Dünyada hidrojenle çalışıp seri üretime geçen ilk otomobil Toyota Mirai

Dersimiz Japonca! İlk kelime gelecek anlamına gelen Mirai. Toyota bugüne kadar hep maliyet olarak prototip bazında kalan hidrojenli otomobilleri ilk defa seri olarak üretime geçirmiş durumda. Hibrid ve elektrikli otomobillere daha yeni yeni alışıyorken Toyota’nın bu yenilikçi hamlesini takdir etmek gerekiyor. Sadece üç dakikada yakıt dolumu yapılan Mirai, hidrojen ve oksijenin reaksiyonu sonucu çalışıyor ve çevreye sadece sadece su buharı yayıyor. Böylece çevreye hiç zarar vermeyen yeşili seven bir otomobil çıkıyor.

Hidrojenli araç nasıl çalışıyor?
Siz gaza bastığınızda alıştığımız otomobillerdeki gibi bir gaz devreye giriyor. Ancak bu sefer kaynağı hidrojen olan gaz, karbon-fiber yakıt tanklarından geçerek araca gücünü veriyor. Ardından araç için hayati önem taşıyan ön ızgaralar hava filtresi görevi görerek yakıtla hücreleri birleştiriyor. İşte bu noktada hidrojen ve oksijen etkileşime giriyor ve motor elektrik gücüne kavuşuyor. Dolayısıyla çok kaba hatlarıyla aracı hibrid gibi düşünebiliriz. Ancak benzinli motor yerine elektrik sağlayan ve aracı şarj eden güç hidrojen temelli. Araç tam dolulukla 500 km civarı yol alabiliyor. Böyle bakıldığında Tesla’nın 435 km yapan elektrikli Model S 85D’ye rakip gözüküyor. Ancak Toyota yetkilileri sıfır emisyon değerleriyle haklı olarak övünüyorlar. Tesla gibi teknoloji ve yenilikçi markaya rakip olarak kendini görmesi bakımından da Toyota’nın hedef büyüttüğünü söyleyebiliriz.

Güvenlik konusuna gelindiğinde ise Toyota işi baştan sıkı tutuyor. Özellikle hidrojeni taşıyan depoların sızıntı yapmaması için özel olarak tasarlandığı belirtiliyor. Kaza ve çarpışma gibi durumlarda ise devreye giren algılayıcılar anında hidrojenin akışını durduruyor. Hidrojenin havadan bile hafif bir madde olması nedeniyle beklenmeyen bir durumda tüm yakıt anında atmosfere karışıyor. Tabii ne kadar üzerinde çalışılsa da hidrojen ve güvenlik konusu akıllarda ateş ve barut ikilisini uyandırıyor. Toyota araca güvendiği için Dünya Ralli Şampiyonası’nda (WRC) Mirai’yi kullanıyor. Böylece dünyanın en tehlikeli otomobil sporlarından rallide yarışan ilk hidrojen yakıtlı otomobil olacak. Deneyimli bir rallici ve Japon bir gazeteci olan Mitsuhiro Kunisawa’nın pilot koltuğunda oturacağı Mirai’nin yarışa katılması motor sporlarında büyük heyecan yarattı. Ralli için özel olarak hazırlanan Mirai’ye özel fren balataları, yarış lastikleri ve takla barı monte edildi. 155 beygirlik yakıt hücreli güç ünitesinin aynen kaldığı Mirai için WRC servis alanında özel ekipmanlar da yer alacak. 240 kg hidrojen taşıyan 14 metrelik bir TIR, servis alanında Mirai’ye hizmet verecek. Aracın deposu çok katmanlı plastikten yapılan, karbon ve fiberglas kaplamayla ekstra dayanıklı hale getirilmiş.
Mirai’nin yenilikçi tasarımı ile performans değerleri arasında büyük bağlantı var. 1850 kg ağırlığa sahip olan Toyota Mirai, 4.890 mm uzunluğa, 1.815 mm genişliğe, 1.535 mm yüksekliğe ve 2.780 mm dingil mesafesine sahip bulunuyor. Mirai 178 km/s maksimum hıza çıkabilirken, 100 km’lik hıza sadece 9.6 saniyede ulaşıyor. Bu da binek otomobiller için büyük başarı.
İlk olarak geçtiğimiz yıl sonu tanıtılan Mirai’den şu an için 1500 adet üretilecek. 2015 yılı sonuna kadar 400 adet satılması planlanan Mirai’ye gelen talep doğrultusunda, otomobilin üretim planı da revize edildi. Mirai’nin 2016 yılında 2.000 adet ve 2017 yılında da 3.000 adet üretilmesi planlanıyor. Talebin %40’nın bireysel kullanıcılardan gelmesi önemli bir nokta. Talebin diğer kısmı da kurumsal filolardan geliyor. ABD fiyatı 60 bin doların altında olan araç bakalım hedefleri ne derece tutturacak. Ekim ayında Avrupa’da satışı başlayacak Mirai’nin ülkemize uğrayıp uğramayacağı ise merak konusu.

benzindizelelektrikgelecekgüvenlikhibridmanşetmiraimotorotomobilrallisporteslatoyotayakıt
Yorumlar (0)
Yorum Ekle