Back 4 Blood İncelemesi

0

Turtle Rock Studios Left 4 Dead’in ardından Evolve gibi farklı işleri denedi ve sonunda herkesin beklediği Zombi nişancı oyunu L4D’in ruhani devamı olan Back 4 Blood ile geri döndü.

Özünde 4 kişi bir araya gelip, zombi biçtiğimiz bir oyun Back 4 Blood ve bu gerçekten de çok eğlenceli. Evet, bugüne kadar aynı türde pek çok oyun oynadım ama Turtle Rock’ın kurduğu dinamikler gerçekten de her seferinde daha etkileyici oluyor. Üstelik aradan 11 yıl geçmesi, dünyanın değişmesi ve yeni mekanikler Back 4 Blood’ı çok daha ilgi çekici hale getiriyor.

Left 4 Dead ile Back 4 Blood arasındaki en büyük farkların başında yönettiğimiz karakterler var. Önceden hayatta kalmaya çalışan vatandaşların mücadelesine ortak olurduk ama dedim ya, artık her yerde bu var. Back 4 Blood’da profesyonel zombi avcılarını oynuyoruz. Zombileri darma duman edecek, şehirleri kurtaracak ve sivilleri güvenli yerlere taşıyacak Cleaner adı verilen bir grubuz.

Oyunda seçebileceğimiz 8 farklı Cleaner var ve hepsi hem kendilerine özel hem de takıma özel bazı faydalı yeteneklere sahipler. Her bir karakterin kendine özel yetenekleri bireysel oynanış tarzını etkilerken, takım yeteneklerini birbiriyle eşleştirerek zorlu mücadelelerin altından kalkmaya çalışıyorsunuz. Bazı karakterler görev sırasında ekstra hakka sahip olabiliyor (Mom), bazıları da Hoffman gibi tüm takıma ek cephane desteği sağlayabiliyor. Bunları keşfedip savaş alanında bir araya getirdiğinizde, şahane bir oynanışın önü açılıyor.

Video oyunlarında kart sistemleri çok popüler olsa da, oyuncular pek bu sistemin entegre edildiği işleri sevmeyebiliyorlar. Çünkü bazı yapımcılar işi fazla mikro ödemeye dökebiliyorlar. Hatta benim hatırladığım bu işi en iyi yapan oyunlardan biri Titanfall’du. Seçtiğiniz avantaj kartlarıyla maçta üstünlük sağlamaya çalışıyordunuz ve sistem çok adildi, ayrıca mikro ödemeye de kapalıydı.

Benzer bir sistemi Back 4 Blood’da kullanıyor. Oyuncular 100’den fazla kart arasından 15 tane kartı kullanarak bir görev öncesi hazırlığı yapabiliyorlar. Oyunun başında bir deste içinden birkaç kart seçiyor ve sonrasında her seviye için bir kart kazanıyorsunuz. Başlangıçta basit kartlar gelirken, ilerledikçe çok daha etkili kartlar karşınıza çıkıyor. Aslında alışagelinmiş bir sistem.

Kartların bir diğer güzel yönüyse bazı bariz avantaj sağlayan kartların penaltı bonuslarıyla beraber gelmesi. Mesela Ammo Mule size yüzde 75 daha fazla cephane sağlıyor ama oyundaki medkitler, bandajlar için kullandığınız destek slotunu kapatıyor. Veya Quick Kill hedef almadan ateş ettiğinizde yüzde 50 isabet arttırıyor ama bu kez de ADS (Sol tetik veya sağ fare tuşuyla yakınlaştırıp ateş etme) kapanıyor.

Eğer önceki oyunları oynadıysanız Back 4 Blood’da devasa bir silah havuzu ve özelleştirme seçenekleri sizi bekliyor. 30’dan fazla silah, özelleştirme seçeneklerinin bolluğu ve rahatlığı oyunun her bir bölümünü daha eğlenceli kılıyor. Her görevin başında biriktirdiğiniz kaynaklarda yepyeni silahlar alabilir ve onları dilediğiniz gibi özelleştirebilirsiniz.

Özelleştirme konusuna değiniyorum çünkü böyle oyunlarda silahların sayısının fazla olması çok bir şey ifade etmez. Önemli olan kendi silahımızı oluşturabilmektir. Bu konuda Back 4 Blood gerçekten de eli bol bir oyun. Oyunda düşen eşyaların bir kısmının arkadaşlarınızla paylaşılabilmesi de istediğiniz modların veya silahların çok daha rahat elde edilebilmesini sağlayabiliyor. Yardımlaşmanın en iyi seviyede olması için oyunu arkadaşlarınızla oynamanız şart tabi.

Back 4 Blood’un ana senaryosu 30 bölümden oluşuyor. Önceki oyunlara göre daha büyük ve daha keşfedilebilir bölümler sunuluyor. Zaten bu haritalar ve senaryolar ACT olarak ayrılıyor. İlk iki perde gayet eğlenceli ve kolayken, üçüncü perde itibariyle işler fazlasıyla ciddileşiyor. Elbette zorluk ayarı kazanacağınız oyun içi para ( Copper) ve daha birçok sistem etkileyebiliyor.

Oyuncuya karşı oyuncu yani PvP modu da oldukça eğlenceli. Swarm adı verilen bu modda bir taraf Cleaner’ları yönetirken, diğer taraf Ridden’ları (oyundaki zombi varlıkların genel adı) yönetiyor. Ama bu mode çok fazla giremediğim için detayları daha sonra ekleyeceğim.

Sonuç olarak düşman çeşitliliği, oynanış dinamikleri ve bilindik tadıyla Back 4 Blood çok güzel bir iş olmuş. Arkadaşlarınızla beraber vakit geçirmeniz için en güzel yapımlardan biri diyebilirim.

 

Cevap bırakın