Sürdürülebilir Bir Gelecek için Teknolojinin Rolü Ne Olacak?

0

1760 yılında yaşanan Endüstri Devrimi ile teknolojide önemli bir atılım yaşandı. Ancak yaşanan gelişmeler ne yazık ki insanla doğayı karşı karşıya getirdi. Çünkü Üretim için teknolojik araçlarını kullanan insanoğlu doğa anayı sonsuz bir kaynak olarak gördü. Sonuç olarak sürdürülebilir politikalardan adım adım uzaklaştık. Bu süreçte ormanları tahrip ettik; denizleri kirlettik. Ne yazık ki birçok canlının yaşamını tehlikeye soktuk. Buna paralel olarak da sağlık alanındaki ilerlemelerle insan nüfusu katlanarak arttı. 1900 yılında iki milyar olan insan sayısı, yaklaşık 100 yıl içerisinde dört katına çıktı.

Sürdürülebilir
Sürdürülebilir gelecek için okyanus plastikleri teknoloji ile dönüşüme uğruyor

Sürdürülebilir bir gelecek için değişim şart

Başta sera gazı etkisi ile küresel ısınma olmak üzere teknoloji temelli birçok sorun yaşıyoruz. Bunların temelinde ise fosil yakıtlar yani petrol kullanımı yatıyor. Ancak son yıllarda çevreci bir gelecek için teknolojinin rolünün değiştiğini görüyoruz.

Ekonomik, ekolojik ve sosyal çözümler

Uzmanlar bu soruya Sürdürebilirlik Üçgeni’ni ne kadar etkili oluşturacağımıza göre cevap arıyor. Bu üçgen, ekonomik, ekolojik ve sosyal ayaklardan oluşuyor. Nesnelerin İnterneti olarak tanımlanan IoT aslında cihazların birbirleriyle iletişimin kurmasına dayanıyor. Dolayısıyla ev aletlerinin ışık, ısı, hareket gibi enerjilerle kendi güçlerini üretmeye başladığını görüyoruz. Herhangi bir pil veya priz gerektirmeyen bu ürünler ekonomik, ekolojik ve sosyal gereklilikleri yerine getiriyor. IoT ile cihazları izliyor ve veri elde ediyoruz. Bu da kaynak israfını engellemek için önemli bir avantaj sağlıyor. Otonom özellikli otoparklarda nokta atışı park edebiliyoruz. Düzenli aralıklarla değil de belli bir kullanımdan sonra devreye giren temizlik robotları yaşam alanlarını değiştirebilir.

Plastiğe karşı savaş!

Ham maddesi petrol olan plastik üretimini durdurmak için teknolojiden yararlanabiliriz. Her yıl 260 ton plastik atık üretiyor ancak bunun sadece %16’sını geridönüşüme alabiliyoruz. Modadan teknolojiye birçok marka plastik atıklarını daha anlamlı kılmak için çözümler geliştiriyor. Bazı markalar dizüstü bilgisayarlarında, bazı markalar da ev ürünlerinde bu atıkları daha fazla kullanıyor. Okyanuslardaki plastiği toplayıp dönüştüren kurumlar da mevcut. Plastiğe ek olarak Karbondioksitin azaltılması için de teknolojiye çok iş düşüyor. Karbondioksitin jeolojik depolanması (CCS) isimli teknoloji, üretim anında meydana gelen karbonu yakalayan özel bir sistemdir. Bu amaç için geliştirilen karbon kapanları ve sahaları sayı olarak her gün artıyor. Uzmanlar, fosil yakıt bağımlısı olduğumuz için CCS’nin küresel ısınmayı geciktirebileceğini söylüyor. Yani rüzgar, güneş gibi yeşil enerjilere geçene kadar mevcut enerji ve ürün üretimini CCS’lerle temizleyebiliriz.

The Edge
Amsterdam’da bulunan The Edge binası akıllı binaların önemli örneklerinden

Akıllı şehirler ve ofisler

Teknolojinin devreye girdiği bir diğer önemli nokta akıllı şehirler. Tamamen yeşil enerjilere dayalı bu tarz şehirlerde kısmen uygulamalar başladı. Pandemiyi de fırsata çeviren bu şehirlerde açık ve esnek ofisler kullanılıyor. Uzaktan çalışma ile artık daha az kişi daha az süre ofislere gidiyor. Ulaşımdan elektrik kullanımına ısınmadan su tüketimine bu durum önemli kazanımlar ortaya koyuyor. Tabii ki bu şehirler ve binalar devamlı olarak veri topluyor. Süper bilgisayarlar verileri analiz ediyor ve ardından değerli sonuçlar buluyor. Örnek olarak Amsterdam’daki The Edge ve ABD Seattle’daki Bullitt Center geleceğin binalarını günümüze taşıyor. Binalar genel olarak karbon emisyonunun %39’una neden oluyor. Dolayısıyla bu tarz örneklerin anlamını yakın gelecekte daha iyi anlayacağız.

Bireysel değil küresel çözümler

Geliyoruz en önemli çözüme. Bireysel olarak daha az plastik tüketip çevreci yaşayabiliriz. Ancak hükumetlerin küresel olarak hareket etmesi gereken bir noktadayız. İklim Zirvelerini daha sık gerçekleştirmek zorundayız. Bu zirvelere katılımın artması ve sonuçların çok daha kesin olarak uygulanması gerekiyor. Bilimi bugüne kadar arkasına alan insanlık sadece karanlığa neden oldu. Artık bilimin ışığında yeşil bir geleceğe yürümenin zamanı geldi.

Cevap bırakın