Teknolojinin son 20 yılı herkesi şaşırtıyor

Belki 10 sene önce çoğu insanın hayal bile edemediği bir teknoloji dünyasında yaşadığımızın farkında mısınız? Teknoloji son yılda o kadar büyük bir hızla ilerledi ki, insanlık tarihindeki teknolojinin bu kadar büyük bir ivme kazandığı başka bir dönem olmayabilir. Peki geçen 20 senede neler oldu? Hafızanızı tazelediğimizde, o kadar şaşıracaksınız ki?

2020’yi bitirirken, pandemi sebebiyle de olsa, teknolojinin günlük yaşamdaki önemi çok daha iyi anlaşıldı. Teknolojinin artık sadece sosyal medyada eğlenmek, telefonda oyun oynamak/film seyretmek veya online alışveriş yapmak anlamına gelmediğini net şekilde fark ettik. Daha önce dünyada onlarca milyon insanın hayatını kaybetmesine neden olan pandemileri bu kez teknoloji sayesinde çok daha hafif ama aynı zamanda bilinçli şekilde atlatıyoruz. Bilgi paylaşımı hızla gerçekleşiyor, önlemler teknoloji sayesinde hızla hayata geçiyor, bulaş riski online olarak takip edilebiliyor, hem kurumlar hem de bireyler salgına karşı çok daha etkin şekilde önlem alabiliyor… Üstelik, virüs nedeniyle karantinalar yaşansa da eğitim aksamıyor, ekonomik faaliyetler devam ediyor, insanlar evden de olsa sosyalleşmeye devam ediyor, diğer bir deyişle, teknoloji sayesinde insanlık tarihindeki en hafif pandemiyi atlatıyoruz gibi görünüyor.

Peki ama hayatımız ne zaman bu kadar teknolojik oldu? Aslında her şey çok hızlı gelişti ve son 20 senede dünya, 20 sene önce bilimkurgu filmlerinin konusu olabilecek bir görüntüye ulaştı. Peki biz 20 sene önce nasıl yaşıyorduk?

Wake-up Neo

1999 yapımı bilimkurgu filmi Matrix dünyada çok büyük etki yaratan bir filmdi. Ve hatırlayacak olursanız, filmin baş karakteri Neo elinde Nokia’nın kızaklı kapağa sahip “efsanevi” 8110 modelini kullanıyordu. 2000 yılının en gelişmiş telefonlarından biri kabul edilen Nokia 8110 üzerinde küçük bir LCD ekrana sahip, 2G üzerinden bazı veri servislerine ulaşma beceresine sahip, çok güçlü bir telefon modeli olarak kabul ediliyordu. Fakat sadece birkaç sene içinde insanlar artık dokunmatik ekrana sahip, 3G ile dünyaya bağlandıkları, üzerinde minik uygulamalar çalıştırdıkları, Facebook’a, Twitter’a girdikleri telefonlar için mağazaların önünde kuyruğa girmeye başlayacaktı.

Like atmak?

Sosyal medya hayatımıza efektif olarak 2007-2010 arasında dahil oldu. Yani sadece 10 sene önce. Daha öncesinde ise Facebook, Twitter, Instagram ve diğer sosyal ağ servisleri hayatta bile değillerdi. 10 sene önce hayatımızda beğenmek / like basmak gibi kavramlar yer almıyordu. 2000’lerin başında ise dünya medeniyeti henüz sosyal medya kavramından habersizdi. Bugün ise en güçlü sosyal medya uygulamalarına sahip olma yarışının  ABD ve Çin’i dünya savaşının eşiğine getirdiğine bile şahit olduk.

Dizi filmi kaçırmak mı?

Bugün istediğiniz her dizinin her bölümüne internetten ve istediğiniz her an ulaşabiliyorsunuz ancak 2000’lerin başında takip ettiğiniz dizileri yayın gününde ve yayın saatinde, televizyonda kaçırırsanız, tekrar gününü yakalamaktan başka çareniz yoktu. Bugün çok inanılmaz geliyor, değil mi?

Trafik çilesine son: Evden çalışmak

2000’lerin başında, bırakın tabletleri veya 3G/4.5G internet bağlantısını, laptoplar bile çok yaygın kullanılmayan cihazlardı. Ofis dışında mobil olarak çalışma kültürü yok kıvamındaydı. Hatta, “evden çalışacağım” diyen insanlar için “işten kaytarıyor,” yakıştırması yapılabilir, artık çalıştığı şirketin politikasına göre, bu konuda ısrar eden bir çalışan işinden bile olabilirdi. 

Hepimiz fotoğrafçı olduk

Eğer yaşınız henüz yetişmiyorsa, anne babalarınızın, abilerinizin, ablaların fotoğraflarını bir kontrol edin 2005-2010 arasındaki dönemden öncesine denk gelen fotoğraflarını bulmakta çok zorlanacaksınız. Çünkü, cep telefonlarının fotoğraf makinesi özelliğinin kazanması 2005’li yıllara denk geliyor ki, 2005’te cep telefonuyla fotoğraf çekenler de fotoğraflarını depolayacak online depolama alanlarına sahip değillerdi. O yıllarda çekilen çoğu fotoğraf, telefondaki ilk arızada silinir giderdi. 2005 öncesinde dijital fotoğraf makineleri de yaygındı ancak internetin ve depolama alanlarının yeterince güçlü olmaması nedeniyle, o yıllardaki çoğu fotoğraf da dijital dünyanın bol format atmalı dönemine karanlık çukurlarında kaybolup gitti.

Drone’lar, sürücüsüz otomobiller ve yapay zeka

Bugün artık oyuncakçılarda bile çok uygun fiyatlara satılan drone’lar, ABD ve Avrupa’da normal bir görüntüye dönüşen sürücüsüz otomobiller ya da telefonlarımıza kadar giren, interneti yönetir hale gelen, biz farkında bile olmadan günlük hayatımıza yoğun olarak giren yapay zeka uygulamaları… 2000’li yılların başında bunların ancak bilim kurgu filmlerine konu olduğunu hatırlıyor musunuz?

akıllı telefonematrixteknolojiteknolojinin son 20 yılıyapay zeka
Yorumlar (0)
Yorum Ekle