İnternet çocukların geleceğini nasıl şekillendiriyor?

0

İnternet çocuklar için harika bir iletişim aracı, bunu inkar edemeyiz. Üstelik okul ödevlerini araştırmak, öğretmenler ve diğer çocuklarla iletişim kurmak ve etkileşimli oyunlar oynamak için oldukça sık kullanılıyor. Ancak internet ortamında çocuğunuzu sadece iyi şeyler beklemiyor. Uygunsuz içerik, sanal zorbalık ve çevrimiçi uygunsuz davranışlar gibi riskler çocukların güvenliğini tehdit ediyor. Çocukların kullandığı uygulamaları ve web sitelerini takip eden avcılar yeni bir arkadaş edinmek isteyen çocuğunuza zarar verebilirler. Bu nedenle çocukların sağlıklı gelişimi ve çevresiyle iletişimi konusunda ebeveynlerin oldukça dikkatli olması gerekiyor.

Çocuğunuzun güvenliğini riske atmayın
İnternet artık yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası. Dolayısı ile çocukların gelişimini de etkiliyor. Dijital dünyaya doğan çocuklar, bu dünyaya uyum sağlama ve var olabilme mücadelesi veriyor. Bu noktada ailelere düşen birinci görev çocuklara yabancısı oldukları bu ortamda rehberlik etmek ve çevrimiçi iletişim kurallarını öğretmek. Bunun dışında en önemli konulardan biri de çocukların çevrimiçi ortamda güvenliği. Nasıl ki çocuğunuzun hiçbir eğitim almadan ve reşit olmadan araba kullanmasına izin vermiyorsanız, gerekli eğitimleri ve tedbirleri almadan internet kullanımına da aynı hassasiyeti göstermeniz gerekir. Çocukların internet ve sosyal medyaya denetimsiz erişmesi son derece risklidir. Bu yüzden fiziksel dünyadaki risklere karşı duyduğunuz kaygıların, online dünya için de geçerli olması gerekir.

Keza çocuklar büyüdükçe ve geliştikçe, güvende olma konusunda rehberliğe ve desteğe ihtiyaç duymaya devam ederler. Bazen anne-babalar, gençlerin çevrimiçi dünyalarına aşina olmadıklarından, çocukların online dünyada yaşayabilecekleri güvenlik risklerini göz ardı ediyorlar. Çocuğunuzun ruh ve beden sağlığı için çok geç olmadan gerekli önlemleri almanızı tavsiye ediyorum.

İnternetin arka sokağı: Deep Web

İnternetle ilk tanışmam lise yıllarında olmuştu. O zamanlar web sitelerinin sayısı da oldukça azdı. Dolayısı ile ekosistem şimdiki kadar gelişmediği için internetin arka sokakları o yıllarda yok denebilecek kadar azdı. Ancak ailemiz tarafından her konuda sık sık tembihlendiğimiz için internetin arka sokaklarından değil, İstanbul’un arka sokaklarından korkuyorduk. Şimdiyse durum değişti… Artık her türlü illegal içeriğe internetin arka sokağı deep web aracılığı ile ulaşmak mümkün. Diğer taraftan bu tarz için deep web’e de girmeye gerek yok ayrıca. Sıkça kullandığımız Facebook, Twitter, Instagram ve Snapchat’in de başı uygunsuz içerikle fena halde dertte. Dolandırıcıların ve çocuk istismarcılarının da favorisi olan bu sosyal ağların en büyük problemi ise yaşını büyük göstererek platforma üye olan çocuklar! Belki yaygın kullanılıyor diye çocuğunuzun bu uygulamaları kullanmasına ses çıkarmayabilirsiniz ama yetişkin içeriğin paylaşıldığı bu platformlar çocuğunuzun gelişimini olumsuz yönde etkiliyor.

Abur cuburla beslenen YouTube fenomenleri
Son zamanlarda internetin beni nasıl bir insan olarak şekillendirdiğini ve internette olmasaydı ne yapacağımı düşünüyorum. Bizler internetle büyüyen bir nesil olarak bugünün gençliğini nasıl yetiştirdiğimizin bilincinde olmalı ve çocukları olumsuz içeriklere karşı korumalıyız. Dikkat ederseniz artık okuyan, araştıran ve sorgulayan bir gençlik yok. Her şeyi YouTube videolarından öğrenmeye çalışan, nitelikli içerik üretemeyen ve daha doğrusu tüketime odaklanmış , sağlıksız bir gençlik yetiştiriyoruz. Bunu bana düşündüren geçenlerde YouTube’da rastladığım abur cubur videoları oldu. Çocuklar zincir marketlerden satın aldıkları oldukça ucuz ve sağlıksız gıdaları tüketerek, izlenimlerini paylaşıyorlar. Hepsi sanki yıllardır televizyonda program yapıyor gibi özgüveni yüksek ve kendini ifade etmek konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamıyor. Uzmanlar ve aileler her ne kadar sağlıklı beslenme trendine uymaya çalışsa da çocuklar akranlarından geri kalmak istemiyorlar. Her geçen gün daha da yayılan bu trendle birlikte obez ve internet bağımlısı çocuklar yetişiyor. Bu konuda yetkililerin önlem alması ve YouTube’un da bu trende bir dur demesi gerektiğini düşünüyorum. Diğer taraftan artık kaydadeğer içerik üretmek için pek kimsenin çabaladığı yok. Çünkü okumuyoruz! Aynı şekilde çocuklar da okumuyor.  Okumak için Instagram hesapları ve tüm yaşamlarına adanmış hashtag’ler var. Hikaye kitaplarının ve romanların yerini ise story’ler almış durumda!

Ancak internet benim hayatımda bir seçim oldu ve kariyerimi bu yönde inşa ettim. İnternette var olabilmek ve kendi hakkımda “olumlu bir izlenim” bırakabilmek  için yıllardır tüm fırsatları değerlendiriyorum. Bugün, internet çocuklar için keşfedilmesi gereken bir seçenek değil, ekmek ve su gibi bir ihtiyaç haline geldi. Bu noktada internetin olumsuz taraflarını da sorgulamak, uygunsuz içeriğe karşı önlem almak bizim için son derece önemli. İnterneti, hem iyiyi hem de kötüyü öğrenmeme yardımcı olan önemli bir gelişim aracı olarak değerlendiriyorum. Ama aklımın bir köşesinde, hiç internet kullanmamış biri olsaydım ne yapacağımı merak ediyorum. Sahi, siz ne yapardınız?

Cevap bırakın