Teknoloji ve Tarihi Harmanlayan Bir Hobi Maketçilik

İnsanoğlu üretime düşkün bir canlı olarak tarihin her döneminde yaratıcılığını kullanmıştır. Bunun sonucu olarak da icatlar ortaya çıkmış, endüstri ve teknoloji gelişmiştir. Maketçilik de tarih ve teknolojiye paralel olarak gelişme sağlamış önemli bir hobi. Gemi, uçak, otomobil gibi gerçek araçların ölçeklenerek plastik veya ahşap şekilde yeniden üretilmesi maketçiliğin tanımı olabilir. Özellikle Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’na dair birçok zırhlı aracın maketi bulunmakta. Bunlara ek olarak Apollo gibi mekikler de mevcut. Daha fantastik seçenekler için Uzay Yolu ve Yıldız Savaşları filmlerindeki araçlar ya da Warhammer gibi geniş bir oyun dünyasına ait her türlü araç ve figür bulunabiliyor. Maket yapımının en keyifli yeri kendinizi sürekli geliştirebilmeniz. Fırça ya da hava tabancası ile boyama becerilerinizi geliştirip farklı teknikleri öğrenip araçların yıpranmışlığını maketlere yansıtabilirsiniz. Zaten maketçilikte önemli bir deyiş vardır: “En iyi maket en son yaptığın makettir.” Maket seçerken ölçeklere dikkat etmek gerekir. Genellikle piyasada 1/72 ölçekli uçaklar bulabilirsiniz. Bunlar 10-15 cm arasındayken 1/48 ölçekler genellikle 20 santim civarında olacaktır. Başlangıç için küçük modeller seçip deneme yanılma yapabilirsiniz. Biz de konuda uzman Mithat Balkaya’ya maketçilik üzerine sorular sorarak daha yetkin bir ağızdan bilgi aktaralım istedik. Mithat, Kadıköy’de çok merkezi bir konumda olan Hobiloji isimli maket dükkanını kısa bir süre önce açtı.

Demonte halde sizi bekleyen bir maket…

 

Senin maketçiliğe başlama hikayeni alabilir miyiz?

5-6 yaşlarındaydım ve misafirlik için gittiğimiz evdeki ışıklı dolap ve içindekileri görmemle başladı her şey. Bir sandalyeye oturttular beni onların maket olduğunu çok kırılgan ve hassas olduklarını, oynamamak ve seyretmek gerektiğini anlattılar. Saatlerce ayrılamadım vitrin başından. Misafirlik sonunda elime bir tane yapılmamışını hediye ettiler ve ertesi gün babamla birlikte yaptık. O gece heyecandan uyuyamamıştım.

Maketçilik çok eski bir hobi, gelişen teknoloji bu hobiyi nasıl geliştirdi?

İnsanlar çok eski tarihlerden beri çevrelerindeki objeleri ölçekli bir şekilde yeniden oluşturma yoluna gitmişlerdir. Bunu yaparken farklı malzemeler ve yöntemler kullanmışlardır. Enjeksiyon ve kalıp tekniği kullanılarak plastik çerçevelerde, parça parça olarak kutulanıp satışa sunulan günümüzdeki şekline gelmesine vesile İngiltere olmuştur. Bunu takiben ABD, çeşitli Avrupa ülkeleri daha sonra Japonya ve uzakdoğu ülkeleri bu hobiyi şahlandırmış durumdalar. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte artık en ince ayrıntısına kadar araçlar modellenebiliyor. Küçük bir örnek, eski kalıp bir uçak maketinde ön iniş takımını yuvasındaki delikten geçirip uçtaki küçük bir kısmı kokpitteki lövye oluveriyordu. Gayet kaba bir durum değil mi yani bu?

Mithat Balkaya’nın büyük emekle yaptığı modern bir jet uçağı

 

Ülkemizde ve dünyada bu hobiye ilgi ne durumda?

Ülkemizde durum ne yazık ki çok vahim. Genlerimize işlenmiş ve bir türlü atamadığımız, bir şey üretmeme veya üretememe hastalığı bu hobi için de geçerli. Anlayamıyor insanlar. Ne yani kutudaki parçaları birleştirmem mi gerekiyor? Üstelik boyamak da var işin sonunda! “Burada yapılmışı var” diyerek konuya yaklaşan insanlar çoğunlukta. Aslında maket yapmak bir çok yararlı şeyler barındırıyor içinde. Araştırmak, tarih bilgisi, el becerisi, çeşitli malzemeleri kullanmak ve bütün bunların sonucunda bir şey üretmiş olmanın verdiği huzur. Dünyaya bakacak olursak, gelişmiş, oturmuş, tarihleriyle yüzleşmiş, kendileriyle barışık ülkelerde bu hobi çok gelişmiş durumda. Biz de naçizane onları takip etmeye çalışıyoruz, artık yapabildiğimiz kadar.

Son dönemin popüler konularından biri tank maketleri

 

Hobiloji’den kısaca bahsedebilir miyiz? Buraya gelen yeni başlayan birine yardımcı oluyor musunuz?

Çocukluğundan beri maket yapan ve bunu çok seven üç ortağız. Böyle bir ülkede böyle bir iş yaptığımız için Hobiloji yerine Don Kişot olabilirdi belki ismimiz. (Gülüyor) Türkiye’de maketçilik gibi iyi şeylerin olması gerektiğini düşünüyor ve insanlara bunu aktarmaya çalışıyoruz. Yeni başlayan, başlayacak biri varsa durmasın hemen gelsin. Her türlü desteği vermeye hazırız.

İkinci Dünya Savaşı klasiği… Detaylara hayran olmamak elde değil

 

Bu da benim yaklaşık 40 günde tamamladığım bir uçak. İkinci Dünya Savaşı sonlarında geliştirilen bu uçağın ismi Douglas Skyraider. Maketin pervanesi içeride bir motora bağlı. Pil de standın altında yer alıyor ve parmağınızın pervaneyi itmesi sonucu dönüyor.

 

gemihobihobilojimaketmanşetmithat balkayaotomobilsavaştarihteknoloji
Yorumlar (0)
Yorum Ekle