Gran Turismo 7 İnceleme

0

Oyun dünyasının geneline baktığımızda futbol gibi popüler bir diğer oyun türü yarış oyunlarıdır. Farklı türlerde otomobil yarışlarına ilgi duyan çoğu oyuncu bu türe dahil olan oyunları ilgiyle bekler. 420’den fazla otomobili bünyesinde barındıran gerçek bir sürüş simülatörü Gran Turismo 7 sonunda oyuncularla ile buluştu. Bakalım Gran Turismo 7 bize neler sunuyor.

Gran Turismo 7’yi anlatmaya başlamadan önce GT7’nin diğer yarış oyunlarından nasıl bir farkı olduğuna dikkat çekersek daha doğru bir başlangıç yapmış oluruz.

Farklı bir sürüş tecrübesi ve oynanabilirliği piste dökmenizi sağlayan, kullanmaya başladığınız her aracın farklı sürüş deneyimini, standart otomobil sınıfından yarış serilerine kadar yumuşak kullanımdan daha sert ve sportif kullanımlara uzanan bir katalog var elimizde. Araçları belli kapsamlar dahilinde istediğiniz gibi modifiye edebilmek, ister sıfır, isterseniz ikinci el araç havuzundan uygun fiyata araç bulabilmek, hayalinizdeki araç koleksiyonunu toparlamak, onları istediğiniz gibi özelleştirebilmek hepimizin hoşuna gidecek başlıklar arasında. 24 Aralık 1997 yılında çıkan ilk Gran Turismo oyunundan bugüne oyun dünyasında taşları yerinden oynatan ve standartları belirleyen, oyuncu için en iyi sürüş deneyimini sunan bir yapım olarak hafızamızda yerini aldı.

Buraya kadar anlattığımız şeyler sizi korkutmasın, Gran Turismo 7 kesinlikle çok agresif bir simülatör tarzında yapım değil. Direksiyon setiniz olmasa bile harika bir şekilde oyundan zevk alabileceğinizi söyleyebilirim.

Giriş aşamasından sonra artık Gran Turismo 7’yi, bize sunduklarını ve deneyimlediğim süre boyunca gördüklerimden bahsedebilirim.

Öncelikle otomobiller üzerine dev bir görsel ansiklopedi ile karşı karşıyayız. Bunu sadece 420’den fazla aracı koleksiyonunuza eklemek olarak algılamayın. Bunun çok daha fazlasını oyun size sunuyor? Çok daha fazlası nasıl diye kendinize soruyor olabilirsiniz. Şöyle bir örnek verelim, daha önce Ferrari ya da BMW gibi araba üreticileri için hazırlanmış özel kitapları hiç kitapçılarda gördünüz mü? Örneğin “BMW M: 50 Years of the Ultimate Driving Machines” bunlardan biridir. 50 yıllık bir efsaneyi size görsel ve yazılı olarak anlatır.

Gran Turismo 7, aynı bu kitabın etkisi gibi bir doluluk etkisi bıraktı üzerimde. Görsel anlamda otomobil dünyasının ikonik isimlerini sadece pistte yarıştırma aşamasında değil, Gran Turismo Cafe görevleri ve menü kitabında yer alan ikon araçların toplanması, onlara ait kritik infoları veren senaryo akışı, marka merkezi ile sunulan oto galerisi ile oyuncu üzerinde fark yaratıyor. Örneğin BMW markası altında oto galerisinde Z8’i seçip daha fazla bilgi derseniz, 007’nin ünlü Bond otomobillerinden biri olarak rol alıp sinema perdesinde yıldız haline geldiğini oyunda öğrenebiliyorsunuz. Aynı aracın ilham kaynağının BMW 507 olduğunu ve kaputunun altında 400 BG kapasitede 5L V8 bir motor olduğunu, tüm modellerinde 6 vitesli manuel şanzıman bulunduğunu da öğrenebiliyorsunuz. Bu sadece bir örnekti. Kanal sekmesine geçtiğinizde BMW tarihine dair video içeriklerle karşılaşıyorsunuz. Müze sekmesine bastığınızda BMW’nin tarihinden önemli kırılma anlarını timeline olarak görebiliyor ve okuyabiliyorsunuz. İlgili yerler sekmesinde ise dünya üzerinde farklı BMW merkezlerinden fotoğrafları görebiliyorsunuz. Bunu çoğu otomobil markası için kurcalayabiliyor olmak, bu kadar bilgi içinde yüzmek harika bir his.

