Yenilenebilir Hücre Sayesinde Süper Kahraman Olmak Mümkün

0

İnsanoğlu ölüm bilincine vardığından beri evrim süreci değişti. Dürtüleriyle hareket eden ilkel avcı halinden sıyrıldı. Yaşamda kalmak için daha az risk alan, daha temkinli ve nihayetinde de daha modern bir kimliğe büründü. Ölümü yenmek için aklını kullanmaya başlayan insan ateşi ve tekerleği bularak bir anlamda bilimin de temellerini attı. İşte bilim dünyası dur durak bilmeden ölümü alt etmenin yolunu arıyor. Tabii bilim çevreleri bu çok iddialı söylemin altında kalmamak için ifadelerini yumuşatıyor: Ömrü uzatmak, genç kalmak bunlardan birkaçı… Son dönemde ise yenilenebilir hücre araştırmaları tavan yapmış durumda. Bilim açısından ölümle savaşmak için ölümsüzlüğe giden yol hücrelerimizi yenilemekten geçiyor.

hücre
Doğru besin ve protein ile hücreler arası köprüler kurmak mümkün

Kök Hücre

Kök hücre araştırmaları hücre yenilemenin anahtarı gibi gözüküyor. Son bulgulara göre kök hücre içerisinde yer alan yaşlanma ile ilgili kısımlar TOR ismi verilen bir sistem tarafından kontrol ediliyor. Özel tipte bir besin yüklemesiyle TOR’a gönderilen mesajlar hücrelerin yaşlanmasını büyük ölçüde durduruyor. Fareler üzerinde yapılan deneylerde başarı yakalayan bilim insanları ölen hücrelerimiz ile yenilenen hücrelerimizin sayısı arasında sayısal bir denge oturtmaya çalışıyor. TOR’a giden özel besin sistemine benzeyen bir gelişme de kısa bir süre önce zebrabalığı araştırmalarından geldi. Duke Üniversitesi’ndeki araştırmalara göre bu balığın yapısı omuriliğimizin kendini yenilemesini sağlayabilir. Zebrabalığının protein takviyesi ile hücreler arasında köprü kurduğu ve bu köprü ile zayıflayan hücrelerin birbirine bağlanıp güçlendiği tespit edildi. Uygulamayı omuriliğimize aktarıp tüm sinirlerimizde süreci tekrarlamak teoride mümkün.

Doğa Gözlemi

Irk olarak insanlar hücre yenilenmesinin peşinde olsa da doğada bunun örnekleri mevcut. Denizanaları, belli tip akrepler ve solucanlar uzuvlarını yitirseler bile Deadpool gibi sıfırdan çıkarabiliyorlar. Washington Üniversitesi’nde biyoloji profesörü olarak bu alanda araştırmalarına devam eden Billie Swalla’a göre biz de bazı canlılar gibi kendimizi yenileyebiliriz. “Kısmi olarak, saçımız ve tırnağımız uzuyor, derimiz değişiyor ama tam anlamıyla bir yenilenme için bir şeyler bizi geri tutuyor.” Swalla ve ekibi hayvanları derinlemesine araştırıp yenilenmeyi sağlayan genleri tespit etmeye çalışıyor. Birçok bilim insanı da bu genlerin bizde mevcut olduğuna ve doğru müdahale ile kuyruğu kesik kertenkele gibi uzuvlarımızı sıfırdan uzatabileceğimizi düşünüyor. Bu buluş gerçekleşirse organların da kendi kendini üretmesi söz konusu olacak.

Görüldüğü gibi canlıları araştırıp, hücre ve besin dengesi ile Deadpool ve Wolverine gibi Süper Kahraman’a dönüşmemize az kaldı. Tabii insan kibri ya da ilahi kader bize engel koymazsa…

Cevap bırakın