Ekran bağımlılığından kurtulmak için bu uygulamalara dikkat

0

Teknolojinin hakim olduğu bugünün dünyasında dijital kimliğin nerede bitip gerçek hayatın nerede başladığını anlamak çok kolay değil. Haber akışları ve bitmek bilmeyen update’ler arasında sağlıklı uyku uyumak ve dengeli bir hayat sürmek pek de mümkün değil. Sanal kimliklerimiz uzun mesafe arkadaşlıkları, Facebook üzerinden aile ile bağlantı sağlamak, LinkedIn, Twitter gibi sosyal ağlardan kariyer fırsatlarını takip etmek, ilk boş kaldığımız anda mobil bir oyuna sarmak ve çok daha fazlası.. Çoğumuz farkında olmasak da hemen hemen hepimiz bizi internete bağlayan akıllı telefonlarımıza bağlılığın ötesinde onların bağımlısıyız. Deloitte’in 2011’den beri yaptığı “Global Mobil Kullanıcı Araştırması”nın 2015 sonuçlarına göre Türkiye 30 ülke arasında akıllı telefon bağımlılığının en yüksek olduğu ülke. Türkiye’den 18-50 yaş arası 1000 kişinin katılımıyla ortaya çıkan sonuçlara göre Türkiye’deki kullanıcılar günde ortalama 71 kez, yani yaklaşık her 15 dakikada bir cep telefonuna bakmaktan kendini alamıyor. Ve maalesef ki bu oran dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla yükseliyor. Peki ama teknolojinin özellikle de mobilitenin zorunluluk haline dönüştüğü bu dünyada akıllı telefon bağımlılığından korunmak mümkün mü?

Akıllı telefon bağımlılığın çözümü yine akıllı telefonunuzdan geliyor
Ekran bağımlılığı konusu son dönemde ciddi bir şekilde konuşulmaya, tartışılmaya başlandı. Akıllı telefon ya da ekran bağımlılığından kurtulma konusunda en etkili yayınlardan biri Nir Eyal tarafından yazılan Kancaya Takılınca isimli kitap. Kitapta kendi deyimiyle “kanca atarak” bağımlılık yapan ürünler geliştirmenin taktiklerini anlatan Eyal’ın yöntemini bu konuda görüşlerine başvurduğum Yrd. Doç. Dr. Adnan Veysel Ertemel Facebook mobil uygulaması örneği üzerinden şöyle anlatıyor: “Eyal’in kanca modeli kısaca tetikleyici>aksiyon “değişken”>ödül(sisteme) yatırım adımlarından oluşan bir döngüden oluşuyor. Facebook mobil uygulamasını örnek vermek gerekirse, gelen mobil bildirim (push notification) tetikleyiciyi, uygulamaya girmek için gerekli davranış yani telefonda uygulama ikonunu bulup basmak aksiyonu temsil etmektedir. Tetikleyicinin hatırlatması sonucu istenen davranış ne ölçüde basit ve kısa ise arzu edilen döngüyü tamamlamak o kadar kolaylaşır. Üçüncü adımın değişken olması kritik önemdedir. Örneğimizden devam edecek olursak Facebook üzerinden gelen bildirime tıklamadan ödülün ne olduğunu bilemeyiz. Kullanıcı bir önceki gece sisteme 10 fotoğraf içeren bir albüm yüklediyse ödül, alınan beğeniler ve arkadaş / potansiyel arkadaşlardan gelen yorumlardır. Hangi fotoğraf için kimlerden kaç adet beğeni geldiğini platforma girmeden göremeyiz. Ödülün değişken olması tam da bunu ifade etmekte.” Peki bu kancadan nasıl kurtulabilirsiniz. Kabaca şöyle; Öncelikle tetikleyiciyi etkisizleştiriyosunuz. Yani tüm mobil bildirimleri kapatıyorsunuz. Sonraki adım vakit öldürdüğünüz mesajlaşma ve sosyal medya uygulamalarını ana ekrandan alıp telefonunuzun mümkün olduğunca arka sayfalarına koymak. Son adım ise normalde anında aksiyon aldığınız şeyleri ötelemek. Örneğin WhatsApp ya da Facebook’tan gelen bir mesaja vereceğiniz cevabı ertelemektir. Bu yöntemin işe yaraması size ve iradenize bağlı. Bununla birlikte kulağa ironik gelse de bağımlılık sorununun çözümü yine akıllı telefonunuzun bizzat kendisi olabilir. Bu bağlamda Andorid kullanıcıları için Google Play Store ve iOS kullanıcıları için Apple Store bağımlılığı azaltmaya yönelik uygulamalar var. Gelin bunlar arasında ekran bağımlılığından kurtulmak için odaklanmamıza yardımcı olacak uygulamaları inceleyelim.

