Need For Speed İnceleme

0

5

Bir dönemin otomobil kültürünü değiştiren efsanevi seri Need For Speed, tüm oyunculara hayallerindeki aracı kullanma şansı tanımış, bizleri efsanevi markaların efsanevi modelleri ile bir araya getirmişti. Seriden önce adını sanını duymadığımız birçok marka ve modelle bizleri tanıştıran seri, Underground ile birlikte modifiye kültürünün yaygınlaşmasına ön ayak olmuş, sokaklarda turbo seslerini kulaklarımıza taşımıştı.
2
Underground 2 ve Most Wanted ile adeta ortalığı kasıp kavuran Need For Speed serisi, Carbon ile birlikte duraklama dönemine girdi. Daha sonraki yapımlarla da durumu kurtaramayan Need For Speed, ne yazık ki uzun bir dönemdir kullanıcılar için çerezlik yapımlar ile gelmeye devam etti.

2015’te ise Ghost Games ile yeniden eski şaşalı günlerine kavuşmaya çalışan Need For Speed, eskisi gibi detaylı modifiye iddiası ile seriye adeta bir reset atmak istedi. 2015’de konsollar, 2016’da ise PC platformu için raflardaki yerini alan yeni NFS, DICE’ın geliştirmiş olduğu Frostbite 3 ile bizlere gerçek anlamda muhteşem grafikler sunmayı başardı.
3
Yeni NFS’nin en iddialı olduğu konu ise, Underground, Most Wanted ve Carbon’dan sonra özlem duyduğumuz detaylı modifiye seçenekleri oldu. Yeni NFS ile gerçekten de birçok araçta detaylı özelleştirmeler yapmamız mümkün, ancak bu seçenekler yine de Underground 2 ve Most Wanted’daki kadar detaylı ve sayıca fazla değil. Ghost Games bu iddiasını korumuş olsa da, oyuncular için yeterli seçenek sunmayı ne yazık ki başaramıyor.

Hikaye konusunda ise bekleneni yine veremeyen Need For Speed, bizlere klasik ve pek de merak uyandırmayan bir hikaye deneyimi sunuyor. Gerçek videolar ile desteklenen hikayede, kendimizi yakın hissedeceğimiz veyahut sevebileceğimiz bir karakter mevcut değil. Ayrıca oyunun hikayesindeki en büyük eksiklik, bir baş düşmanın net olarak karşımıza çıkmaması. Most Wanted’da aracımızı hileyle çalan haydutun peşinde hırsla koşarken, yeni NFS’de böyle bir hisse kapılmıyoruz.

Yeni Need For Speed’in bir başka iddiası ise, bir yarış oyununda kuşkusuz ilk dikkat çeken şey olan, sürüş dinamikleri. Eski NFS’lere oranla daha ağır bir sürüş deneyimi sunan yeni NFS’miz, her ne kadar keyifli ve hız hissini iyi yaşatan bir deneyim sunuyor olsa da, beklentilerimizi ve akıcılık arayışımızı karşılayamıyor. Ancak şunu da belirtmek gerekiyor ki, arcade yarış oyunlarının gittikçe azaldığı günümüzde, NFS yine de en iyi seçeneklerden biri.
4
Yapımın bir diğer dikkat çeken ve hatta tepkilere neden olan unsuru ise oyunun sürekli olarak çevirimiçi  bağlantı istemesi. Oyun içerisinde de sürekli olarak farklı yarışçılara rastlamamız mümkün. Bu durumun avantajları ve dezavantajları mevcut. Oyunun canlı ve dolu hissetirmesi açısından oldukça memnun edici bir özellik olan bu durum, ne yazık ki yarışların bile açık dünyada ve diğer oyuncular ile aynı ortamda geçmesi yüzünden can sıkıcı sonuçlar doğurabiliyor. Yarışlar esnasında sık sık farklı oyuncular ile çarpıştığım, hatta farklı oyuncular yüzünden yarış kaybettiğim bile oldu. Keşke Ghost Games, bu durumu engelleyecek bir seçeneği oyunculara sunsaydı dedim.

Genel olarak yapım bizlere eğlenceli vakit geçirtiyor olsa da, sanıyoruz ki eski NFS’ler kadar derin ve detaylı bir yapım arayışımız, bizler ile yeni NFS arasında daima bir duvar oluşturmaya devam edecek. Electronic Arts, bizlere yeniden tıpkı Underground veya Most Wanted’daki kadar sürükleyici bir hikaye, gelişmiş modifiye seçenekleri, ve yüksek sayıda içerik sunmadan, bizler hiçbir NFS’yi tam olarak beğenemeyeceğiz. Grafiklerin güzelliği de bir yere kadar demeden edemiyoruz. Ancak şunu da unutmamak lazım ki, şuan için piyasada bulunan en iyi arcade yarış oyunlardan biri, NFS’nin ta kendisi.

1

Cevap bırakın