We Are Football inceleme

0

We Are Football oyununu anlatmaya başlamadan önce hazır EURO 2020 heyecanı da devam ederken biraz menajerlik oyunlarının geçmişine götüreyim sizi. Futbol oyunları tarihinde oynamak kadar oynatmak da müthiş keyif veren bir deneyim olarak karşımıza çıktı. Her zaman sahanın içinde topa vuran oyuncuları kontrol etmektense, olayların arkasında tüm planları yapan, kulübü ayakta tutan, küçük bir hikayenin en büyük parçası olan kişi olma fikri daha sıcak ve samimi geliyordu kulağa. Bu fikre inanan yapımcılar geçmişten günümüze farklı farklı menajerlik oyunları yaptılar.

Metin bazlı başlayan serüven, görsel yeteneklerin artması ile 2d grafikli arayüzlere, sonrasında da 3 boyutlu maç motorlarına döndü. Bazı yapımlar bu süreçte daha fazla oyunun merkezine, oyunculara ve onların matematiksel verilerine odaklandı. Menajerlik oyunları ile Maxim Tsigalko, Kennedy Bakırcıoğlu, Taribo West ve Stefan Selakovic gibi isimleri keşfettik.

Bütün olay sadece verilerde ve matematikte de dönmüyordu. Yönetimin biraz daha kulüp tarafına, sponsorluklara ve çevresel kısımların geliştirilmesine doğru kaydığı yapımlar da gördük. Futboldan uzaklaşmak ve uzaklaşmamak arasındaki bu denge çoğu zaman oyuncuların ilgisini çekip çekmediği net olarak anlaşılamayan bir konuydu. Çoğu oyunda da oldukça soft dokunuşlarla anlatılıyordu.

İnceleme konuğumuz We Are Football bu farklılıkları ve çevresel dokunuşları olabildiğince güzel ve detaylıca ele alıp önümüze koyan, menajerlik yapımlarına kendince özgün bir bakış getirmeye çalışırken bir miktar yorulmuş bir yapım. Gelin şimdi birlikte bu yapımın detaylarına inelim.

Alışılagelmiş ve yıllardır oyun dünyasını domine eden menajerlik oyunların tekdüze anlayışından sıkılmış benim gibi oyuncular için yer yer daha casual ve farklı içerikler sunmayı hedefleyerek yola çıkan We Are Football özünde bir menajerlik oyunu. Fakat yapım içinde bugüne kadar hiç görmediğiniz değişik anlatımlarla karşılaşmanız olası.

Mesela kadın futbolu üzerine bir menajerlik oyunu görmüş müydünüz? We Are Football yapmış. Oyuna başlarken bunu seçebiliyorsunuz. Yapım bir miktar rol yapma öğelerini de barındırıyor. Kariyer aşamasına başlarken isterseniz size sorulacak sorular üzerinden geleceğinizi ve kişiliğinizi şekillendirebiliyorsunuz. Gelen sorulara verdiğiniz cevaplar ile taraftarın gözünde popülerliğiniz, finansal olarak yetkinliğiniz gibi 6 farklı konuda kalibrenizi ortaya çıkarmanızı sağlıyor. Sonrasında size 3 farklı kulüp teklifte bulunuyor. Hepsini reddederseniz işsiz olarak serüvene başlıyorsunuz.

Takım ve oyuncu isimlerinin lisanssız olması sizi biraz üzebilir lakin ben bu yokluğu hissetmedim. Takımınız ile anlaşma imzaladığınız ekranda stadınızın ve kulüp tesislerini drone kamera açısıyla görebildiğiniz bir seçeneğiniz de mevcut. Bu hoş bir detay olarak karşımıza çıkıyor.

Oyunda bir aksiyon puanı matematiği de var. Bu puanları avantaj sağlamak adına antremanlarda ya da görüşmelerde ortaya koyabiliyorsunuz. Sezon planı yaparken takım ve transfer ücretleri ile kulüp bütçesini ayrı ayrı çalışma ve birinden ötekine birikim kaydırma ya da puanlarınız ile ikisinin de artmasını talep edebiliyorsunuz.

Oyunda dahil olabildiğiniz başlıklar şu şekilde: ana kadro yönetimi, yedek oyuncular, genç takım, medikal departman yönetimi, transferler ve scout ekibi, kulübün genel organizasyon yönetimi, insan kaynakları, stadyum ve sponsorluk imkanları, sponsor görüşmeleri, finans kalemleri, pazarlama ve taraftar ürünleri, kulübün üst yönetimi ile ilişkiler ve taraftar ilişkileri.

Her biri kendi içinde birçok detaya sahip derya deniz bir akışa sahip. Bu kadar fazla madde beni yorar derseniz ilgili başlıklarda tüm kontrolü o departman müdürlerine bırakarak odaklanmak istediğiniz noktaya doğru yürüyebiliyorsunuz.

Oyun sizi futbolun temelinden daha çok sosyal konuların, iş dünyasının küçük detaylarına ve temel noktalarına sürüklüyor. Bilet satışlarında gerçekleşecek satış ve indirimlere kadar kafa yormak, sponsorlar ile pazarlık etmek herkesin sevebileceği şeyler değil malum.

Oyun içinde RPG öğelerinin varlığı oyuncuların üzerinde yetenek bazlı kazanımlar, oyuncunun oyun tarzı, takımın o an içinde bulunduğu havaya göre motivasyon bonusu gibi şekillerde vücut buluyor.

Maç öncesi takıma görevler verebiliyoruz. Bu görevlerde oyun stilinin nasıl olacağına, pres yapma sıklığına, karşı atağa olan yatkınlığımıza, oyun içinde köşe vuruşları, driblingler, uzaktan vuruşlar ve diğer akıştaki kritik hareketlerin sıklığını belirleyebiliyoruz. Oyunun merkez, sağ, sol, kanat oyunları olarak hangi taraftan akacağına da karar verebiliyoruz.

Bener oyunların aksine fairplay dışına çıkabileceğiniz küçük seçeneklerimiz de mevcut. Rakibin güçlü olduğu dakikalarda stadınızın ışığını kesebilir,  çimleri suladığınız hortumların devreye girmesini sağlayabilir ya da rüşvet verebilirsiniz.

Maç arasında çimlerin bakımını yapmamak, maçtan önce sahayı sulayarak zeminin ağırlaşmasını sağlamak da başka seçenekleriniz arasında.

Takım modlarının caps olabilecek derecede güzel görseller ile anlatılıyor olması çok keyifli. Maça başlarken kendine güvenen bir yapıda taş üstüne dizilmiş taş görüntüsü vermek eğlenceli.

Genel taktiğinizi belirledikten sonra oyuncularla konuştuğunuz bir ekran daha mevcut. Takım ruhu, motivasyon puanları üzerinden takımı gazlama, maç öncesi idmanın yoğunluğu, takıma para ve dinlenmeleri aileleri ile ayrıca zaman geçirecekleri opsiyonlar sunulabilmesi de cabası. Maç oyun motorundan çok bir şey beklemediğiniz sürece size keyif verecektir. Aynı şekilde maç akışı içinde önemli anlar kadar taraftarların desteklerini de görebilmek hoş bir detay olmuş. Oyuncular maçtan sonra belli yetenek puanları kazanıyor ve ilerleyen süreçte de level atlıyorlar.

Casual bir oyun deneyimi ve futbolun farklı yöneticilik vasıflarını görmek istiyorsanız bu oyun tam size göre.

 

 

Cevap bırakın