Twitter anksiyeteyi arttırıyor mu?

0

COVID-19 pandemisinin başlangıcından bu yana hepimiz “belirsiz bir gelecek” kaygısı taşıyoruz. Böyle bir durumda elbette kaygılı olmak ve kaygı ile başa çıkmak, insan olmanın bir parçası. Ayrıca son derece de normal. Ancak bu kaygıyı arttıran Covid-19 haberleri ve Twitter’daki saldırgan içeriklerden korunmak gerekiyor.

Twitter kaygıyı nasıl arttırıyor?

Twitter ve sosyal medya, İnsanların hikayelerini paylaşma ve başkalarıyla bağlantı kurma yollarından biri, Dünya genelinde her 10 kişiden 7’si sosyal medyayı günlük yaşamlarını ifade etmek için kullanıyor.

Bana “tweet”ini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim! Öfke, kaygı, uykusuzluk, siber zorbalık ve şiddet dili… Bir de Covid ile ilgili infodemi ve aşı karşıtlarının tepkilerini dahil edince; sanki kendinizin bir boks maçının ortasında, ringe çıkmış gibi hissediyorsunuz. Ancak sosyal medya ile gerçek hayat arasında ciddi bir uçurum var. Sosyal medyanın aşırılıkları, sokağa çıkınca birden uçup gidiyor. Normal hayatın akışına kendinizi bırakıyorsunuz.

Gerçek hayat ve sosyal medya birbiri ile çelişiyor ve kalabalıklar arasında yalnız kalıyoruz. Yalnızlık deyip de geçmeyin lütfen… Yalnızlığın Amerika Birleşik Devletleri’nde kabaca beş yetişkinden birini etkilediği tahmin ediliyor . Aynı zamanda bir halk sağlığı krizi olarak da duruyor çünkü yalnızlık diğer koşulların yanı sıra depresyon, kardiyovasküler hastalık ve bunama ile bağlantılı. Bu nedenle, Penn Medicine’de bir araştırma ekibi, Twitter’da kullanıcılar tarafından yayınlanan içeriklere erişerek hangi konu ve temaların yalnızlıkla ilişkilendirilebileceğini belirlemek için bir araya geldi. Araştırmacılar, tweet’lere dilbilimsel analitik modeller uygulayarak, yalnızlık hakkında tweet atan kullanıcıların zihinsel sağlık endişeleri ve ilişkilerle mücadele ve uykusuzluk gibi şeyler hakkında önemli ölçüde daha fazla paylaşımda bulunduğunu tespit ettiler.

Twitter'ı neden kullanıyoruz?
Twitter’ı neden kullanıyoruz?

Twitter’ı neden kullanıyoruz?

Uyanır uyanmaz ilk işiniz telefonunuza bakıp, sosyal medya hesaplarınızı kontrol etmek mi? Örneğin günde yüz kereden fazla Twitter hesabınızı mı kontrol ediyorsunuz? Öyle görünüyor ki sosyal medya bağımlısı olmuşsunuz.

Gerçek dünyada çok az etkisi olan bir konunun herkesin gündeminde olması, size illaki bu konuda görüş bildirmek zorunda olduğunuzu hissettiriyor. Bir süre sonra her konu hakkında söylenecek bir sözünüzün olması gerektiği hissine kapılıyorsunuz. Hızla değişen gündeme göre tepkileriniz ve ruh haliniz değişebiliyor. Bazı kişiler için Twitter, adeta bir nefret kusma ve linç alanı. İnsanın içinde bulunan çirkin ve bağımlılık yapan davranışları besleyip açığa çıkarabiliyor. Zamanla öfkeli, karamsar ve zehirli birine dönüşebiliyorsunuz.

Gelelim sorumuzun cevabına…. Twitter’ı neden kullanıyoruz? Dikkat ederseniz son 10 yıldır sosyal medya gündemi takip ettiğimiz, en güncel haberleri ve son gelişmeleri öğrendiğimiz bir mecra haline geldi. Artık haber programlarının bile haber kaynağı olan bu mecrada, hızlıca gündem oluşturup binlerce kişiye ulaşabiliyorsunuz. Keza magazin programlarında bile ünlülerin sosyal medya paylaşımları yer buluyor. Haliyle gündem takibi yapmak ve yeni gelişmelerden haberdar olmak için sosyal medyayı özellikle Twitter’ı kullanıyoruz. Zamanla bu bir alışkanlığa dönüşüyor ve ilgi duyduğumuz ya da duymadığımız tüm konulara merak eder hale geliyoruz. Bu merak sizi hiçbir yeni gelişmeyi kaçırmak istemeyen birine dönüştürüyor. Bu yüzden gün içerisinde yüzlerce kez sosyal medya hesaplarımızı kontrol ediyoruz. Bunu yaparken aslında yaptığımız şeyden rahatsızlık duyuyor, ancak yine de yapmaya devam ediyoruz. Farkında mısınız bu durum bir bağımlının geliştirdiği davranışları anımsatıyor.

O halde kaygı ve anksiyetemizi arttıran Twitter’ı neden kullanmaya devam ediyoruz? Peki Twitter’ı bu kadar bağımlılık yapan nedir? Ve neden bizi bu kadar kötü hissettiriyor? Ve eğer ayrılırsak, bunun ruh halimizi iyileştirdiğini düşünür ve bunun zehirli bir ortam olduğunu hissedersek, kalmamızı istememize neden olan nedir? Gündem hakkında söz sahibi olma isteği, önemli iş bağlantıları ve fırsatları kaçırmamak için olabilir diye düşünüyorum.

 

Cevap bırakın