EMS ile yeni nesil spor deneyimi

Çalışma hayatında çoğumuzun ortak problemi işten güçten fırsat bulup spora vakit ayıramamak. Fit olma ya da iyi görünme derdi bir yana bu sağlıksız süreç fiziksel sorunları da beraberinde getiriyor. Bel, sırt ve boyun ağrıları, sinir sıkışmaları gibi şikayetlerde son dönemdeki artışın en önemli nedeni hareketsiz ofis hayatlarımız. Bu aslında şu demek; teknolojinin sunduğu nimetlerle bilgisayar karşısında oturduğumuz yerden tüm işlerimizi çözerek sürdüğümüz sefanın bu iş yapış tarzının getirdiği fiziksel problemlerden ötürü cefasını da çekiyoruz.

Teknoloji sporla birleşiyor

Bununla birlikte teknolojide çareler bu konuda da tükenmiyor. Çalışma hayatımızı dönüştüren teknoloji beraberinde getirdiği dezavantajları ortadan kaldırma adına farklı çözümler sunuyor. Bu çözümler arasında, spor ve teknolojiyi bir araya getirerek yeni nesil bir antrenman deneyimi vadeden EMS (Electro Muscle Stimulation) yani elektrikli kas stimülasyonu teknolojisi son dönemde çok popüler. Elektrik akımlarıyla kasları uyarma prensibine dayanan bu teknoloji aslında vücudumuzun çalışma prensibini birebir kopyalıyor. Normalde kas aktivasyonlarımız beynimizin gönderdiği sinyalle sağlanıyor malum. EMS teknolojisi ise kaslara gönderilen akım ile istemsiz olarak çok daha güçlü bir kasılmanın gerçekleşmesini sağlıyor. Bu teknoloji sporla birleşince kısa sürede çok iyi sonuçlar alabileceğiniz bir antrenman deneyimi ortaya çıkıyor.

EMS’nin kökeni Luigi Galvani’nin kurbağalarla deneyine kadar uzanıyor

Son birkaç yıla kadar pasif uygulamalarla rehabilitasyon amaçlı kullanılan, türevleri hastane ve fizik tedavi merkezlerinde mevcut olan EMS’nin mazisi aslında bayağı eskiye 1791 yılında ünlü mucit Luigi Galvani’nin kurbağalarla yaptığı deneylere kadar uzanıyor. Galvani yaptığı bir deneyde kurbağa bacaklarının belirli bazı metallere temas etmesi sonucu refleks olarak hızla harekete geçmesinin bu hayvandaki iç elektrik sonucunda ortaya çıktığı sonucuna varmıştı. 1700’lerden günümüze yaklaştığımızda ise EMS’nin ilginç kullanım alanlarına şahit olmaya devam ediyoruz. Bunlar arasında en ilginç kullanım alanlarından biri Rus uzay araştırmaları. Yerçekiminin olmaması ve uzayda ağırlık olmaması nedeniyle astronotlar distrofi yani kas dokularında dejenerasyon sorunları yaşamaktaydı. Elektro – kas uyarı sisteminin kullanılarak astronotların eğitilmesi ile bu sorunun önüne geçildi.


Profesyonel sporcuların tercihi

EMS dövüş filmlerinin sinema tarihi boyunca en ünlü olan ismi Bruce Lee’nin de vazgeçilmezi idi. Lee, antrenmanlarının hızını ve sağlamlığını artırmak için kullandığı bu teknoloji ile birçok filminde kameranın karşına da geçmişti. 1993’te gösterime giren ünlü dövüşçünün hayatının anlatıldığı Dragon: The Bruce Lee Story filminde bir sahnede bu sefer Jason Scott Lee’yi EMS cihazı ve kablolarıyla görüyoruz. Sinemanın EMS aşkı Bruce Lee ile sınırlı değil. Bilim kurgu tarihinin fenemon serisi Martix’de Neo’nun kaslarının aktive edildiği bir sahnede EMS yine karşımıza çıkıyor.

