Sosyal Medya Algoritmalarında Neler Değişti?

0

Sosyal Medya Algoritmalarında Neler Değişti dersiniz?

Sosyal Mecralarda mevcut algoritmik değişimleri sizin için özetledim.

Sosyal Medya Algoritmalarında Neler Değişti?

Algoritmalar sosyal bağları geliştirmek, zaman kazandırmak, standartlar oluşturmak ve popülerliği artırmak için tasarlandı. Algoritmik zaman çizelgeleri ise sosyal mecraları adeta ele geçirdi.

Sosyal medya algoritmaları kronolojik sıraya göre yayınlar göstermez. Bunun yerine, bir makine öğrenme algoritması üzerinden her şeyi filtreler.

Bir içerik parçasına katılım oranı arttıkça, algoritmanın içeriğin o parçasını alıp başka haber kaynaklarına aktarma olasılığı artar.

Biraz karmaşık görünüyor öyle değil mi? Şimdi gelin konuyu derinleştirelim ve sosyal mecralardaki algoritmaların nasıl çalıştığını birlikte görelim.

 

Sosyal Medya Algoritmalarında Neler Değişti?

Twitter algoritması nasıl çalışıyor?

2015 yılına kadar zaman çizelgesi ters kronolojik sırada görüntülenirdi.

Günümüzde ise Twitter, her ay zaman çizelgesiyle onlarca test yaparak biraz kafamızı karıştırıyor.

Twitter, Facebook Haber Akışı veya Instagram yayınının aksine tam algoritmik bir zaman çizelgesi kullanmıyor.

Algoritmayı anlayabilmek için öncelikle şu anda zaman çizelgesinin nasıl sıraladığına göz atmak lazım.

Twitter zaman çizelgesi üç ana bölümden oluşuyor:

  1. Kronolojik olarak sıralı tweetler.
  2. Gözden kaçırıldığı düşünülen tweetler.
  3. Ters kronolojik sırada kalan tweetler.

Twitter uygulamasını her açtığınızda veya twitter.com’u ziyaret ettiğinizde, mevcut algoritma takip ettiğiniz hesaplardan atılan tüm tweet’leri inceleyerek, her birine alaka düzeyine göre puan veriyor.

Alaka düzeyleri ise aşağıdaki gibi hesaplanıyor;

Tweet’in kendisi: Süresi, görüntü veya video kullanımı, aldığı genel etkileşim (retweetler, tıklamalar, beğeniler ve okumak için harcanan zaman).

Tweet’in sahibi: Bu kullanıcı ile geçmiş etkileşimleriniz, onunla bağlantınızın gücü ve ilişkinizin kökeni.

Siz: Geçmişte ilgi çekici bulduğunuz tweet’ler, Twitter’ı ne sıklıkla ve yoğunlukta kullandığınız.

Tüm bu alaka düzeyleri belirlendikten sonra Twitter, ilk iki bölümde sizin için ilgi çekici olacağını düşündüğü tweet’leri sıralamaya başlıyor.

Bu algoritmik yapıdaki amaç, daha uzun zamanınızı alacak bölümlere geçmeden önce ilk bakışta en iyi Tweetleri görebilmenizi sağlamak üzerine.

 

Sosyal Medya Algoritmalarında Neler Değişti?

Instagram algoritması nasıl çalışıyor?

2016 yılından önce Instagram’ın algoritması oldukça anlaşılırdı. Mesajlar etkileşimden bağımsız olarak kronolojik olarak ekranımıza sıralanırdı.

Mart 2016’dan sonra Instagram, algoritmasında önemli bir değişiklik yaptı. Sistem kronolojik beslemeden uzaklaştı ve daha çok kullanıcı katılımına dayanan bir deneyime doğru güncellendi. Bu güncelleme sebebiyle kullanıcılar tepki gösterdi. Tepkiler karşısında geri adım atılacağı söylendi, ancak durum değişmedi.

Mevcut algoritma kullanıcıları daha uzun süre uygulamada tutabilmek için; en çok hangi hesapların beğenildiğini, en çok hangi tür mesajlarla ilgilenildiğini, hangi tür mesajların arkadaşlarınızın ilgisini çektiğini ve yorum yoğunluğunun daha fazla olduğu paylaşımları dikkate almaya başladı.

Mevcut Instagram algoritmasında;

Instagram, paylaşımı ilk yayınladığınızda takipçilerinizin küçük bir yüzdesine bunu gösteriyor. Bu sırada paylaşımınızın ilgi oranını (ne kadar yorum ve beğeni yapılmış, ne kadar vakit harcanmış) ölçüyor.

Paylaşımınızın katılım kalitesini değerlendirirken ise paylaşımınızı benzer zamanlarda ve günlerde paylaştığınız diğer yayınlarla olan etkileşimini karşılaştırıyor.

Paylaşımınız normalden fazla ilgi çekiyorsa Instagram buna bir işaret koyuyor ve daha fazla takipçinize gösterim yapmaya devam ediyor. İlgi artışının sürmesi durumunda ise paylaşımınız hedef kitlenizin yayınlarının en üstünde yer alarak, daha da fazla kişiye ulaşıyor.

