Sony RX100M4 fotoğraf makinesi incelemesi

0

RX100M4_RightGenellikle seyahate, tatile gidenlerin, gezenlerin, anı fotoğrafı çekenlerin ilk tercihidir kompakt kameralar. Öncelikle hafiftir, rahat taşıyabilirsiniz. Küçüktür, gömlek cebinde saklayabilirsiniz. Ayrıca bir DSLR’a göre hayli ucuzdur da…

Övgüleri hak ediyor

Ancak, incelemesini yaptığım bu kompakt fotoğraf makinesi pek de ucuz değil… Sony’nin Cyber-shot kompakt ürün ailesi içinde yer alan RX100 serisinin dördüncü sürümü olan RX100M4 bence her kuruşu sonuna kadar hak ediyor. Şimdi diyeceksiniz ki, daha incelemeye başlamadan ürüne övgüler yağdırmaya başladın diye… Ama bir sorun bakalım, neden?..

Amatör olarak fotoğraf çeken biri olarak DSLR ve aynasız olarak tabir edilen fotoğraf makinelerini kullanıyorum. İtiraf edeyim uzunca bir süredir Sony kullanıcısıyım. Geçmişte farklı markalarda fotoğraf makineleri kullanmışlığım vardır. Hatta bunlar arasında öyle makineler var ki, bugün antika değeri taşıyorlar. Zenith, Lubitel, Yashica, Asahi Pentax, Kodak, Polaroid, Canon, Nikon… Hatırladığım ve hatırlamadığım o kadar çok marka fotoğraf makinesi kullandım ki… Hem de 36 pozluk film günlerinden…

Zaman zaman çeşitli makineleri test etme fırsatı buluyorum ve deneyimlerimi fotoğraf severlerle paylaşıyorum. Çok teknik bilgilerden ziyade fotoğraf makinesinin elinizde size vermiş olduğu hissi anlatmaya çalışıyorum. “İyi makine-kötü makine” kavramına pek inanmıyorum aslında… Çünkü her biri birbirinden değerli markalar ve yeni bir ürün için binlerce insan çalışıyor bu markalar için…

RX100M4_Front_bgwhÖdüllü bir ürün ailesi

Sony’nin amiral gemisi a7RII’den sonra, RX100M4’ü çok merak ediyordum. Kompakt bir makine, benim gibi bir fotoğraf severin ihtiyaçlarını karşılayabilir miydi acaba? Aslında RX100 ürün ailesinin geçmişine doğru bir uzanmakta yarar var. Sony Cyber-shot ürün ailesinin 20,2 MP’lik bu kompakt makinesinin ilk duyurusu 2012 yılında yapıldı. Büyük başarı gösteren bu serinin ilk fotoğraf makinesi olan RX100, EISA (European Imaging and Sound Association – Avrupa Görüntüleme ve Ses Birliği) tarafından 2012-2013 yılının “En Gelişmiş Avrupalı Kompakt Kamera”sı olarak ödüllendirildi. Ayrıca ünlü Time dergisi de bu ürünü yılın en iyi icatlarından biri olarak seçti.

İlkinin duyurusunun üzerinden bir yıl geçer geçmez, Sony RX100’ün halefi olan RX100M2’yi 2013 yılında piyasaya çıkardı. Bu fotoğraf makinesi ilk sürüme oranla bir sürü yenilikle birlikte geliyordu. Yeni arkadan aydınlatmalı Exmor R CMOS sensor görüntü kalitesini çok daha yukarılara taşıyordu. Azami ISO ayarı 12,800’e yükselmişti. Bu da yüzde 40 daha fazla ışık hassasiyeti demekti. İlk sürümde sabit olan LCD ekran, hareket edebilir hale getirilmişti. Ayrıca çoklu arabirime sahip flaş yuvası da bulunuyordu. Hepsinden önemlisi fotoğraf makinesi Wi-Fi ve NFC gibi ağ teknolojilerini destekliyordu artık. Ayrıca Full HD (1080/24p) video çekimi de yapabiliyordunuz.