Sadece bilgi de değil, elde edeceğiniz araçları fotoğraf modunda dünyanın farklı yerlerinde pozlayarak değişik kareler elde edip bunları arşivleyebiliyorsunuz.

İşin oyun kısmına geri döndüğümüzde ise Gran Turismo 7 serüveni sizi kolaydan zora doğru bir akışa davet ediyor. Günümüzde sokaklarda görebileceğiniz araçlardan, pistlerin tozunu atan canavarlara, kamyonet ve jip tipi araçlar dahil araçları yarışlar boyunca sürebiliyorsunuz.

Bir klasik olarak katılacağınız yarışlar için önce sürücü lisansı almak işin en önemli kısmı. Bu lisans aşamasında araçları nasıl sürmeniz ve yarış içinde nasıl davranmanız gerektiğine dair kritik noktalarda sınavlara maruz kalıyorsunuz. Nerede gaza basmanız, nerede fren yapmanız, rakiplerinizi nasıl geçmenize dair bütün bu önemli ufak bilgiler ışığında daha iyi tur zamanlarını cebe indirmeniz çok olası bir durum. Oyunda ilerledikçe modifiye merkezi, kozmetik güzelleştirmeleri yaptığınız GT Auto garajı, Efsanevi Otomobiller galerisi, İkinci El araçlar pazarı, Görevler merkezi ve Lisans merkezinde de yeni opsiyonlar sunuluyor.

Kafe’de bulacağınız Menü kataloğu size 39 farklı konseptte aracın hikayesini anlatırken garajınızda da farklı araçları toparlamanızı sağlıyor. Dünya pistlerinde çeşitli yarışlara katılabiliyorsunuz. Dinamik hava koşulları eşliğinde yarışmak, gece gündüz değişimi ile kimi zaman zor kimi zaman eğlenceli anlar sizi bekliyor. Daha iyi tur zamanları yakalamak için yumuşak pist lastikleri ile çıktığınız bir yarış esnasında havanın bozması ile bastıran yağmur eşliğinde temkinli bir yarış sizi bekliyor olabilir.

Oyunda bir aracı kontrol etmek sanılanın aksine hem çok kolay hem de çok zor. Aracın Standar hali ile modifiye etmeye başladığınızdan sonra gelişimlere verdiği tepkiler oldukça farklı. Bir aracı Spor, Takım Sporları, Yarı-yarış, Yarış ve Ekstrem kategorilerinde modifiye edebiliyorsunuz. Aracınızın motor bloğuna göre hava filtresi, susturucu, fren balataları, süspanyion, lastik ve kasanın ağırlığını azaltma gibi basit yükseltmeler ile güçlendirmenin dışında, motor bloğunda silindir hacmini değiştirmek, fren kitlerini güncellemek, debriyaj ve volan değişimi, şanzımanı kısa oranlı kullanmak gibi opsiyonlarınız var. İşi biraz daha ciddiyete götürdüğünüzde krank milini, RPM üzerinden turbo takviyesi, düşük devir için güçlendirici kompressör, ara soğutucu, nitro ekleme gibi daha da detaya inebiliyorsunuz. Tamamen özelleştirilebilir parçaları monte ederek modifiye seçeneklerini komple manuel hale de getirebiliyorsunuz.

Yapacağınız her değişiklik bir önceki tur zamanınızı farklı etkiliyor. Aracı daha hafifletirseniz bu defa dengesini korumak için farklı bir ağırlık dengelemesi, fren kontrolü de yapmanız gerekiyor. Buna bağlı olarak virajlarda nasıl konum almanız gerektiği de değişiyor. Pistlere göre bu değişiklikleri gerçekleştirmeniz, aracınızın önden çekişli, arkadan itişli olması gibi konulara dikkat etmeniz, Turbo bulunup bulunmaması da önemli konular arasında.