Eğer paylaşımınız başlangıçta çok fazla ilgi çekmiyorsa, ekran boyunca aşağılara itilerek, hedef kitlenizin daha da azına gösterilerek tükeniyor.

Algoritma üzerinde tüm bu etkiyi yaratan beş önemli faktör var.

Takipçilerinizle olan ilişkiniz

Bir kişinin yayınlarına düzenli olarak yorum yaparsanız ve beğenirseniz, Instagram bu kişiyle daha güçlü bir ilişkinizin olduğunu düşünerek yayınlarını görmeye devam etmenizi sağlıyor.

Zamanlama

Algoritma temelde kronolojik olmamasına rağmen, “ilişki” gibi nedenlerden dolayı size en yeni ve alakalı paylaşımlar göstermek için bir ön sıralama yapıyor. Bunun için “istatistikler” üzerinden size fikir de veriyor. Bu fikirleri uygulamak algoritmik yapıyı test etmek için fırsat sunuyor.

Beğeniler ve yorumlar

Instagram, algoritmanın tam olarak anlaşılarak bir popülerlik yarışması haline gelmesini istemese de, size ne göstereceğine karar verirken bir paylaşımın kaç beğenisi ve yorumu olduğunu mutlaka dikkate alıyor.

DM Doğrudan iletiler – mesajlar

Arkadaşınıza DM üzerinden gönderiler iletiyorsanız, algoritmaya göre bu durum iletilerden gerçekten hoşlandığınız anlamına geliyor. Bu yüzden Instagram size gelecekte DM üzerinden paylaştıklarınızın benzerlerini göstermek konusunda sıralamalar yapıyor.

Profil aramaları

Birinin profilini ararsanız, Instagram bu kişinin yayınlarını görmek istediğine kanaat getiriyor. Keşfet bölümünde “Senin İçin” kısmını dikkatli incelerseniz bu faktörün etkilerini gözlemleyebilirsiniz.

 

Sosyal Medya Algoritmalarında Neler Değişti?

Facebook algoritması nasıl çalışıyor?

Öncelikle belirtmeliyim ki hiç bir platform Facebook kadar algoritma değişimine uğramadı. Trafik sağlayıcılığına olan güvensizlikler, yayınlanan sahte haberlere gelen tepkiler Facebook’a olan güveni iyice zayıflattı. Tüm bunlar üzerine geliştirilen Facebook algoritması çok fazla etkiye ve faktöre bağlı çalışıyor.

Haber akışı sıralama faktörleri

Facebook’un haber akışı sıralama yaparken dört ana faktörden etkileniyor. Bunlar: envanter (Inventory), sinyaller (Signals), tahminler (Predictions) ve puan (Score).

  • Haber akışınızı ilk açtığınızda, Facebook’un algoritması arkadaşlarınızın gönderdiği tüm postlara ve takip ettiğiniz sayfalara bakarak bir ön envanter almaya başlıyor.
  • Envanter oluşumu sonrası ise, mevcut tüm verileri (Facebook bu verileri sinyaller olarak adlandırıyor) göz önünde bulundurarak, hangi paylaşımlarla ne kadar ilgilenebileceğiniz konusunda bir karar vermeye çalışıyor.
  • Sinyallerin sıralamasını etkileyen; postu kimin yayınladığı – yakınlık derecesi, hangi mobil cihazın aktif olduğu, saatin kaç olduğu, ne kadar bant genişliğine sahip olunduğu… gibi pek çok farklı faktör var.
  • Daha sonra ise Facebook, bu sinyalleri tahminlerde bulunmak ve belirli sonuçların olasılığını hesaplamak için kullanıyor. Örneğin, bir post veya hikaye hakkında yorum yapma, beğeni türü, bir post veya hikaye ayrılan zaman gibi olasılıkları ölçüyor.
  • Finalde ise Facebook, tüm bu tahminleri yaptıktan ve olasılıkları hesapladıktan sonra belirli bir hikayede olabileceğinizi düşündüğü sayı olan bir “alaka düzeyi puanı” hesaplamak için bilgileri birleştiriyor.

Bu, kullanıcının ‘alaka düzeyini’ belirleyecek bir içerik parçasına atanan bir değeri ifade ediyor. Skor ne kadar yüksek olursa, ana akışta görünme olasılığı da o kadar yüksek oluyor.

 

Tüm bu algoritmik yapılar oldukça karmaşık görünüyor, üstelik sürekli güncellenerek çözülmesi zor bir yapı sunmaya devam ediyor.

 

2019 Sosyal Medya Trendleri ile yakınlaşmaya ne dersiniz?

2018 yılı verileri ışığında, 2019 yılına ışık tutacak Sosyal Medya Trendlerini yazımda bulabilirsiniz.

2019 Sosyal Medya Trendleri

 

Fayda görmeniz dileğiyle.

Cevap bırakın