Podcast’lerin önlenemez yükselişi

0

ABD’de 100 milyonun üzerinde bir takipçi kitlesine sahip podcast’ler son zamanların en popüler uygulamalarından biri. Türkiye’de hatırı sayılır bir kitle podcast’leri takip ediyor, dinliyor. Peki ne oldu da podcast’ler kısa bir süre içerisinde bu popülerliğe ulaştı? İlk kez 2004 yılında Guardian gazetesinde bir yazıda Ben Hammersley tarafından kullanılan Podcast kelimesi, pratik kullanımda aslında 10 yıldan fazladır hayatımızda. Online’da belli formatlar özelinde süregelen tüketim çılgınlığı podcast’leri bugün karşımıza yeniden keşfettiğimiz bir uygulama gibi bırakıverdi. Nasıl mı?
 
Ekranların tükenmesi
Online’da tükettiğimiz içerikler tarihsel olarak diz üstü bilgisayar, tablet ve akıllı telefon ekranlarına kısıtlanmış durumda. Video içerikler son yıllarda popülerleşmiş olsa da pek çok kişi için internet ekrana bakmak ve bitmek bilmeyen haber güncellemelerini okumaktan ibaret. Başta heyecan verici olsa da şimdilerde sürekli ekrana bakmak pek çoğumuz için yorucu olmaya başladı. Ekranlardan yorulanlar için podcast’ler güzel bir alternatif her şeyden önce. Öte yandan podcast’leri rahat bir şekilde farklı aktiviteler yaparken eş zamanlı olarak da tüketebiliyorsunuz. Mesela spor yaparken ya da yemek yerken podcast dinlemek son derece popüler.
 
Üretim maliyeti
Video tüketimindeki çılgınca artış ile birlikte kısa bir zaman içerisinde tüketiciler tarafında teknik açıdan kaliteli içeriklerin ayırt edilebilmeye başlanması üreticileri ekipmana daha fazla para harcamaya mecbur kıldı. İlk başlarda ışıksız, kalitesiz ses ekipmanları ile video üreten YouTuber tayfasını kaliteli video beklentisi zorlamaya başladı desek abartmış olmayız. Youtuber’lar markalarla daha büyük prodüksiyonlu işlere giren ve zaman içerisinde bu büyük bütçelerin de piyasayı kıran alternatif isimler sayesinde aşağı çekilmesiyle bazı işlerde ışığı, sesi, farklı aksesuarları derken astarı yüzünden pahalıya gelen durumlarla karşı karşıya kaldılar. Buna karşın podcast üretimine baktığımız video prodüksiyon işine nazaran çok daha küçük maliyelerle karşılaşıyoruz. İçeriğiniz ya da hikayeniz iyi ise, başarılı bir podcast işi üretmek için tek ihtiyacınız yüksek kalitede bir mikrofon. Türkiye’de piyasası henüz çok fazla olmadığı için işin pazarlama tarafında ABD’den örnek vermek gerekirse; başarılı bir podcast için ortalama CPM 20-45 dolar arasında değişiyor. Buna karşın internet reklamları 1-20 dolar arasında, TV reklamları ise 5-20 dolar arasında değişiyor. Bu da üretmesi ucuz olan podcast’leri aynı zamanda ciddi bir kazanç kapısı haline de getiriyor.
 
Mobilite ve uzun video içerikler
Mobil cihazların hızlı gelişimi ve internetin mobilin gücü ile hızlanması podcast’lerin popülerliğini artıran diğer etkenler oldu. Artık hemen her yerde yeni içerikler indirmek ve ara vermeden dinlemek mümkün. Aynı durumu TV programları ya da diziler için ise söylemek mümkün değil. Video içerik tüketiminde akıllı telefonların küçük ekranları herkesin için yeterli olmayabiliyor. Diğer yandan video içerik formatlarında her gün yepyeni formatlar bularak videoların bir köşesinden çıkan ve tüketicileri canından bezdiren internet reklamları da açıkçası video içerikten kullanıcıları soğutmaya başlamış durumda. Öte yandan video üretiminde genelde tüketicilerin herhangi bir içerik tükettiği süreçteki dikkatinin giderek azaldığının üreticilerce çok fazla önemsenmediği söylenebilir. Genelde hiç birimiz birkaç dakikadan uzun videoları izlemiyoruz. Hızlıca sonuna gelmek istiyoruz ya da çoğu zaman tamamlamadan sayfayı terk ediyoruz. Dinleme konusunda ise dikkat kabiliyetimiz gözümüze göre çok daha gelişmiş durumda. Mesela kitap okumak ve video izlemek genellikle tam zamanlı bir konsantrasyon gerektirirken, bir şeyleri dinlerken çalışabilmek mümkün. İnsan doğasıyla ilgili bu durum podcast’leri kıymetli kılan bir diğer etken.
 
Podcast birkaç yıl önce onu ilk keşfeden bir grup sayesinde patlama yaşadı. Bu sayede podcast’lerin iyi bir fırsat olabileceği fark edildi ve içerik üreticileri de bu alana yöneldiler. Apple, iTunes ile önde gelen podcast yayın platformu olarak başı çekiyor. Yayıncılar tarafındaysa Statista’nın Ocak 2018 rakamlarına göre küresel bazda NPR, 121,5 milyon indirme ile bu alandaki lider yayıncı konumunda. Peki podcast’lere artan bu ilgi konusunda içerik üreticilerinin çıkarması gereken dersler neler?
 
I.Öncelikle tüketici tercihlerinin lineer bir doğrultuda gitmediğini kabul etmek gerek. Podcast’ler 8-10 yıl önce kısa süreliğine bir popülerlik yaşadı ancak tüketicilerin sosyal medyaya yönelmesi ile arka plana atıldı. Ancak şimdi yeniden popüler. Dolayısıyla hızlı değişen tüketici tercihlerinden ötürü tek bir alana çok fazla yatırım yapmak doğru bir adım değil.
II.Bir şeyin üretiminin pahalı olması onun markaya çok fazla katkı sağlayacağı anlamına gelmez. Önemli olan az bütçe ile ilgi çekici içerikleri üretmek. Podcast’ler de buna çok uygun aslında.
III.Mobil cihazların gelişmesi ve 4G podcast’lerin popülerleşmesinde önemli bir yere sahip. Çünkü bu sayede podcast’ler kolayca indirilebilir ve dinlenebilir hale geldi. Bu işin geleceğini ise AR ve VR gibi teknolojilerin belirleyeceğini söyleyebiliriz.

Görsel kaynak: sportscasterlife.com

Cevap bırakın