Forest
Forest sanal bir tohumdan ağaç yetiştirmeyi ve sanal bir orman yaratmanızı sağlayan bir uygulama. Tabii ormanın büyüklüğü uygulamaya ne kadar zaman ayırdığınıza bağlı olacak. Telefonunuzda diğer uygulamalarla meşgul olmak istemediğinizde Forest’ı açıp, bir zaman aralığı seçiyorsunuz. O süre içerisinde uygulama telefonunuzda açık olduğu sürece büyümeye devam edecek, bu süre içerisinde eğer siz başka bir uygulama açarsanız tohumunuz kuruyup ölecek. Bu sayede amacınıza ne kadar bağlı kaldığınızı kontrol edebileceksiniz. Sadece bu da değil. Eğer hedeflerinizi tutturursanız uygulama Senegal’de TheTrees.org sosyal girişimi üzerinden sizin adınıza bir ağaç bağışlıyor.

StepLock
StepLock günlük egzersiz hedeflerinizi tamamlamadan diğer uygulamalarla ilgilenmenizi engellemeye yönelik oldukça yaratıcı bir uygulama. Bu uygulama sayesinde bir şeyler yiyerek insanların Instagram hesaplarını stalk’lamak yerine belli aralıkla egzersiz yapmak için bildirim alacaksınız.

Dinner Mode
Bir iOS uygulaması olan Dinner mode yemek saatine denk gelen belli bir zaman diliminde uygulamalarınıza erişiminizi engelliyor. Bu sayede yalnızca yemeğinizin tadını çıkarmanızı sağlıyor. Kullanıcının tercihine göre bu süre 15 dakika, yarım saat veya bir saat olarak ayarlanabiliyor.

Onward
UCLA tabanlı klinik danışmanların desteği ile geliştirilen bu uygulama kişiselleştirilmiş yapay zeka desteği ile aşırı akıllı telefon kullanımını azaltmayı hedefliyor. OnWard sizin akıllı telefon kullanımınıza göre bir bot üzerinden size bir raporlama çıkarıyor. Uygulamayı kullanmak için sitede yer alan Get Started bölümüne numaranızı girmeniz yeterli. Bu işlemden sonra telefonunuza kullanım için bir link gelecek. Uygulama ile sadece sosyal medya, oyun değil kumar vs gibi kötü alışkanlıklarınızdan sistemdeki doktorların önerileriyle kurtulmanız mümkün. Şimdilik sadece iOS’ta olan uygulamayı kullanmak isteyen Android kullanıcıları ilk erişim için sıraya alınıyorlar.

Space
Space uygulaması açmaya çalıştığınız uygulamalara girişi 10 saniye geciktiriyor ve size 10 saniye nefes aldırarak meditasyon yapmanızı sağlıyor. Tabii Space ile geç açılmasını istediğiniz uygulamaları Space’in kara listesine eklemeniz gerek. Space ile X bir uygulamanın açılmasını bekleyen kullanıcıların çoğu uygulamaya girmek vazgeçiyor. Diğer uygulamaların açılması esnasında size gerçekten bu uygulamayı açmak isteyip istemediğine dair mesajlar geliyor. Bu da uygulamayı açmadan terk etmenize yarayabiliyor. Bunlara rağmen ısrarla uygulamayı açıyorsanız, diyecek bir şey yok tabii.

Görsel kaynak: thefix.com

Cevap bırakın