e-SIM hayatımızı kolaylaştıracak

0

20 yılın üzerinde bir süredir hayatımızda olan SIM kartlardaki değişim devam ediyor. Mikro SIM, Nano SIM, 64KB’lik SIM, 128KB’lik SIM derken şimdi de hayatımıza e-SIM giriyor. SIM’in açılımı Subscriber Identity Module, Türkçesi Abone Tanımlama Modülü. SIM kart üzerinde küçük bir çipin bulunduğu özel bir yazılımın yüklendiği özel bir cihaz. SIM kartın görevi, abonelerin mobil cihazlarıyla mobil ağlara güvenli bir şekilde erişebilmeleri. Elbette SIM kartın görevi sadece bununla bitmiyor. SIM kart üzerinde kişi bilgileri tutulabiliyor, gelen mesajlar sim kartta saklanabiliyor, operatörler çeşitli uygulamalar yükleyebiliyor, kullanıcıların farklı cihazları kullanabilmelerini sağlıyor. Kullanıcı bilgileri SIM kart üzerinde tutulduğundan kullanıcıların yetkilendirilmesi operatörler tarafından SIM kart vasıtasıyla yapılıyor.  Akıllı telefonlarla birlikte mesajların ve kişi bilgilerin saklanması artık telefonlar üzerinde ya da bulut üzerinde tutuluyor, bu yüzden bu özellikleri çoğumuz artık kullanmıyor. Hatta eski cep telefonlarını kullanmayan genç nesil mesajların ve kişi bilgilerinin SIM kart üzerinde tutulabildiğini dahi bilmiyor.

Son dönemde çıkan yeni telefonlarda SIM kartların takılması ve sökülmesi artık daha rahat. SIM kart tepsileri sayesinde telefon çalışırken dahi SIM kartlar takılıp sökülebiliyor. Kapağın açılması ve bataryanın çıkarılması gibi işlemler yeni telefonlarda gerekmiyor. Tüm teknolojilerde olduğu gibi zamanla gelişti ve bugünkü halini aldı. Eskisine göre daha fazla kapasiteye sahip ama günümüz teknolojileriyle kıyaslandığında ve ihtiyaçlar göz önünde tutulduğunda artık geleneksel SIM kartlar yeterli olmuyor. Bu da üreticileri yeni arayışlara yöneltti. Samsung’dan Apple’a kadar birçok üretici çeşitli çözümler üzerinde çalışıyor. Dolayısıyla son yıllarda telekomünikasyon sektörüne çok büyük katkılarda bulunan bu teknoloji de tarihin tozlu raflarında yerini almaya hazırlanıyor.

SIM kartların yerini yeni sanal SIM kartlar alacak. E-SIM adı verilen bu sanal kartlar telefonlardan tabletlere, çamaşır makinelerinden klimalara, kombilere kadar birçok yerde kullanılacak. Ne de olsa nesnelerin interneti dediğimiz yepyeni bir döneme giriyoruz.

Geçtiğimiz aylarda Barselona’da düzenlenen Dünya Mobil Kongresi’nde yer alan konulardan bir tanesi de bu sanal SIM kartlardı. Barselona’da katıldığım toplantılarda e-SIM’in sağlayacağı çeşitli avantajları ilk ağızlardan dinleme şansı buldum. E-SIM aslında mobil cihazlara gömülü bir SIM kart gibi çalışacak. SIM kartlardan farkı ise farklı operatörlere ait bilgileri (10 adet) tutabilmesi ve bu operatörler arasında geçiş sağlayabilmesi olacak.  Örneğin akıllı telefonunuzda kullandığınız operatörü değiştirdiğinizde gidip SIM kart değiştirmek zorunda kalmayacaksınız, yeni operatörünüz akıllı telefonunuzdaki e-SIM’e yüklenecek. Ya da Türkiye’nin dışına çıktığınızda dolaşım (Roaming) yerine ekstra SIM kart ücreti ödemeye gerek kalmadan başka bir operatörü kullanabileceksiniz. E-SIM menüsünü kullanarak bu seçimi yapabileceksiniz.

Daha durun, e-SIM’in avantajları bu kadarla kalmıyor. Örneğin akıllı saatiniz ya da tabletinizde aynı numaranızı kullanarak operatörden hizmet alabileceksiniz. Kısacası her bir cihazınız için bir e-ID tanımlayacaksınız.

Apple, iPAD  Air 2 ile programlanabilir SIM kartını duyurmuştu. Aslında bir nevi e-SIM olan bu kart programlanabiliyor ve çıkarılıp takılabiliyordu. Apple SIM kullanan kullanıcılar operatörlerini kendilerini seçebiliyordu. Şu an 90’ın üzerinde ülkede operatörler Apple SIM’i destekliyor. Gelelim son gelişmeye, Apple iPad Pro 9.7″ modeli ile birlikte Apple SIM’i gömülü olarak sunmaya başladı. Yani artık çıkarılabilir takılabilir bir Apple SIM yok.

E-SIM ile birlikte kullanıcılar artık standart, mikro ya da nano SIM kart gibi seçenekler arasında kalıp kart değiştirmek, kartını kestirmek ya da adaptör kullanma zorunda kalmayacaklar.

Açıkçası e-SIM’in önümüzdeki yıllarda sağladığı avantajlar sayesinde kullanıcılar tarafından hızla kabul görmesini bekliyorum. Özellikle nesnelerin internetine dahil olan cihazlar ve sağladığı esneklik bu geçişin en etkili gücü olacak.

Cevap bırakın