Yine tam bir yıl sonra ailenin üçüncü üyesinin duyurusu yapıldı. Yıl 2014’tü ve Sony’nin efsane DSLR modellerinden biri olan A77’nin Bionz X işlemcisi, küçük RX100M3’ün göğsünde atıyordu artık. Üstelik Zeiss marka Vario-Sonnar T lens de elden geçmişti. Selefinde yer alan flaş yuvası gitmiş ama küçücük etkili bir yerleşik flaş gelmişti yerine… Makinenin köşesinden fırlayan bir de OLED elektronik vizör (viewfinder) eklenmişti. RX100M3’ün işlevleri kişiselleştirilebiliyordu ayrıca… Manuel olarak kullanabiliyor, ayarları elle yapabiliyor, ya da diyafram veya enstantane öncelikli modları seçebiliyordunuz.

sony-dsc-rx100m4-hDördüncü nesil RX100

Haziran 2015… Sony hemen her yıl gelenekselleştirmiş olduğu gibi RX100 ailesinin dördüncü ailesini piyasaya çıkarttı. Seleflerinde de yer alan 1 inç (Yaklaşık 2,54 cm) 20,2 MP sensor ve 12800 ISO seviye değerlerinde herhangi bir değişiklik yoktu. Ancak, RX100M4, XAVC-S modunda 24, 25 ve 30 fps kare hızlarında 4K video çekebilme yeteneğine sahipti. İşte ben de sizlere RX100M4ile yaşadığım deneyimimden söz edeceğim.

Aslında, önce ölçülerinden başlamak gerekiyor anlatmaya… Örnek verirken “kötü örnek” olmak istemem asla ama, Sony Cyber-shot RX100M4, tam anlamıyla bir sigara paketi boyutunda… Sigara yerine onu kullanmanızı tavsiye ederim elbette… Ölçüleri 101.6 x 61.0 x 40.6 mm ve içine bataryasını, hafıza kartını koyduğunuzda bile 298 gr. geliyor. 300 gr. bile değil yani… Kolaylıkla, gömlek cebinize sığdırabiliyorsunuz…

Daha önce A77, A99 gibi DSLR tipinde fotoğraf makinesi kullananlar, hatta bir adım daha ileri gidelim, A7 serisi aynasız sahipleri, hatta ve hatta A6000 veya A6300 olanlar için bile çok küçük gelebilir. Ama sakın ola küçümseyici gözlerle bakmayın… Çünkü performansı sizi çok şaşırtacak…

Aktüel 21,0, efektif 20,1 MP çözünürlükte 13,2 x 8,8 mm ölçülerinde 1” CMOS sensor sahibi olan fotoğraf makinesi JPEG ve RAW biçimlerinde maksimum 5472 x 3648 piksel ölçülerinde çekim yapabiliyor ve bu da amatör bir fotoğrafçı için yeterince tatmin edici… Açıkçası A6000’in 6000 x 4000 piksel ölçülerinde fotoğraf çekebildiği düşünülecek olursa bu boyuttaki bir makine için bu performans oldukça başarılı…

RX100M4_RearCarl Zeiss farkı

Makinenin üzerinde Carl Zeiss Vario-Sonnar imzalı, 24-70 mm ölçülerine denk gelen 8,8-25,7 mm f/1.8-2.8’lik bir lens bulunuyor. Optik zum çarpanı x2,9, dijital zumda ise bu rakam x11’e yükseliyor. Geniş açıdayken 5 cm mesafeye kadar, zumdayken 30 cm mesafeye kadar netleme yapabiliyorsunuz. ISO ışık hassasiyeti 125-12800 aralığında ama genişletilmiş modda alt limiti 80’e kadar düşürebiliyorsunuz. Üzerindeki minik flaş neredeyse 10 metreye kadar etkili ve başarılı… Aslında video konusunda da hakkında konuşulacak çok şey var ama ben ağırlıklı olarak fotoğraf konusundaki yeteneklerden söz edeceğim.