Bununla birlikte 90’lı yılların EMS teknolojisinin gerçek anlamda sporla entegrasyonu için önemli gelişmelerin yaşandığını yıllar olduğunu söyleyebiliriz. Bu dönemde Alman mühendisler, fizyoterapistler ve kişisel antrenörler gibi profesyoneller tarafından yaygın olarak kullanılan yeni nesil bir EMS ekipmanı geliştirdiler. 2007 yılında geliştirilen Alman Miha Bodytec teknolojisi ise EMS’nin fitness sektöründe yaygınlaşması açısından en önemli adım oldu. Günümüzde Tiger Woods’tan Usain Bolt’a Kobe Bryant’tan Bayern Munih futbol takımına kadar EMS teknolojisi farklı alanlardaki sporcular tarafından antrenman süreçlerinde çok fazla tercih ediliyor. Profesyonel kullanımlarının yanı sıra EMS son birkaç yıldır amatör sporseverlerin özellikle çalışan kesimin spor tercihlerinde öne çıkıyor. Ülkemizde de sayıları hızla artan EMS teknolojisine dayalı antrenman konseptleri sunan spor salonlarında, sadece 25 dakikanızı ayırarak yapacağınız bu antrenmanlar, fit bir vücuda sahip olmak, kas güçsüzlüğüne dayalı ağrılardan kurtulmak ya da performans artırmak isteyen herkesin içindeki pozitif gücü ve motivasyonu dışarı çıkarıyor. EMS teknolojisini, bu yeni nesil antrenman deneyiminin ülkemizde yaygınlaşmasında pay sahibi olan Fit in Time’ın ortağı ve pazarlama sorumlusu İbrahim Subay ile konuştum.


EMS teknolojisini sizden dinleyebilir miyiz?

EMS (Electro Muscle Stimulation) yaklaşık 70 yıldır fizik tedavi ve rehabilitasyon amaçlı olarak kullanılan bir teknoloji. Basit bir anlatımla EMS: beyinden kaslara gelen uyarıların birebir kopyalanarak, kaslara dışarıdan verilmesi ve böylece kasların maksimum seviyede uyarılarak aktive edilmesini sağlayan bir uygulama.

Bu teknolojiyi antrenmanda uygulamak için gerekli teknolojik ekipmanlar neler?

Alman Miha Bodytec teknolojisi ilk defa EMS altyapısını kullanarak sadece rehabilitasyon değil, çok ileri seviye bir antrenman etkisi sağlayabilmiş ilk teknoloji. Miha Bodytec ile yapılan EMS antrenmanları sırasında kullanıcıya bir yelek ve elektrotlardan oluşan kıyafet giydiriliyor ve bu kıyafet makineye bağlanarak uzman eğitmenler eşliğinde kişinin ihtiyaç, fiziksel kapasite ve performansına uygun olarak antrenman şiddeti belirleniyor.

Teknolojinin odağında olduğu bu yeni nesil spor deneyiminin sunduğu en önemli artılar neler?

Miha Bodytec tüm vücut antrenman teknolojisinin en önemli faydası tamamen kişiye özel olarak ve hiçbir sakatlık riski yaşamadan kasların maksimum seviyede aktive edilebilmesi. Bu sayede ister 15-16 yaşında bir ergen isterse de 80-85 yaşında ileri bir yaşlı kişiyle rahatlıkla antrenman yapılabiliyor. Miha Bodytec tüm vücut teknolojisi; sıkılaşma, yağ yakımı, kas yoğunluğu artışı ve bedenen incelme gibi fiziksel değişim etkilerinin yanında, her türlü kas güçsüzlüğüne bağlı bel-sırt ağrısı, postür bozuklukları, omurga eğriliği ve her türlü eklem problemleri ile diyabet, obezite, iç organ yağlanması ve metabolizma bozuklukları gibi ciddi rahatsızlıklarda da tedaviyi destekleyen en önemli araçlardan biri olarak kullanılılıyor. Ayrıca yine dünyada ve Türkiye’de pek çok elit atlet patlayıcı güç, dayanıklılık, hız, maksimal güç gibi tüm performans kriterlerinde artış amaçlı olarak Miha Bodytec teknolojisini kullanıyorlar.

Profesyonel sporcular ve amatör kullanıcılar açısından EMS’nin antrenman uygulamaları nasıl değişkenlik gösteriyor?

EMS antrenmanları herkes için 25 dakika olarak planlanıyor. Kişinin atletik performansı, antrenman geçmişi ve fiziksel kapasitesine bakılarak antrenman programının şiddeti ve içeriği uzman eğitmenler tarafından oluşturuluyor. Basit bir anlatımla: EMS antrenmanları neredeyse kullanıcıyı hiç hareket ettirmeden yapılabildiği gibi, bir tenis oyuncusu elinde raketle ve tenis oynarken bile gerçekleştirilebiliyor.

