Geleceğin telefonu YotaPhone 2

0

Teknolojinin toplumla birleşmesi çok ilginç bir konu. 1950’lerde Soğuk Savaş döneminde ülke yöneticileri ve üst düzey askerlerin kullandığı cihazlar neredeyse zamanın seri üretim ürünlerinin 10-20 yıl ilerisindeydi. Bugün bu çizgiler oldukça incelmiş durumda. Obama’nın kullandığı telefonu ülkemizde de rahatlıkla satın alabiliyoruz. İşte böyle bakıldığında Rus lider Putin’in kullandığı ve Rus üretici Yota Devices tarafından geliştirilen telefon olarak dikkatleri çeken YotaPhone tasarım dünyasına farklı bir noktadan yaklaşıyor.

Geleceğin telefonu

YotaPhone elektronik mürekkep (E-Ink) denilen teknolojiyi ikinci ekran olarak telefona koymayı başaran bir marka olarak oldukça merak uyandırdı. Test ettiğimiz ürün YotaPhone 2 de bu geleneği biraz daha sağlamlaştırıyor. Telefonu sevip sevmemeniz de büyük oranda bu ekranla olan ilişkinize bağlı. “Elektronik mürekkep de nedir?” diyecek ve ön yargılı yaklaşacaksanız bu telefon ağzıyla ya da her iki ekranıyla kuş bile tutsa sizin işinize yaramaz.

E-Ink denilen elektronik mürekkep Amazon’un Kindle veya ülkemizde de satışı bulunan Calibro gibi ürünlerle hayatımızda geniş yer tutmaya başladı. Türkiye’de elektronik kitap izlenimlerimiz doğrultusunda çok benimsenmedi ama özellikle ABD ve İngiltere’de elektronik kitap satışları gerçek kitap satışlarını çoktan geçmiş durumda. Telefonların da hayatımızdaki tüm ürünleri silip süpüren kara delik misali bu alana nasıl gireceği merak konusuydu. Düşünecek olursanız telefonlar yüzünden küçük fotoğraf makineleri, tablet satışları ve MP3 oynatıcılar satış anlamında büyük oranda darbe yedi. İnsanoğlu olarak telefonda her şeyi birleştirmeyi seviyoruz. Dolayısıyla elektronik kitap okuyan biri olarak YotaPhone’a kayıtsız kalmanız mümkün değil. Belki de artık Kindle yerine telefonunuzu kullanacaksınız. Telefonların bu kara delik özelliğine aslında pazarlamada “yakınsama” yani bir nevi birleştirme deniliyor. Ülkemizde olmasa bile dünyada Kindle’ın başını çektiği bu özelliğin telefonlara da gelmesi bunun yeni açılımı.

img_02_en

Peki, telefon nasıl çalışıyor? Öncelikle 5 inç 1080p AMOLED ekranımıza sahip ilk ekranda alışageldiğiniz kullanım deneyimine devam ediyoruz. Ekranları ppi değeriyle derlendirmeyi sevenler için, ki bence çok önemli bir kriter değil, 442ppi yeterli gelecektir. Bunun dışında 8 megapiksellik kamera da olağanüstü olmasa da başarılı sonuçlar veriyor. Snapdragon 800 işlemcisiyle gelen YotaPhone 2, 2500mAh batarya ile geliyor. Bu değerler yeni nesil telefonların gerisinde kalıyor ancak telefonun önem verdiği nokta performans canavarı olması değil. Telefonun ikinci ekranı (ya da bakış açınıza göre ilk ekranı) E-Ink’i kullanıyorsanız pil ömrünüz belirgin şekilde artıyor. Electronic Paper Display (EPD) ismi verilen bu ekranı kullandığınızda telefonu rahatlıkla iki gün boyunca kullanabiliyorsunuz. İddialı enerji koruma modlarını seçersiniz piliniz %15’e geldiğinde 8 saat civarı kullanım süreniz olabiliyor.

Böylesine güzel bir manzaranın olumsuz tarafı nedir? EPD’yi AMOLED ekran gibi görürseniz hüsran olursunuz. EPD’nin tazeleme hızı oldukça düşük olduğu için sayfa geçişleri son derece yavaş. Video izlemek ise mümkün değil. Bu olumsuzluklarına rağmen YotaPhone mühendisleri Kindle’a göre bu özellikleri bir hayli geliştirmiş. Tek bir tuşla AMOLED ekranı aynen EPD’ye aktarabiliyorsunuz. Teknik olarak bir ekranda yapıp diğerinde yapamayacağınız bir özellik yok. Fotoğraf çekerken arka ekranın klasik bir fotoğraf makinesi görseline dönüşmesi gibi kişiselleştirme özellikleri ile EPD ekranda satranç oynamak gibi özel durumlar bir anda telefon ile özel bir bağ kurmanıza neden oluyor. Tasarımın da fotoğraflarda göründüğünden daha etkileyici olması bu sürece katkı sağlıyor.

yo-smile.0

 

Gelelim asıl konuya… YotaPhone 2 gözünü Kindle’a diken bir ürün… Bence geleceğin telefon adaylarından biri. Ancak şu aşamada gelişmesi gereken yönleri var. Öncelikle Kindle yerine EPD ekran seçeceksem ekranın daha büyük olması gerek. Ayrıca e-kitap okuyucuların kullandığına benzer bir okuma aydınlatma sistemi de dahil edilebilir. Pil süresi de başarılı olmasına rağmen heyecan verici değil. Bu temel özellikler geliştiği takdirde YotaPhone sadece Putin’in telefonu olmaktan çıkıp kitap okumayı seven ve mobil dünya ile bütünleşen dev bir pazarın öncüsü olabilir. Ülkemizde 2000 liranın altında satış etiketi de bu teknolojiyi şimdiden deneyimlemek için oldukça ideal. Evet, piyasadaki en yenilikçi telefonlardan YotaPhone’a başarılar diliyoruz.

 

Ürünü incelemek ve satın almak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Cevap bırakın