Drone’u akademisinden öğrenmek ister misin?

Gökyüzü asırlardır insanların erişmeye çalıştığı bir mit olmuştur. Fakat gerek uzayda yaşam çalışmaları gerekse hava ulaşımı odaklı teknolojilerde kat edilen yol ile son yıllarda insanoğlu gökyüzüne hakim olmaya hiç olmadığı kadar yakın. Bu yakınlığın en önemli aktörlerinden biri kuşkusuz drone’lar. Modeline göre yerden 500 metre yüksekliğe kadar çıkabilen ve 25 dakika havada kalabilen drone’lar uzaktan kontrol edilen insansız hava araçları. 20. yüzyılın birçok teknolojisi gibi savunma sanayi için gözlem amaçlı geliştirilen drone’lar askeri saldırılarda kullanılmaya başlanması ile yaygınlaşmaya başladı. Online perakende devi Amazon’un sipariş teslimatı konusunda insansız hava araçları ile ilgili çalışmalarıyla drone’lar medyanın gündemine oturdu.

Drone’lar bugün yaygın olarak hala askeri alanda kullanılmaya devam ediyor olsa da gazetecilikten perakendeye birçok farklı sektör yepyeni bir deneyim vadediyor. Dünyada hobi ve ticari amaçla drone kullanımı 2015 yılı itibariyle 4.3 milyar dolar seviyelerinde. Bu rakamın 2020 yılı itibariyle 11 milyar dolarlar seviyesine çıkması bekleniyor. Tabiri caizse çok kısa bir süre sonra herkesin bir drone’u olacak ve gökyüzü drone koridorlarından oluşacak desek hiç de abartmış olmayız.


Drone kullanımı Türkiye’de hobi seviyesinde

Drone’lar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni yeni yaygınlaşıyor ve her gün yeni bir kullanım alanı keşfediliyor. Ticari kullanımı havadan görüntüleme dışında henüz yok denecek kadar az bir seviyede olan drone’lara ilginin hobi seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu keyifli hobinin aynı zamanda bir o kadar da pahalı olması bu işin heveslilerini endişelendiriyor. Etrafımda drone’a ilgi duyan ve yeni drone satın alanlar kişilerle ilgili genel gözlemim “Drone’u aldık ama nasıl öğreneceğiz?” şeklinde. Benimle aynı gözlemi çok daha erken yapmış ve bu işe ülkemizde drone satın alma talebine cevap vermek adına kurdukları DronMarket isimli e-ticaret sitesi başlayan üç mühendis var. Cenk Uysal, Barış Girgin ve Ahmet Eren 2013 yılına dayanan projeleri DronMarket’i 2015 Nisan ayında hayata geçirdikten sonra bu sefer drone eğitimi almak isteyen kişiler için yepyeni bir girişim olan DronAkademi ile karşımıza çıkıyorlar. Bu yenilikçi işin ortakları ile DronAkademi’yi ve Türkiye’de drone’a olan ilgiyi konuştum.


DronAkademi’yi kurmaya nasıl karar verdiniz?

Cenk Uysal: Havacılığa olan ilgimiz çok eskilere dayanıyor. Ben uzun yıllardır bir havacılık firmasında çalışıyorum, Ahmet bu konuda eğitim almış ve uydular üzerine çalışmalarını yürütüyor, Barış da uzun yıllardır THK çatısı altında model uçaklarla ilgileniyor. Drone’lar popüler olmaya başladığında ve konudaki potansiyeli gördüğümüzde drone teknolojileri temelinde çalışmalar yapmamız gerektiğine karar verdik. Öncelikle satış kanalımızı DronMarket.com e-ticaret sitemizle oluşturduk. Bu oluşum bize kısa sürede birçok şey öğretti. Bunlardan biri de eğitim alanına bir şeyler yapmamız gerektiğiydi. Henüz yeni bir konu olması ve görece pahalı bir hobi olması insanları endişelendiriyor ve profesyonel bir eğitim süreci ihtiyacı oluşturuyordu. Sektördeki bu beklentiyi görerek bir adım attık.

