Mesajlaşma bağımlısı mısınız?

0

Teknolojinin iletişim imkânları açısından yarattığı değişimlerin, insanoğlu için çok kısa sürede ciddi değişikliklere neden olduğunu gözlemlemek hepimiz için mümkündür. Bu değişim sürecinin hızını anlatabilmek için 20-25 yıl geriye gitmek yeterlidir. Bu süre, aslında insanlık tarihi için önemsiz olsa da, içerisine sığdırdığı büyük teknolojik değişimler düşünüldüğünde, insanlığın yapabilecekleri konusunda hayran olmamak elde değil. Teknolojinin, iletişim imkânları açısından değişimi öyle büyük ki, bir yeniliğe olan hayranlığımız bitmeden yenisi bizlere servis ediliyor. Doğal olarak bir döngü, hatta girdap içerisinde teknolojiden kendimizi alamıyor, iletişi teknolojilerini kullanma alışkanlıklarımız bağımlılığa dönüşüyor.

Mobil mesajlaşma trafiği SMS’le başladı…
Mobil teknolojiyle başlayalım. Doksanlı yıllarda hayatımıza giren cep telefonlarıyla beraber konuşma ve mesajlaşma kavramları hayatımızda yer edinmeye başladı. Birbiri ardında ortaya çıkan mobil operatörler, çeşitli avantajlı dakika paketleri ve kısa mesaj (SMS) paketleri sundular. Rekabet arttıkça, kullanıcılara sunulan SMS miktarları da artmaya başladı. Gençler arasında hızla yayılan SMS kullanımı, toplu mesajlaşmalar, adeta birer bağımlılığa dönüşür oldu. Bunu kanıtlayacak delil mi?  Aylık sınırsız SMS kampanyalarını, 10.000/11.000 mesajlık kampanyaları hatırlarsınız. Bu kadar çok SMS’in bir insana yetersiz gelebilmesi mümkün değildir. Nitekim bu kullanım hakkını dahi bitirmeyi başaran kullanıcılar ortaya çıkmaya başladı. Popüler olmak için, sosyal statü için en başta gençlerin hücum ettiği bir metottu.

Whatsapp SMS’i tahtından indirdi
Tabii zaman değişti, mobil sektör ilerledi ve bugün SMS’lerin önemi neredeyse kalmadı. Mesajlaşmak için mobil aplikasyonlar kullanıyoruz. Whatsapp,  Telegram, Viber, LINE, Snapchat, Kakao Talk gibi uygulamalar hayatımızda. Emoji gönderim olanakları, görüntülü görüşmeler, anlık videolu mesajlar, hikâye adı verilen durum paylaşımları gibi yenilikler hızla hayatımıza yerleşti ve kullanım istatistikleri sürekli artar duruma geldi. Mesajlaşma uygulamaları öylesine insanları bağımlı kılıyor ki, buluştuğunuz arkadaş ortamlarında birer yabancıya dönüştüğümüzü, her kişinin yalnızca akıllı telefonuna odaklanarak gerçek dünyadan uzaklaştığını gözlemlemek hiç de zor değil.

Arkadaşlarınızla yazışmak için internet kafelere gittiniz mi? 
Bütün bunlar olurken bilgisayar cephesinde neler oldu? Efsane IRC kullanımlarını kim unutabilir ki? Öyle ki anlık mesajlaşmanın miladı kabul edebiliriz. Evlerde internetin sık görülmediği yıllarda, internet kafeler IRC kullanan erkek ve kadınlarla dolup taşmaktaydı. IRC üzerinden kurulan arkadaşlıklar, sevgililikler… Saatlerinizi IRC sohbet odalarında harcamak mümkündü. Elbette bu da zamanla yerini başka uygulamaya bıraktı: Windows Messenger.


Messenger konusu öylesine geniş ki, ana konumuzdan sapmayı doğrusu istemiyorum. Ancak genç yaşlı, kadın, erkek, çocuk fark etmeden; internete erişimi olan herkesin en az bir defa kullandığı bir masaüstü sohbet platformuydu. Sürekli arka planda açık kalan, sabahları uyanıldığında çevrimdışı iletileri görmenin merakıyla yüzümüzü yıkamadan bilgisayarımızı açmamıza neden olan Messenger… Sanırım bu kadar bahsetmek yeterli.

