MediaMarkt ile daha iyiye, hep birlikte daha sürdürülebilir bir dünyaya

0

Son yıllarda hayatımıza giren ve günümüzün en önemli konularından biri haline gelen sürdürülebilirlik, basitçe üretim ve çeşitliliğin devamlılığı sağlanırken insan yaşamının daimi kılınabilmesi anlamına geliyor. Diğer bir ifadeyle, kendi ihtiyaçlarımızı gelecek nesillerin ihtiyaçlarından herhangi bir ödün vermeden karşılanabilmesi demek.

Sürdürülebilirlik yani “Sustainability” kelimesi yukarıdaki tanımıyla hayatımıza büyük ölçüde 1983 yılında Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan “Ortak Geleceğimiz” başlıklı raporla birlikte girdi. Ekolojik, ekonomik ve toplumsal boyutları kapsayan bütünsel bir yaklaşım olan sürdürülebilirliğin özünde gelecek nesillere her açıdan yaşanabilir bir dünya bırakmak yer alıyor. Sürdürülebilir bir gelecek dediğimizde, kendini yenileyebilen temiz bir doğal çevre, eşitlik ve refaha dayalı sosyal koşullar ve hem toplumu hem de çevreyi gözeten ekonomik bir sistemden bahsediyoruz. Birçok durumda sürdürülebilirlik yalnızca çevreyi koruma ile ilişkilendirilse de odağında doğal çevre, ekonomi ve toplum bulunuyor.

Döngüsel ekonomi önem kazanıyor

Bireylere, şirketlere ve devletlere büyük görev düşüyor. Bireyler açısından baktığımızda artık birçok kişinin ürün ya da hizmet satın alırken sürdürülebilir ürünlere ya da sürdürülebilirlik konusunda başarılı şirketlere öncelik verdiğini görüyoruz. Özellikle pandemi süreci ve son yıllarda gündemde olan iklim değişiklikleri bireylerin bakış açısını büyük ölçüde değiştirdi. İşletmeler de bunun farkında ve sürdürülebilirliğe önem veren şirketlerin sayısı her geçen gün artıyor. Döngüsel ekonominin önemi artıyor. Birçok işletme ürünlerinde geri dönüştürülmüş malzeme ya da yeniden kullanılabilir malzemeler kullanıyor. Bu aynı zamanda ülkeler açısından dışa bağımlılığın azalması anlamına da geliyor. Sürdürülebilirlik konusunda oldukça önemli adımlar atıyorlar. Diğer taraftan devletler de sürdürülebilirliğin önemini anlamış durumdalar ve sürdürülebilirlikle ilgili düzenlemelere gidiyorlar. Net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için AB’de ciddi yaptırımlar getiriliyor. AB’de atılan adımlar arasında karbon fiyatlaması, enerji piyasasının tamamen dijitalleştirilmesi ve daha iddialı enerji ve iklim planları yer alıyor. AB’de başlayan bu akımın tüm dünyaya yayılması bekleniyor.

Daha İyiye…

Avrupa’nın en büyük tüketici elektroniği perakendecisi olarak MediaMarkt, insanlar, toplum ve çevre için büyük önem taşıyan küresel zorlukların ele alınmasında lider rol üstleniyor. Bu doğrultuda sürdürülebilirlik iş yapma şekillerinden insan kaynaklarına ve tedarik zincirinden ürünlere kadar tüm süreçlere yansıyor. MediaMarkt, sürdürülebilirlik hedeflerini şeffaf bir şekilde gerçekleştirmek için sosyal adalet ve çevreyi koruma gibi ilgili tüm unsurlara odaklanan programlar geliştiriyor.

Doğaya ne iyi gelir? Kaynakları nasıl koruruz? Ürün adil koşullarda mı üretilmiş? Bunlar ve bu gibi daha pek çok sorunun yanıtını vermek her zaman kolay olmuyor. Bu nedenle MediaMarkt, sürdürülebilir bir yaşam hedefine daha rahat ulaşmak için tüm bilgileri içeren “Daha İyiye” programını geliştirdi. MediaMarkt müşterileri “Daha İyiye” logosunu taşıyan ürünlerin adil koşullarda üretildiğinden emin oluyor. Yalnızca bağımsız bir test kuruluşu tarafından sürdürülebilir ürün olarak onaylanan ürünler “Daha İyiye” logosunu taşımaya hak kazanıyor. Bağımsız test kuruluşları ürün kategorilerine özel hem sürdürülebilirlik hem de sosyal anlamda üretim, içerik, enerji verimliliği, emisyon bilgileri ve geri dönüştürülebilirlik gibi kalemlerde şartlar belirliyor ve ürünlerin bu gerekliliği karşılayıp karşılamadıklarını kontrol ediyor.

“Daha İyiye” programı kapsamındaki ürünleri görmek için MediaMarkt’ın web sitesinde özel bir filtre bulunuyor. Daha İyiye programı ve MediaMarkt’ın sürdürülebilirlik konusundaki çalışmaları hakkında daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Cevap bırakın