Antrenmana gelen profil hakkında bilgi verebilir misiniz? Kişilerin temel olarak tercih sebepleri neler?

Günümüzde insanların antrenman yapmak istemelerinin başlıca sebebi daha formda bir vücuda kavuşmak olsa da her geçen gün fiziksel problemlerinden kurtulmak ve çok daha sağlıklı bir vücuda kavuşmak için antrenman yapanların sayısı hızla artıyor. EMS antrenmanlarını tercih eden kişileri daha çok zamanla yarışan kurumsal çalışanlar, ev ve çocuk arasında kendine vakit ayırmakta zorlanan ev hanımları ve yeni doğum yapmış anneler, fiziksel problemleri sebebiyle antrenman yapamayanlar ve düzenli spor yapmalarına rağmen performansını artırmak isteyen amatör ve profesyonel sporcular olarak sıralayabiliriz.

EMS’nin spor dışında kullanım alanları neler? Dünyadaki yaygınlığı hakkında bilgi verir misiniz?

EMS bugün pek çok ülkede ve öncelikle Almanya’da fizik tedavi ve rehabilitasyon, obezite rehabilitasyonu, geriatri (yaşlılarla antrenman), iç organ yağlanması, diyabet ve metabolizmaya bağlı rahatsızlıkların tedavisi ile birlikte sıkılaşma, yağ yakımı, selülit tedavisi ve bedenen incelme gibi fiziksel değişim amaçlı olarak kullanılıyor.

Spor kültürümüzün gelişen teknoloji ile birlikte hızla dijitalleşmesinin artıları ve eksileri sizce neler?

Teknolojinin en büyük amacı artan iş yoğunluğu ve yaşam mücadelesi içinde insanların zamandan ve efordan kazanmasını sağlamak. İşte bu sebeple Miha Bodytec teknolojisi kısa zamanda günlük fiziksel zorluklarla çok daha güçlü bir şekilde mücadele etmenizi sağlayan en önemli araçların başında geliyor. Ancak bize danışan herkese verdiğimiz en önemli tavsiye, nasıl yapıldığının hiçbir önemi olmaksızın mutlaka antrenman yapmaları. Günümüz dünyasında artan iş yükü, stres, tüm gün maruz kaldığımız pek çok uyarana karşı sağlam durabilmenin tek yolu güçlü bir vücuda sahip olmak. Psikolojik durumu bile belirleyen en önemli unsur vücudun salgıladığı enzimler ve bunları sağlamanın yine en kolay yolu antrenman. İşte bu sebeple zamanı ve motivasyonu olan herkese sokağa çıkmalarını ve antrenman yapmalarını tavsiye ediyoruz.

Evinizi spor salonuna çevirecek cihazlar

Bu yeni nesil antrenman methodu, benim de deneyimlediğim, düzenli uygulandığında fayda sağlayacağını düşündüğüm ve etrafımda yapan kişilerde de bu faydayı gözlemlediğim teknoloji ile sporun harmanlandığı çağımıza uygun bir fitness çözümü. Ve İbrahim Bey’in de altını çizdiği gibi özellikle zamanla yarışan çalışan kesim için biçilmiş kaftan. Ancak yine kendimden yola çıkarak şunu eklemeliyim ki bazen yoğunluktan sadece 25 dakikanızı bile spor için ayıramayacağınız dönemler yaşayabiliyorsunuz. Antrenmanlara kısa ya da uzun süreli aralar verdiğinizde form tutan vücudunuzun fabrika ayarlarına dönmemesi için elinizin altında egzersiz ekipmanlarınızın olması bu anlamda çok önemli. Atlama ipleri, pilates topları, dambıllar ve benzer egzersiz aletlerinin evinizin ya da ofisinizin bir köşesinde olması bile size spor yapmak için motivasyon kaynağı oluyor. Hazır yaz da kapıda iken şimdi gaza gelmenin ve ufaktan ufaktan spora başlamanın tam zamanı. Ama önce buraya tıklayarak size güç ve mutluluk verecek, evinizi kendi çapında bir spor salonuna çevirecek egzersiz aletlerine bir göz atmanızda fayda var.

antrenmanegzersizmanşetyeni nesil spor
Yorumlar (0)
Yorum Ekle