Mesajlaşma geçmişinizi hatırlayın… 
Şimdi bütün bunları niye anlatıp da zaten bildiğiniz konularda size nostalji turu yaptırdım? Mesajlaşma kullanımına dair geçmişinizi hatırlayınız istiyorum. Sadece dünü değil, bugünü de unutmayın, yarını da öngörün. Eğer mesajlaşmak sizin için öncelikli işler arasına girmişse, kapalı konumda olan telefonunuzu sıklıkla “Acaba mesaj geldi mi?” kaygısıyla kontrol ediyorsanız, e-postalarınızı kontrol etme sıklığınız (iş vb. sebepler dışında) günde birkaç defadan fazlaysa, siz de mesajlaşma bağımlısı olabilirsiniz.

Evlilik bitiren mesajlar
Bizler, teknolojiyle bir bütün halinde yaşıyoruz. Hızla gelen yeniliklere sürekli adapte olmalıyız zira güncel yaşamdan geri kalmamak, bireyin kişisel gelişimi için son derece önemlidir. Ancak fazla mesajlaşmak, bunu bir bağımlılık halinde getirmek, dünyadan kopmak gerçekten gerekli mi? Unutmayınız bir-iki dakikalık mesajlaşma ve ileti kontrolleri, büyük sıklıklarla yapıldığında ciddi zaman israfına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra, hayatımızda olmasına karşın mesajlaşırken gözden kaçırdığımız nice güzellikler söz konusudur. Mesajlaşmanın neden olduğu ilgisizliğin gerçek hayata yansımasıyla noktalanan arkadaşlıklar, biten sevgililikler, hatta evlilikler…  “Evlilik de biter mi yahu?” diyebilirsiniz. En şiddetli olarak evliliğinize darbe vuracaktır mesajlaşma bağımlılığınız. Önünde sonunda kıskançlıklar yaşanır, ilgisizlik aşkı öldürür, karşılıklı ilginin kesilmesiyle oluşan uzaklaşmalar nihayetinde en sağlam birliktelikleri bile yok edebilir. Peki, değer mi?  Popüler olmanın hırsıyla, kendimizi önemli hissetme kaygısıyla mesajlaşmalara ayırdığımız bu denli süreler gerçekten değer mi?

Zaman yönetimi önemli

İnsanoğlunun vaktini değerli harcamasının pek çok yolu vardır. Zaman, yeniden satın alabileceğimiz ya da mesaj yoluyla bize hediye verilebilecek bir değer değildir. Bu nedenle vaktimizi verimli kullanmaya, kendimizi geliştirmeye; hobiler, uğraşılar ve beceriler kazanmaya ihtiyacımız var.  Sizi değerli kılacak olan, başarılarınız ve sahip olacağınız gerçek anlamda sosyal nitelikler olacaktır. İnternette mesajlaşmanın fazla olması durumda, birey olarak kayba uğrayacağımızı bilmek durumundayız.

Kendinizi değerlendirmekle işe başlayınız. Ne kadar mesajlaşıyorsunuz? Gerçekten mesajlaşmalarınız gerekli mi? Bunu azaltarak reel iletişime ve sosyalleşmeye ağırlık vermeniz, sizi depresyon ve sosyal fobi gibi modern çağın rahatsızlıklarından korumaya yardımcı olacaktır. Sanal değil, gerçek iletişim…  Yaşam mottonuz bu olsun. “Mesajlaşma bağımlısı mısınız?” bunu kendinize sorun, sormaktan korkmayın. Bağımlılığınızı kabullenip kendinizi frenleyerek, bambaşka bir dünyayı ve gerçek hayatı keşfe çıkabilirsiniz.

Elbette kullanın, elbette mesajlaşın, ancak bağımlı olmamak için telefonunuzla aranıza biraz mesafe koyun. Yaşadığınız an, değerlidir. Boşa geçmesine izin vermeyin.

Cevap bırakın