Londra’dan Rio’ya olimpiyatları değiştiren teknolojiler

0

nikeGeçtiğimiz yüzyılda yaşanan teknolojik gelişmeler spor ve atletik performansların gelişmesinde önemli bir rol oynadı. 1970’li yıllarda Nike’ın yeni koşu ayakkabılarını piyasaya çıkarması, 2008 yılında Speedo’nun şu anda yasaklanan LZR koşu takımı değişiklik yaratan önemli teknolojilerdi. 2012 yılında Londra olimpiyatlarında olduğu gibi bu yıl geride bıraktığımız Rio olimpiyatlarında da teknolojinin olimpiyat oyunları ve sporcular üzerindeki etkisi büyük oldu. Bu haftaki yazımda olimpiyatları dönüştüren teknolojileri bir araya getirdim.

3D yazıcı ve vücut tarama
Mühendisler uzun yıllardır ağırlık ve sürtünmeyi azaltma üzerinde çalışıyorlar. Bazı durumlarda ise teknoloji o kadar iyi çalışıyor ki diğer sporcular için adaletsizliğe sebep olabiliyor, tıpkı Speedo’nun LZR takımında olduğu gibi. Günümüzde teknoloji şirketleri bu konu ile ilgili yeni teknolojiler üzerinde çalışıyorlar. 3D yazıcılar ve vücut tarama yöntemlerinin de kullanılmasıyla bu alanda çok daha başarılı sonuçlar elde edilmeye başlandığını söyleyebiliriz.
3D yazıcı ve vücut tarama yöntemleri ile doğru malzemeler bir araya gelince her bir sporcunun vücuduna özel tasarımlar yapılabiliyor. 2012 yılında pek çok yüzücü Speedo’nun daha az efor harcamalarına yardımcı olan başlığı “FatSkin”i kullanıyordu. Daha uygun tasarımlar için Speedo şu anda 3D tarama yöntemi ile sporcuların baş ölçülerini alarak kişiye özel tasarımlar yapıyor.
3D yazıcı teknolojisinin öncülerinden Nike ise koşucular için bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Silikondan üretilmiş olan sporcuların bant şeklinde kol ve bacaklarına takabileceği bu malzeme rüzgarlı tünelde test ediliyor ve hava akımını koşucudan uzaklaştırarak koşma hızını arttırıyor. Saniyenin 10’da birinin altın değerinde olduğu olimpiyat oyunlarına bu teknolojiler oldukça önem taşıyor.

Hassas hareket izleme sensörleri
Giyilebilir fitnes ve hareket izleme sensörleri 2012 Londra Olimpiyat oyunları öncesinden beri kullanılıyor. İzleme ve analitik yazılım şimdilerde olimpiyat atletleri antrenmanlarının ayrılmaz bir parçası haline geldi.
Yüzme ve koşma gibi dayanıklılığa dayalı sporlar yapanlar için anaerobik çıktı, beslenme ihtiyaçları ve biyometrik istatistik ölçümleri bu yöntemlerle yapılabiliyor. Hassasiyetin efordan daha önemli olduğu sporlar için ise artık hareket izleme sensörleri mevcut. Olimpiyatlarda bu yılki Amerikan takımı dalgıçları atlama yüksekliği, takla açı ve hızı, suya girerkenki vücut hizasını ölçmek için suya dayanıklı giyilebilir teknolojiler kullandılar.

Doping testi
Rusya’nın geçtiğimiz günlerde fark edilen ve ülkeye oldukça pahalıya mal olan doping programı antidoping testlerinin önemini bir kez daha hatırlattı. Neyse ki illegal madde kullanımını durdurmaya yönelik çalışmalarını sürdüren teknoloji firmaları sayesinde bu olimpiyatlar tarihinin en temiz oyunlarını görmüş oldu.
Yeni geliştirilen modellerden biri sayesinde yalnızca bilinen doping maddeleri test edilmekle kalmıyor aynı zamanda anormallik gösteren yeni durumlarda tespit edilebiliyor. Bu yöntem big data metodunu kullanarak mümkün olduğunca fazla örnek test etme ve atletik performans trendleri ile karşılaştırarak data seti içindeki anormal durumları tespit etmeye dayanıyor. Diğer bir test yöntemi performans arttırıcı gen tespiti. Bu testle atlete kırmızı kan hücrelerini arttırarak performansını yükselten yapay DNA erythropoietin (EPO) hormonu verilip verilmediği tespit edilebiliyor.

Tokyo 2020’de bizi neler bekliyor
Rio henüz geride kalmışken Tokyo 2020 olimpiyatları için hazırlıklar şimdiden başladı. Tokyo’nun planları arasında stadyuma girişlerde yüz tanıma sistemi kullanımı, sürücüsüz taksi ulaşımı gibi uygulamalar mevcut. Tabi aynı durum atletler için de geçerli. 2020 yılında çok daha gelişmiş malzeme ve performans takip sistemleri geliştirilmiş olacak.

Bunun yanında şüphesiz günümüzde henüz geliştirilmemiş yepyeni teknolojiler de göreceğiz. Bu teknolojilerden biri big data. Şimdilerde atletler big data kullanımı ile kendi vücutlarından ve yarış sonuçlarından çok daha fazla şey öğrenebiliyor. Giyilebilir teknolojinin artması, daha iyi izleme sistemleri, takım ve atletlerle çalışan veri odaklı şirketler ile birlikte big data 2020 Tokyo olimpiyatlarında çok daha büyük rol oynayacağa benziyor.

Görsel kaynak: techtracks

Cevap bırakın