Teknoloji sanat dünyasını nasıl değiştiriyor?

0

Teknolojinin hızı ve beraberinde getirdiği yenilikler, dünyayı anlamaya çalışan sanatçılar da dahil olmak üzere bütün meslek gruplarını etkisi altına alıyor. Dijital sanat kavramının gün geçtikçe popülerleşmesi, dijital ekranlar, bilim ve siberpunk kültürü, sanatın ne olduğu konusunu bizleri yeniden sorgulamaya zorluyor.

Yapay zeka sanata yeni bir boyut kazandırıyor

Bence yaratıcılık bir süreç ve ortaya çıkması için bir ateşleyici gerekir. Yaratıcılığın en ilginç yönlerinden biri, fikirleri birleştirme ya da bir araya getirme becerisidir.  Peki makineler, bizi etkileyecek türden sanat eserleri ya da müzikler yapabilirler mi? Mühendisler ve sanatçılar, görüntü, müzik ve video oyunlarının nasıl oluşturulduğuna ilişkin sınırları genişleten bir dizi yeni yapay zeka ile bu fikri test ediyorlar. Görünüşe bakılırsa da bu konuda başarılı oldular. Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz yıl yapay zeka ile bestelenen ilk eseri dinleme imkanımız olmuştu. Ayrıca romantizm romanlarından yola çıkan yapay zeka teknolojisi şiir de yazmıştı. Fırça darbelerini ustaca kullanarak resim yaptıklarını da unutmayalım!

Yüz tanıma teknolojileri ile yaratıcılığınızı ortaya çıkarın

Teknolojinin hayatımıza getirdiği en önemli yeniliklerden birisi hiç şüphesiz ki mobil uygulamalar. Artık içimizdeki dijital sanatçıyı keşfedebilir, bu konuda hiç eğitim almamış olsak da teknolojinin sunmuş olduğu imkanlar dahilinde sanatsal yeteneğimizi ortaya çıkarabiliriz. Örneğin Google Arts&Culture uygulamasını kullanarak, yüzümüzün hangi ünlü ressamın eserine benzediğini bulabiliyoruz. Temelinde yüz tanıma teknolojisinin kullanıldığı bu hizmetten faydalanabilmek için sadece bir selfie çekmemiz yeterli!  

Yüzümüzün bütün detaylarına tarayan ve sanatçıların eserleri ile karşılaştıran bu uygulama aslında dijital sanatın kapılarını yazılımcılara sonuna kadar açıyor. Bu konuda yapılabilecekler ise uygulama geliştiricilerinin hayal gücüne kalmış! Hali hazırda Snapchat’le popülerleşen yüz tanıma teknolojileri, içimizdeki yaratıcı kişiliği keşfetmek için ilham  verebilir.

Sanat ve mobil uygulamalar söz konusu olunca Prisma’dan bahsetmeden olmaz. Uygulama sayesinde sanat eserlerine benzeyen fotoğraflar çekebiliyorsunuz. Bu sayede hem kendi otoportrenizi çekebilir, hem de ünlü ressamların tazlarından esinlenerek en sıradan objeleri bir sanatçı gözüyle resmedebilirsiniz. Üstelik bütün bunları yapmak için herhangi bir şekilde temel sanat eğitimi almanıza da gerek yok. Yapay sinir ağları ile birlikte çalışan yapay zeka teknolojisi kullanan uygulama, ünlü sanatçıların stillerini kullanarak yeni eserler oluşturmanıza imkan sağlıyor. Van Gogh, Picasso ve Levitan’ın tarzları başta olmak üzere, ilgi duyduğunuz akım ve desenlerle fotoğraflarınızı bir sanat eserine dönüştürebilirsiniz. Ayrıca video da çekebiliyorsunuz. Hatırlarsanız yakın zamanda vizyona Loving Vincent filmi girdi. Vincent Van Gogh’un hayatını anlatan film, onun tarzında yapılmış binlerce resmin bir araya getirilmesi ile yapıldı. Sanatçılar tarafından 65.000 eserin üretilerek yapıldığı bu sanat eseri filmi mutlaka izlemenizi öneririm. Keza bu proje ilk olarak yola kısa film düşüncesi ile çıkılmıştı. Daha sonra proje büyüdü ve eşsiz bir dijital sanat eseri ortaya çıktı. Bu film bizleri teknolojjinin sunduğu imkanlarla neler yapabileceğimiz konusunda  cesaretlendirebilir.

Hayaller 3 boyutlu yazıcıyla gerçek oluyor

Sanat ve teknolojinin bir araya gelmesiyle birlikte ortaya çıkabilecek ürünler sadece sanatçıların hayal güçleri ile sınırlı. 3D printer’ların ortaya çıkışı ve yaygınlaşması ile birlikte sanatçılar da bu teknolojiyi adapte olmaya başladılar. Bu iş birliği de meyvelerini benzersiz sanat eserleri şeklinde vermeye başladı. Özellikle heykeller ve benzersiz tasarım objeleri izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Ünlü sanatçıların işlerini ve beğendiğiniz başka tasarımları da dilerseniz 3D printer’la evinizde üretebilirsiniz. Cosmo Wenman isimli sanatsever, tüm dünya müzelerindeki dijital olarak tarama ve özgürce paylaşma vizyonuna sahip biri. Hali hazırda taradığı bazı sanat eserleri var. Wenman’ın amacı bu eserlerin özgürce açık kaynak olarak paylaşılması ve dileyen herkesin nadir eserleri çoğaltarak kendi evinde sergileyebilmesi. Düşünsenize bunu hayal etmek bile insanı heyecanlandırıyor. Diğer taraftan 3D printer’lar sanat eserlerinin onarılması ve reprodüksiyonu konusunda da bizlere yardımcı olabilirler. Hali hazırda bir ürünün yedek parçasının üretilmesi ve eşyaların onarılması için kullanılıyorlar. Arkeologlar da bu teknolojiyi kullanarak, puzzle’ın eksik parçasını bir araya getirebilirler.

Diyeceğim o ki 3D printer’la yapabileceğiniz çalışmaların bir sonu yok. Her şey sizin hayal gücünüz ve üretkenliğinize bağlı!  İsterseniz kendinize takı, cep telefonu kılıfı veya daha da büyük düşünürseniz ev bile basabiliyorsunuz! Dijital imalata geçmek için tek ihtiyacınız bir 3D printer!

 

Cevap bırakın