TikTok’un algoritması nasıl işliyor: Hangi bilgileri kullanıyor?

0

TikTok son birkaç yıl içinde o kadar popüler oldu ki bazı ülkeler bu uygulamayı yasakladı. Yasaklayamayan ülkeler ise kullanımına sınırlama getirdi. Peki bu kadar engellenmek istenen bir uygulamanın milyarlarca kullanıcıya ulaşması bir tesadüf mü? Aslında değil. Zira yayımlanan bir raporda TikTok’un kullanıcıları uygulamada tutmak için hangi bilgileri kullandığı ortaya çıktı. TikTok algoritması tarafında nasıl bir işleyiş olduğunu da gözler önüne seren rapor önemli noktaları işaret ediyor.

TikTok algoritması nasıl işliyor?

TikTok’ta ana sayfada kullanıcıyı uygulamada tutmak amacıyla bir algoritma işliyor. Kayıt olan kullanıcı ilgi alanlarına göre küçük bir teste tabii tutuluyor ve ana sayfa oluşturuluyor. Ancak işler pek de öyle değil. New York Times’ta yayımlanan özel bir raporda direkt uygulamanın mühendis ekibinden alınan bilgiler yer alıyor. Bu noktada beğenilerin, yorumların, izlenme süresinin ve paylaşımların tetiklendiği bir öneri algoritmasının nasıl aktarıldığı da ortaya çıkıyor.

Yayımlanan haberde yer alan rapora göre burada oldukça ciddi iddialar bulunuyor. Örneğin alınan bir ekran görüntüsünde , içerik moderatörlerinden oluşan bir ekibin arkadaşlarınıza gönderdiğiniz veya özel olarak yüklediğiniz videoları görebileceğini ima ediyor. Bu ise direkt gizlilik ihlali olarak kayıtlara geçiyor. Ancak bu ‘görülebilirliğin’ aslında kişiselleştirme düzeyi hakkında da bir çıkarım yapmayı sağladığını söylemek mümkün.

TikTok fenomenleri

Algoritmanın işleyişi temelde kullanıcıları can sıkıntısından kurtulacak eğlenceli içeriklere yönlendirdiği, kültürel duyarlılıklara yönelik olan adımlar da dahil olmak üzere ‘kişiselleştirilmiş bir deneyim’ sunduğunu aktarıldı. Bunun akabinde uygulama aynı zamanda kullanıcıya zarar verebilecek ‘toksik içerikleri’ de sunuyor ve döngüye girilmesine neden oluyor.

Arka tarafta işleyen algoritma ise videoların kullanıcı etkinliğine göre derecelendirilmesi. Bu algoritma beğeni, yorum, oynatma ve içerik için harcanan zamanın bir kombinasyonunu içeriyor. İçerik oluşturucuların, oluşturdukları kliplerin ne kadar ilginç olduğunu da hesaplayan bir formül bulunuyor. İşte bu noktada da karşımıza öneri sistemi çıkıyor. Bu denklemlere dayalı olarak algoritma, tüm videolara puan veriyor ve kullanıcıların en yüksek puanlı olan videoları görmesini sağlıyor.

Her kâr amacı güden uygulama gibi TikTok’taki amaç da kullanıcıların uygulamada harcadıkları zamanı artırmak. Bu sebeple de kullanıcıların iştahını kabartan içerik dizileri sunuluyor. Elbette tek bir içerik kategorisinden gelen öneriler kullanıcıyı sıkacaktır. Bu yüzden TikTok mühendisleri sorunu çözmek için algoritmaya, beğendiğinizi düşündüğü bir içerik oluşturucudan daha fazla video gösterecek farklı varyasyonlar ekledi ve aynı etiketlere sahip videolara günlük bir sınır koydu.

Facebook’a ve Twitter’a oranla TikTok’un etki alanı çok daha geniş oluyor. Zira Facebook ve Twitter bir noktada ‘sizin takip ettiğiniz ya da arkadaşlarınızdan’ gelen içerikleri önünüze çıkartıyor. TikTok ise beğeneceğinizi düşündüğünüz bambaşka içerikleri.

Bunları işlemek içinse TikTok, kullanıcıların etkileşimlerini yani bir hesabı beğenme, yorum yapma veya bir hesabı takip etme gibi bilgilerini kaydediyor. Bunlara ek olarak video bilgileri (alt yazılar, sesler ve hashtag’ler) ve hesap ayarları (dil tercihi, konum) ile ilgili verilerin tümünü kullanıcıların ilgi alanlarını hesaplamak için kullanan sisteme gönderiyor.

Söz konusu sistem oldukça başarılı bir şekilde işliyor olsa da pek çok endişeyi de beraberinde getiriyor olmasıyla eleştiriliyor.

iPhone’unuzu hızlandırmak için basit tüyolar

Cevap bırakın