Apple tasarım açısından darboğazda mı?

0

Tasarım yönüyle yıllardır herkesin beğeni ve takdirini kazanan Apple firması son yıllarda en çok bu yönüyle eleştirilir oldu. Hatta kimilerine göre Steve Jobs’un vefatının ardından Apple, tasarım yönünden vizyonunu kaybetti. Bu eleştirilerin dozu tartışılsa da geçmişe bakarak yorum yaptığınızda belli yere kadar haklılık payı verebiliriz. Apple firmasını adeta ipten kurtaran iPod’u hatırlayalım. Ürünün tasarım aşamasında Steve Jobs üzerine anlatılan hikaye onun kullanıcı deneyimi konusunda ne kadar tutkulu ve tutucu olduğunun göstergesi. Denilene göre Steve Jobs, herkesin yanında taşıyabileceği çok küçük bir müzik çalar yapmak ister. Bunun üzerine uzun yıllar boyunca tasarım ve mühendislik ekibi bir arada çalışır ve ilk prototip nihayet Steve Jobs’un huzuruna çıkar. Steve Jobs, iPod protopine bakıp ekibine sorar: Bunu daha küçük yapmanın bir yolu yok mu? Cevaben de mühendisler ürünün mevcut teknoloji ile ancak bu kadar küçüleceğini artık hiç yer kalmadığını söyler. Steve Jobs prototipi alır ve su dolu bir bardağa atar. Kısa bir süre sonra çıkan baloncukların ardından “Gördünüz mü? Demek ki hâlâ biraz yerimiz varmış,” der. Ardından iPod’u biraz daha küçültmenin yolu bulunur ve sektörde devrim yaratan ürün nihayet piyasaya çıkar.

Kullanıcı dostu tasarım anlayışına ne oldu?

O günden bugüne köprünün altından çok sular aktı; sektör değişti, beklentiler farklılaştı ve yeni oyuncular devreye girdi. Öyle ki Apple’ı kurtaran iPod bugün nostaljik bir ürün olarak hatıralarımızda yaşıyor. Firmanın yeni amiral gemisi ise hiç şüphesiz telefonlar. Tabii ki iPhone’dan bahsediyoruz. Ekran ve fotoğraf kalitesi ile öne çıkan Apple, bugün rakiplerinin saldırgan politikaları karşısında zorlanıp eleştiri oklarına maruz kalıyor. Marka bağımlıları özellikle son üç nesildir iPhone’dan beklenen sıçramayı göremese de umutlarını bir sonraki modele ertelemeyi tercih ediyorlar. Eleştirilerin temelinde ise Steve Jobs’un yekpare tasarım anlayışından uzaklaşılması. iPhone 6 ile kameranın dışarı çıkan yapısı, mouse şarj etmek için kullanılan portun alta yerleştirilmesi, Apple Pencil’ın kırılgan yapısı, iPhone 7’de veda edilen kulaklık girişinin kullanıcıları tam olarak ikna edememesi gibi detaylar can sıkıyor. Yeni nesil tasarım anlayışı bir tasarımcının imzasını taşımak yerine mühendisin işçiliğini barındırıyor sanki. Tabii ki her zaman için “Kulaklık girişi çok eski bir teknolojiydi; ne gerek vardı? Kulaklık mı kaldı artık?” diyen fanatik bir kitle olacak ancak bu girişin iptal olmasının kullanıcıya sağladığı avantaj büyük bir soru işareti olarak kalacak.

Renkli ve dokunmatik Touch Bar, MacBook Pro’yu eleştirilerden kurtaramadı

MacBook Pro’nun Sonu mu?
Şikâyetler yukarıdaki gibi artarak devam ediyor. Aslında tüm suçu tasarım ekibine atmak yanlış olur çünkü Apple’ın efsaneleşmiş tasarımlarının ardında bulunan Johnny Ive bugün de tasarım departmanının başında yer alıyor. Böylesi kitlelerle buluşmuş işlere imza atan kişinin işleri son yıllarda neden beğenilmiyor? Aslında bakılırsa ihtiyaç ve yüksek beklentilerin bu tarz sorunlara neden olduğu düşünülebilir. Geçtiğimiz günlerde Apple, ikonlaşmış MacBook için bir öz eleştiri getirdi. CEO Tim Cook, mevcut tasarımla devam etmeleri halinde MacBook Pro’nun hitap ettiği profesyonel kullanıcıları donanım anlamında memnun edemeyebileceklerini belirtti. Bu da özellikle MacBook Pro’da tasarım olarak sona gelindiğini gösteriyor. Zira mevcut nesilde dişe dokunur tek yeniliğin dokunmatik özellikli ve renkli Touch Bar olduğu düşünülürse Apple’ın çıkmazda olduğu yorumu yapılabilir. Daha uygun fiyatlı ve daha yüksek donanım özelliklerine sahip ürünlerin çoğalması ve MacBook Air modelinin yakaladığı ivme MacBook Pro‘yu yalnızlığa itiyor.

Apple’ın kısa vadeli çözümleri arasında fiyat düşürme politikası geliyor. Ürünlerde yapılan kampanyalar, yeni nesil uygun fiyatlı ama yüksek performanslı iPad’ler (Pro olmayan model) ve iPhone’lar şimdilik başarılı ilk yardım müdahaleleri olarak gözüküyor. Orta vadede ise Apple her zaman için güvendiği yazılım kısmına yenilikler katıp kullanıcının heyecanını yüksek tutacak gibi duruyor. Gerek iOS gerek MacOS kullanıcı dostu arabirimleriyle Apple kullanıcılarının asıl tercih sebebi olmaya devam edecek. Ancak hiç şüphe yok ki bu güzel işletim sistemini başka bir markanın ürettiği telefon veya dizüstünde kullanmak isteyenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Cevap bırakın