Makineyi ele aldığınızda ön yüzünde, sağ tarafta lensin hemen altında Zeiss logosu ile karşılaşıyorsunuz. T kaplamalı Vario-Sonnar lens keskinlik ve kararlılık açısından kaliteli olduğunun imzasını fotoğraf makinesinin ön tarafına artmış. Lens, makine kullanılmamaktayken yaklaşık 1 cm civarında bir çıkıntı yapıyor dışarı. “Pancake” lakabını fazlasıyla hak ediyor. Fotoğraf makinesi çalıştırıldığında lensi koruyan perde açılıyor ve yaklaşık 4 santimi bulunan 24-70 mm’e tekabül eden lens fotoğraf çekmek üzere dışarı çıkıyor.

Peki, makine nasıl çalışıyor? Üç şekilde… Bir tanesi hemen RX100M4’ün üzerindeki güç tuşuna basarak… Tuşun ortasında bulunan yeşil ışık, makinenin çalışmaya başladığını gösteriyor. Bir diğer yol ise, makinenin ön yüzü size dönükken sağ tarafına denk gelen üst köşesindeki pop-up elektronik vizörün (view finder) açılmasıyla… Hemen makinenin sağ tarafında üzerinde “Finder” yazan mandalı kaldırdığınızda, elektronik vizör şapkadan fırlayan tavşan gibi çıkıyor. Bu işlemle fotoğraf makinesi de çalışır duruma geçiyor. Vizörün üzerindeki merceği kendinize doğru hafifçe çekerek görüntüyü düzeltebiliyorsunuz. Dışarı çektiğiniz bölümün üzerinde küçücük bir diyoptri ayarı mandalı bulunuyor. Bununla vizörü göz bozukluğu sorununuz varsa ayarlayabiliyorsunuz. Sony, o kadar küçük alana o kadar işlevsel şeyler sığdırmış ki, inanamıyorsunuz… Bir üçüncü yol ise, “Play” tuşuna basarak… Çektiğiniz fotoğraflara bakmak istiyorsanız, bu tuşa basın… Makine çalışıyor ve ekranda fotoğrafları inceleyebiliyorsunuz. Ama bu kez lens, çekim moduna geçmiyor, yuvasından çıkmıyor…

RX100aKüçük ama etkili bir pop-up flaş

Makinenin üzerinde yer alan pop-up vizörün hemen yanında pop-up flaş bulunuyor. RX100M4’ün arka tarafında üst çıkıntıda yer alan düğme ile flaşı devreye sokabilmeniz mümkün… Hemen sol tarafta güç düğmesi, deklanşör ve geniş açı-zum mandalı ve yakından bildiğimiz çekim modu tekeri bulunuyor. Deklanşör üzerindeki mandalı sağa çekince Zum in, sola çekince ise zum out yapabiliyorsunuz.

Arka yüzde neredeyse tüm gövde boyutunda, bazı profesyonel fotoğraf makinelerinde bile bulunmayan 3” boyutunda hareketli bir LCD ekran sizi bekliyor. Bu hareketli ekran sayesinde değişik açılarda fotoğraf çekmeniz çok kolaylaşıyor. Özellikle öz çekimler telefondan bile daha kolay  oluyor. Zaten LCD ekranı 180 derece çevirip öz çekim yaparken, otomatik olarak kendi kendine çekim modu devreye giriyor ve üç saniye geri sayım yapıyor. Sağ üst köşede Sony ürünlerinde neredeyse geleneksel hale gelen “Movie” düğmesi bulunuyor. Parmağınızın yanlışlıkla oraya gidip video çekimini aktif hale getirmemesi için ergonomik bazı düzenlemeler yapılmış. Hemen altında “Menü”, “Fn” düğmeleri ve ayar çarkı var. Çarkın altında da sağda silme tuşu, solda ise “Play” tuşu bulunuyor. Çok basit ve pratik…

