld’te karşımıza çıkan teknolojiler

0

westworld-interview_0015-2-1500x1000Son dönemde ilgiyle takip ettiğim dizilerden biri olan HBO’nun yeni amiral gemisi Westworld hikayesi kadar izleyiciyle tanıştırdığı yeni teknolojiler açısından da dikkat çekici. 100 milyon dolarlık dev bir bütçeye sahip dizi, yapay zekaya sahip robotlar kullanılarak vahşi batının yeniden canlandırıldığı futuristik bir tema parkta geçiyor. İnsansı robotlardan yapay zekanın sınırlarını zorlayan uygulamalara kadar teknoloji tutkunları için ilham verici bir içeriğe sahip dizide öne çıkan teknolojileri henüz izlemeye başlamamış olanları da düşünüp, mümkün olduğunca az spoiler vererek bu haftaki yazımda bir araya getirdim

3 boyutlu yazıcılar
Westworld’ü dizi dünyasında bu kadar karizmatik yapan özelliklerinden birisi açılış müziği ve bu müzikle birlikte dizinin temasına yönelik sunulan ilgi çekici intro. Games of Thrones’un da bestecisi olan Ramin Djawadi’nin müziği ile açılan dizi bir Android vücudun yaratılma süreci ile başlıyor. Akabinde Android’in gözlerinin, kemiklerinin, kaslarının, tendonlarının nasıl yavaş yavaş birleştiğine şahit oluyoruz. 3 boyutlu yazıcı teknolojisinden artık herkes haberdar, peki bu şekilde bir insan vücudu yaratmak mümkün mü? Westworld henüz açılışta akıllara bu soruyu getiriyor.

Westworld dizisinde kullanılan 3 boyutlu yazıcı yöntemi stereolithography (SLA) 3 boyutlu yazıcı teknolojisinin daha da gelişmişi. Ancak dizide gösterilen seviyeye erişmek için yöntemin hız ve doğruluğunun büyük ölçüde arttırılması gerekiyor. Tabii ki nanoteknoloji olmadan insan vücudunu taklit eden böyle kompleks yapılar oluşturmak çok da mümkün değil. Günümüzde 3 boyutlu yazıcı yöntemi ile organ üretmek de mümkün ancak dizideki robotların organları olup olmadığı belirtilmiyor. Sadece vuruldukları zaman kanları olduğunu görüyoruz.

İnsansı robotlar
Dizide Host adı verilen robotlar o kadar gerçek görünüyor ki insanlardan ayırt edilmeleri çok da mümkün değil. Bu belki de seyircinin en çok kandırıldığı noktalardan biri. Şu anda da böylesine gerçek görünümlü Androidler yaratmak mümkün, ancak biz bu robotları hareketlerinden bir şekilde ayırt ederek gerçek insan olamadıklarını anlayabiliyoruz. Boston Dynamics tarafından üretilen veya robot yarışmalarında gördüğümüz robotlar dizide izlediklerimizden henüz çok uzak bir seviyedeler.

Akıllı makineler
Eğer Facebook’da bir chatbot ile konuştuysanız ya da Twitter’da Tay ile bir sohbete girdiyseniz gerçek anlamda bot işinde zekadan ne kadar uzak olduğumuzun da farkındasınızdır. Westworld’teki Androidler de tam anlamıyla zeki sayılmazlar. Bunlar yalnızca insanlarla ilk karşılaşma için programlanmış makineler. Ancak Host adı verilen bu robotlar yine de basit bir arayüzden çok daha fazla gelişmişler. Doğaçlama yapabilen bu makineler pratik yaparak öğrenme yeteneğine sahip. Örneğin dizinin 2. bölümünde Host’ların silinmiş ancak aslında halen mevcut olan hafızalarına erişebildiklerini görüyoruz.

Nesne tanıma
İnternet kullanıcısı olan herkes Google, Facebook ve Apple’ın nesne tanıma alanında büyük geliştirmeler yaptığını bilir. En basitinden Google’ın fotoğrafları kişiye göre otomatik olarak gruplayabilmesi bir nesne tanıma teknolojisi örneği. Robotların oldukça iyi seviyede nesne tanıma özelliğine sahip olması gerekli ve ilginçtir ki bu alandaki gelişmeler çoğunlukla sürücüsüz araç teknolojisinden uyarlanıyor.

Sonsuz bilgi
Yapay zeka temelli uygulamalarda bilginin gerçekten yeterli bir seviyede olması önemli. Yani elmaya elma ya da portakala portakal demek yeterli değil. Portakalın kahvaltıda yendiğini elmanın günahın sembolü olduğunu ve her ikisinin de yeşil salatada yenmeyecegini bilmeniz gerekir. IBM araştırmacıları yıllardır bu konu üzerinde çalışıyor ve IBM tarafından geliştirilen Watson isimli yapay zeka insana karşı bir bilgi yarışması kazanabilecek bir seviyeye gelmiş durumda. Şu anda bu seviyede bir zeka için veritabanının programlanması gerekiyor ancak yakın gelecekte Androidlerin sonsuz bilgi havuzuna erişebildiğini ve bu bilgileri anlayabildigini göreceğiz.

Doğaçlama yeteneği
Yalnızca programlanmış cevaplar verebilmekle doğaçlama yapabilmek arasında büyük fark var. Programlanmış cevaplar doğaçlamaya göre oldukça basit. Önceden programlanmış yazılım ile bir Android yaratılabilir ancak asıl zor olan doğaçlama. Mevcut chatbotlar doğaçlamayı listede yer alan cevaplar arasından seçim yapmak şeklinde uyguluyor. Ancak önemli olan robotlara kendi kendine doğaçlama yapabilme yeteneği verebilmek.Çünkü robotları her bir durum için tek tek programlamak oldukça zor. Bunun yerine araştırmacılar yapay sinir ağı yöntemi ile çalışmalara devam ediyor.

Bilgisayarlar
Her ne kadar dizi androidler üzerine odaklanmış olsa da farklı sahnelerde teknolojinin diğer alanlarından da çok gelişmiş cihazları görebiliyoruz. Bununla birlikte teknoloji üzerine kurulmuş bir dünyada en çok merak edilenlerden biri şüphesiz bilgisayarlar olacaktır. Peki Westworld dünyasında bilgisayarlar nasıl gorünüyor? Malum hayatımızdaki bilgisayarlar kısa sürede odayı kaplayan dev makinelerden cebe sığabilen küçük akıllı cihazlara evirildi. Westworld dizisinde de bilgisayarları hem küçük hem de büyük boyutlarda görüyoruz. Tabii ki çok küçük bilgisayarlarla da önemli işler yapılabiliyor ancak bilindiği üzere bilgisayarın boyutu büyüdükçe gücü de artıyor. Bu nedenle dizide büyük bilgisayarlar Westworld kontrol odasında kullanılırken küçük tabletler androidelerin arayüzlerinin bakımında kullanılıyor.

Dünyalaştırma
Dizideki yapay dünyada gerçek dünyadan çok fazla nesne ve ziyaretçiler için sürekli değişen sayısız eglence alanı yer alıyor.Yani bunun anlamı yalnızca yeni Host ve hikayelerin değil keşfedilecek yeni eğlence alanlarının da bulunduğu. Örneğin 4. bölümde 40 yıldır aynı yerde bulunan bir restoran yıkılıyor. Kullanılan teknoloji ise dünyada kömür madenlerinde kullanılan bir yöntem.

Görsel kaynak:digitaltrends.com

Cevap bırakın