Bütün bu teknik detayları piste çıktığınızda daha iyi fark ediyorsunuz. Standart bir araç ile tur atmak ve güçlendirilmiş bir araç ile tur atmak arasında hem kontrol, hem yarış hissi açısından dağlar kadar fark oluyor. Örneğin Turbo şarj ya da kompressör eklenmiş bir aracın bol virajlı bir pistte kontrolü cidden ustalık gerektiriyor. Gamepad üzerinde tetik mekanizması ile hem gaz hem fren pedallarına hakimiyet kurabiliyorsunuz. Yarım tetik bastığınızda normal gaz tepkisi veren araç, tetiğin biraz daha basılmasında turboyu devreye alıyor ve aracın ileri doğru fırlamasını, hızlanmasını rahatlıkla görebiliyorsunuz. Gerçek hayatta olduğu gibi o anlarda araca iyi hakim olmak, pistte tutabilmek önem kazanıyor. Hızlanma kadar frenleme de önemli. Frene basılı tutmak ile basıp çekmek, ani dokunuşlar ile sert virajlar almak, arabanın nereye yattığını fark edip ona göre yönelmek önem kazanıyor.

Bir diğer sürüş ile önemli nokta ise yağmur ile pist yüzeyinde ortaya çıkan tutuş hissi. Normalde rahat döndüğünüz virajlar, suyun yüzeyde oluşturduğu kaygan bölgeler ile bir anda sizi yoldan dışarı doğru savurabiliyor. Ya da tam tersi olarak viraj alarak girdiğiniz bir tünelde pistin kuru olmasından dolayı ani bir kavrama noktası elde edebiliyorsunuz. Çok ince ve basit gibi gözüken detaylar sizi saniyeler içinde farklı kas refleksleri göstermeye yöneltiyor. Kümülatif olarak aracın bütünlüğünün sürüşe etki ettiği nadir yapımlardan biri karşımızda duruyor.

Oynanış içerisinde beni en çok etkileyen 2 noktayı da sizinle paylaşmak istiyorum. Standart bir aracın piste çıktığında vites değiştirme sırasında verdiği titreşim ve gürültü ile yarış için özel olarak hazırlanan otomobillerde ortaya çıkan GARÇ sesiyle birlikte değişen vites kutusu titreşimi dahi bize sunulmuş. Ayrıca gece yarışlarında arkanızda beliren aracın farlarının kokpit içinde güneş doğmuşçasına belirmesi ile üstünüzde oluşan baskı da yarışa çok değişik bir tat katıyor.

3 farklı kıtada 90’dan fazla pist, o pistlere dair farklı araç kombinasyonlarının, performans puanlarını, lastik seçimleri ile katılabildiği yarışmalar bizi bekliyor. Bazı yarışlar sadece Ferrari tipi araçların katılabildiği türde iken bazıları da WRC tipi araçların sahne alabildiği şekilde bize sunulmuş.

Oyunun baştan aşağı bir kariyer süreci olduğunu düşündüğümüzde, bize sunulan araç kataloğunu elde etmek için uzun bir serüven sizi bekliyor. Direksiyon setiniz olmadan da rahatça oynayabileceğiniz, size sunduğu görevleri tamamlayarak hem yeni araçlar hem ekstra ödüller kazanabileceğiniz seçenekler mevcut. Ben oyunu Play Station 5 üzerinde deneyimledim. Yükleme sürelerinin oldukça az olması, grafiklerin, çevre tasarımlarının, pist detaylarını oldukça başarılı. Yarışlar sonrası tekrar modunda helikopter çekimleri dahil gerçek bir yarıştan farksız görüntüler elde ediliyor. Otomobil ve yarış oyunu meraklıları için arşivlik bir yapım olarak Gran Turismo 7 uzunca bir  süre sizi eğlendirecektir.

Gran Turismo 7 ilginizi çekti ise PS5 ve Ps4 için buraya tıklayarak satın alabilirsiniz.

Cevap bırakın