Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik

      Sanal Gerçeklik (Virtual Reality- VR) ve Artırılmış Gerçeklik (Augmented reality – AR) kavramları birbirine karıştırılabiliyor. Sanal Gerçeklik; tamamen bilgisayar veya sanal gözlükler ile oluşturulmuş, üç boyutlu sanal dünyaya verilen isimdir. Bunun yanında, Arıtılmış Gerçeklikte ise; yine bilgisayar tarafından oluşturulan sanal objelerin, gerçek dünyadaki görüntülerin üzerine bindirilmesi ile elde edilen ortamlar söz konusudur.

Artırılmış Gerçeklik

      Augmented Reality kavramı, dilimize “Zenginleştirilmiş Gerçeklik” ya da “Artırılmış Gerçeklik” olarak çevrilebilir. Artırılmış gerçeklikte sanal dünyadaki herhangi bir obje, mobil bir cihaz veya bilgisayardaki bir kamera ile gerçek dünyada pozisyonlandırılabilir.  Artırılmış gerçeklik dünyasında, sanal dünyadaki bir karakteri gerçek dünyada istenilen bir alana koyabilme olanağı bulunmaktadır. Artırılmış gerçekliği sanal nesnelerin gerçek dünyadaki görüntülerin üzerine bindirilmesi olarak ta tarif edebiliyoruz. Örnek verecek olursak; Artırılmış Gerçeklikte, sanal dünyada oluşturulan bir köpek balığı ile bir Arıtılmış Gerçeklik gözlüğü kullanarak yüzme şansına sahip olabilirsiniz. Aynı şekilde, evinizdeki bir musluğun tamiri için Arıtılmış Gerçeklik gözlüğü kullanarak tamirat yapma şansı bulabilirsiniz.

      Artırılmış Gerçeklik ile akıllı ev, akıllı araba veya akıllı bir fabrikada, daha önce düşünülmemiş avantajlara sahip olunabiliyor. Özellikle dijital dünyada daha önce benzeri görülmemiş yararlar sağlanabiliyor. Gelecekte çevremizde daha sık göreceğimiz akıllı şehir unsurlarının artırılmış gerçeklik entegrasyonu ile, hayatın daha da kolaylaşacağını söylemek pekte yanlış olmayacaktır. Örneğin, Artırılmış Gerçeklik kullanan bir tablet ile, bir fabrikayı dolaşan teknisyen, bir cihazın başına geldiğinde, o cihazın daha önce bilgisayar sistemine gönderdiği bilgileri direk ekranda görerek, cihaz hakkında bilgiye sahip olabilmektedir. Günümüzde ve özellikle de gelecekte kullanılacak olan akıllı telefon ve tabletler, Artırılmış Gerçeklik  sayesinde, çevremizde gördüğümüz bütün internet bağlantılı ortamları birer ekran olarak kullanma yeteneğine sahip olmaktadır. Evinin duvarını boyamak isteyen birisi, daha işe başlamadan önce, duvarın rengini Artırılmış Gerçeklik gözlüğü ile deneyimleyip, fikir sahibi olabilmektedir.

Sanal Gerçeklik

      Sanal gerçeklik (Virtual Reality); bilgisayarlar tarafından taklit edilerek oluşturulan ortamlar şeklinde tanımlanıyor. Bu teknoloji sayesinde kişi gerçek dünya ile ilişkisini tamamen keserek, sanal ortamdaki sanal kişiliğine bürünebiliyor. Özellikle, eğlence dünyasında insanlar, VR gözlüklerle kuşların uçuşunu, maymunların daldan dala atlayışını ya da eski çağlardaki  dinazorların hareketlerini tıpkı onun gözleriyle sanki o bedeni yönetiyormuş gibi deneyimleme şansına sahip olabiliyorlar. Sanal gerçeklik başlıkları ile sanal ortamları gerçekmiş gibi deneyimleme şansına sahip oluyoruz. Sanal gerçeklikte VR gözlükler ile 3D ortamların görüntüsü ile birlikte, duyma, hareket gibi duyuların kullanılması da söz konusu olabiliyor. Sanal gerçeklikte, gerçek dünyada olmayan bir yerin bilgisayar ortamında oluşturulması ve gerçek gibi bir deneyim sunulması amaçlanıyor. Sanal Gerçekliğin özellikle eğitim, eğlence, oyun ve sağlık alanlarında oldukça fazla kullanım alanı bulunuyor.

      Sanal Gerçeklik dünyasında, kullanılan sanal gerçeklik gözlükleri ile sadece bilgisayar ortamında geliştirilen sanal nesneler ile iletişime geçme durumu söz konusu. Samsung ve Google gibi büyük teknoloji şirketlerinin kendi akıllı telefonlarına özel olarak geliştirdikleri sanal gözlükleri bulunuyor. Bu gözlükler bluetooth veya farklı bağlantı yöntemleri ile akıllı telefonlarına bağlanarak, joystik veya farklı kontrol cihazları aracılığı ile kullanıcılarına sanal gerçeklik deneyimi sunuyor. Oculus, HTC Vive, PlayStationVR gibi sanal gözlük markaları da, akıllı telefon ile veya tamamen bağımsız olarak sanal gerçeklik ortamı oluşturabiliyor. Sanal başlıklar ile bir oyunun içinde sanal bir karakter gibi davranarak, tam anlamı ile oyun ile bütünleşme olmaktadır. Bu durumun ne kadar doğru olduğu konusundaki kararı, okuyucularımın vermesinin uygun olacağını düşünüyorum.