Sol kenarda HDMI ve USB şarj bağlantısı yuvaları bulunuyor. Fotoğrafları ve videoları doğrudan televizyonunuzda izleyebilmeniz mümkün… Ancak, kişisel olarak bataryanın makine üzerinde şarj ediliyor olmasına ben bir türlü alışamadım. Bu arada batarya derken, doğrusu RX100M4’ün bataryası  gözüme o kadar küçük gözüktü ki, ne yalan söyleyeyim başta çok güvenmemiştim. İki saat kadar bir sürede JPEG + RAW olmak üzere toplam 90 + 90 kare bataryanın dişinin kovuğuna bile gitmedi. Batarya ömrünün 280 kare olduğu katalog bilgileri arasında yazıyor ama sanki biraz temkinli davranmışlar gibi geldi bana…

61fUk25btRL._SL1500_Fotoğraf makinesiyle gelen ilham

Bu yazıyı okuyanların bazılarının yüzüne müstehzi bir gülümseme yayılabilir ama ben bir fotoğraf makinesinin, özellikle sokak fotoğrafçılığı konusunda ilham verdiğine inanıyorum. Genellikle test ettiğim değişik fotoğraf makinelerinde bu duyguyu yaşıyorum. Bazı fotoğraf makinelerinde saatlerce dolaşıp bir kare çekemezken, bazılarında bir bereket, anlatmak ve anlamak mümkün değil… Dolayısıyla, RX100M4 ile her zamanki sokak fotoğrafı rotama doğru yola çıkarken, “Ya nasip” diye düşündüm içimden…

Taksim’den İstiklal Caddesi’ne doğru girerken hemen Fransız Konsolosluğu’nun karşısındaki tatlıcının vitrininde gördüğüm yansımayla siftah ettim. Tünel’den aşağı salınıp Galata Köprüsü’nden Eminönü’ne geldiğimde aradan iki saat kadar geçmişti ve yaklaşık 90 kare kadar fotoğraf çekmiştim. Bunların 10 tanesi de beni tatmin edecek nitelikteydi…

Sony RX100M4, özellikle seyahat, tatil ve altını çizerek söylüyorum benim gibi “sokak fotoğrafçılığı” tutkunları için ilaç gibi bir fotoğraf makine… Yurt dışında “Point and Shoot” adı verilen, Türkiye’de ise “Bas ve çek” denilen bu tür kompakt fotoğraf makinelerinin efendisi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Sokakta fark edilmemek, kalabalığa karışmak çok önemlidir… Bunu üzerinde 70-200mm zum lens olan bir fotoğraf makinesiyle yapamazsınız. Özellikle ortalığın çok gergin olduğu ülkemizde objektifini doğrulttuğunuz kişilerden ciddi tepkiler alabilirsiniz. Oysa, RX100M4 o kadar sıradan ve zararsız görünüyor ki, Galata Köprüsü üzerinde balık avlayan ve zaman zaman fotoğraf çekenlere ters davranan kişiler bile adeta poz verdiler.

RX100M4 ve bütünleşik Zeiss lens öylesine uyumlu ve hızlı ki, makineyi çalışır konuma getirmek, doğrultmak ve fotoğrafı çekmek saniyelerle ölçülüyor. Ayrıca enstantane öncelikli moda geçerseniz, 16 fps (saniyede 16 kare) gibi bir performansa ulaşıyorsunuz ki, tadından yenmez…

Aslında bu küçük makine hakkında ne kadar yazsak sayfalar almaz. Farklı çekim modları, değişik beyaz ayarları, dinamik aralık iyileştirmeleri… Birçok profesyonel DSLR’da bile bulunmayan türlü yeteneklere sahip… Evden çıkarken cebe atmayı unutmamanız gereken bir fotoğraf makinesi… Elbette birçok Sony fotoğraf makinesinde olduğu gibi RX100M4’te de Wi-Fi ve NFC desteği var. Bu sayede çekmiş olduğunuz fotoğrafları herhangi bir kablo bağlantısına gerek duymadan bilgisayarınıza, ya da telefonunuza gönderebiliyorsunuz.

Artık, tam kare çekim yapabilen Sony RX1RM2’yi şiddetle merak ediyorum, yetkililere buradan duyurulur…

Örnek fotoğraflar – @cemkivircik

Cevap bırakın