Gelmiş geçmiş en büyük virüs saldırıları

0

Bilgisayar virüsleri, bilgisayarlar ve bilgisayar ağlarına yapılan saldırılar 1970’li yıllara kadar gidiyor. Şimdi ise sadece bilgisayarlar tehdit altıda değil. Akıllı telefonlar, tabletler, akıllı televizyonlar, buzdolapları, otomobiller hatta kahve makineleri bile güvenlik tehditleriyle karşı karşıya. Biraz önce dediğimiz gibi bu saldırılar oldukça eski ama artık eskisinden biraz daha farklı. Eskiden hackerlar, virüs geliştiren kötü niyetli kişilerin en büyük derdi bir şekilde tanınmaktı. Gerçek adlarıyla olmasa da takma adlarıyla bir ün salmak istiyorlardı. Ama günümüzde bu böyle değil, en büyük amaç para kazanmak. Hatta suya sabuna dokunmadan para kazanmak isteyenler kötü niyetli kişilerin kullanabilmesi için yazılım geliştirip satıyorlar. Saldırılar da eskisinden daha sofistike. Eskiden bir virüs sisteme girdiği takdirde ya bilgisayarı çökertirdi ya da dosyaları silerdi. Şimdiki virüsler dosyaları şifreliyor, bu virüsleri dağıtanlar da şifreyi çözmek için fidye istiyorlar. Ya da kötü niyetli bir kişi sisteme girerek mahrem dosyaları topluyor ve eğer para ödenmezse herkese bu dosyaları yaymakla tehdit ediyor yani şantaj yapıyor. Günümüzde durum bu şekilde, isterseniz şimdi beraber bilişim tarihindeki en büyük virüs saldırılarına birlikte bakalım.

Creeper

Bilinen ilk bilgisayar virüsü 1970’li yılların başında IBM 360 Serisi bilgisayarlara bulaşan bir deney olarak Bob Thomas tarafından geliştirilen ve ağda kendi kendini bulaştırabilme yeteneğine sahip olan Creeper oldu. Creeper, ARPANET üzerinden bilgisayarlara bulaşarak kullanıcılara “Ben Creeper’ım, yakalayabilirseniz yakalayın” mesajı veriyordu. Daha sonra Creeper’ın bilgisayardan temizlenmesi için Reaper yazılımı geliştirildi. Dolayısıyla ilk virüs ve anti-virüs ortaya çıkmış oldu.

CIH / Chernobyl

1998 yılında o ana kadar yaşanmış en tehlikeli virüs olan ve adını dünyanın ilk nükleer felaketlerinden olan Çernobil’den alan bir virüs ortaya çıktı. O yıllarda disketlerden, CD’lerden bulaşan virüsler vardı ancak CIH, yeni yeni popüler olmaya başlayan İnternet’ten çok hızlı bir şekilde yayılan ve bir anda birçok bilgisayarı donanım seviyesinde etkileyen çok ciddi bir virüs saldırısı olarak tarihe geçti. CIH, bilgisayarların anakartlarının BIOS’unu kullanılmaz hale getiriyordu. Windows 95, 98 ve ME işletim sistemlerine sahip bilgisayarları etkileyen CIH virüsü o yıllarda birçok şirketin hizmet veremez hale gelmesine neden olmuş ve dünya genelinde 1 milyar dolarlık bir zarara yol açmıştı.

Melissa

1999 yılında ortaya çıkan bu virüs, e-posta ile yayılıyordu. İlgi çekici bir konu başlığıyla yayılan virüsü bir kullanıcı tıkladığında Outlook kişi listesinde bulunan ilk 50 kişiye kendini gönderiyor ve bu şekilde yayılmaya devam ediyordu. O yıllarda öylesine yayıldı ki birçok e-posta sunucusunun çökmesine ve hizmet verememesine neden oldu ve e-posta iletişimi durma noktasına geldi.

I Love You

Seni seviyorum, başlıklı, içeriği aşk olan bir e-posta alsanız ne yaparsınız? Şimdi belki açmazdınız ama 2000 yılında birçok kişi bu tuzağa düştü ve bu mesajı açtı. Sonucu ise oldukça ağır oldu, silinen dosyalar çalışmayan sistemler… I Love You virüsü dünya genelinde 5 milyar doların üzerinde bir zarara neden oldu. Bu virüsten etkilenen kurumlardan birisi de Pentagon oldu.

Mydoom

Mydoom 2004 yılında ortaya çıktı ve dünyanın en hızlı yayılan virüsü unvanını ele geçirdi. Hatta birçok uzmana göre şu ana kadar en çok zarara yol açan virüs Mydoom. Mydoom’un yaklaşık 38 milyar dolarlık zarara neden olduğu söyleniyor. E-posta ve p2p yazılımları yoluyla yayılan bu virüs bulaştığı bilgisayarda bir arka kapı açıyor ve saldırganların bilgisayara ulaşabilmesini sağlıyordu. Daha farklı zarar veren çeşitli varyantları da ortaya çıktı. Hatta bazı varyantları anti-virüs yazılımlarını dahi devre dışı bırakabiliyordu. Bulaştığı bilgisayarların arama motorlarında sürekli arama yapmalarına neden olarak arama motorlarını da kilitlenme noktasına getirmişti. Microsoft, bu virüsü geliştiren kişi ya da kişiler hakkında bilgi getirenlere 250 bin dolar ödül vaat etmişti.

Anti-virüslerin ve diğer güvenlik çözümlerinin gelişmesi ve daha hızlı yanıt verilebilmesiyle birlikte bu tarz hızlı bir şekilde yayılan saldırılar yok olma noktasına geldi derken karşımıza Wannacry çıktı. İşletim sistemindeki bir açıktan yararlanarak yayılan bu virüs, dünya üzerindeki birçok kullanıcıyı etkiledi. Bilgisayardaki dosyaları şifreleyerek kullanılamaz hale getiren virüsü geliştiren saldırganlar şifrenin çözülmesi için fidye talep ettiler. Birçok kullanıcı ve şirket 300 dolarlık bu fidyeyi ödemek zorunda kaldı. Neyse ki bu güvenlik açığı hızlı bir şekilde kapatıldı ve virüsün yayılmasının önüne geçildi.

Bu tarz saldırılara maruz kalmamak için işletim sistemini her zaman güncel tutmak ve ücretsiz dahi olsa bir antivirüs kullanmak gerekiyor.

Bakalım bizleri önümüzdeki yıllarda başka nasıl tehlikeler bekliyor…

Cevap bırakın