Eğitim için başvuru yapan kişi profilleri hakkında bilgi verir misiniz?

Barış Girgin: Drone kullanımı ülkemizde henüz hobi seviyesinde yoğunlaşmış durumda. Başvurular çoğunlukla bu işe merak saran ve bir yerlerden başlamak isteyen teknoloji meraklısı bir kitleden geliyor. Konuya her yaştan ve her düzeyden ilgi olduğunu görüyoruz. Konuyla profesyonel olarak ilgilenen kişiler de olabiliyor. Ağırlıklı olarak havadan görüntüleme yapmak isteyen kişilerle karşılaşıyoruz.

Başvurular arasında Drone eğitimi alma isteği içerisinde öne çıkan gerekçeler neler?

Ahmet Eren:
Konu gökyüzü gibi geniş bir alan olunca çok farklı gerekçelerle karşılaşabiliyoruz. Drone’lar oldukça pahalı aletler olduğu için genelde yaptığı bu yatırımı riske atmak istemeyen pilotlar öncelikle bir eğitim almayı tercih ediyorlar. Yine aldıkları cihazın sınırlarını öğrenmek isteyen kullanıcılar eğitimlerimizi tercih ediyor. Pahalı bir aleti satın alma kararı vermeden önce cihazları tanımak isteyen de oldukça fazla. Bu alandaki potansiyeli görüp de bilgi almak isteyen kullanıcılara da sıkça rastlıyoruz.

DronAkademi’de vereceğiniz eğitimler ve eğitmenler hakkında bilgi verir misiniz?

Cenk Uysal: Öncelikli olarak en çok ihtiyaç duyulan eğitimlerden başladık. Bunlar drone dünyasına giriş yapmak isteyenler için oluşturduğumuz Temel Drone Eğitimi, manuel olarak uçuş yapmak isteyen pilotlara yönelik Manuel Drone Eğitimi, otonom uçuşların inceliklerini aktardığımız Otonom Drone Eğitimi ve kendi dronunu imal etmek isteyen kullanıcılara yönelik DIY (Do it yourself) Drone Eğitimi.
Kısa süre içerisinde özellikle sektörel, belli alanlara odaklanmış eğitimler vermeyi de hedefliyoruz. İnsansız hava araçlarının ticari kullanımının yaygınlaşmasıyla da daha ileri seviye eğitimler planlıyoruz. Planımızda olan bir başka eğitim de platforma yönelik yazılım ve donanım eğitimleri.

Barış Girgin: DronAkademi’nin nihai amacı eğitmenlerle öğrencileri bir araya getiren bir platform olmak. Bu sebeple sürekli olarak eğitmen kadromuzu arttırmaya çalışıyoruz. Eğitmenlerimiz alanına göre uzman, uzun süredir bu işle ilgilenen kişilerden oluşuyor. Çok yeni bir konu olması sebebiyle eğitmen arayışımız halen sürüyor ve zamanla eğitmen sayısında artış olmasını bekliyoruz.

Drone eğitiminde en önemli konu başlıkları hangileri? Kişinin Drone’u kullanım amacına göre yaptığınız özel yönlendirmeler söz konusu mu?

Barış Girgin: Aslında bizim amaçlarımızdan birisi de sektör özel uygulamalar için drone eğitimleri açmak. Bu konuda tabii ki sektörün içerisindeki birçok profesyonelle görüşmeler yapmaktayız. TV, sinema, haber çekimleri veya haritacılık olsun, inşaat olsun, tarım olsun, emlakçılık olsun, kargo taşımacılığı olsun birçok alanda donların çok değişik aplikasyonlarına yönelik bilgileri ve kullanım şekillerini dillendiriyoruz.


Drone’ların ülkemizdeki yüksek fiyatlarını düşündüğümüzde kişinin kendi drone’unu yapması ne kadar avantajlı?

Ahmet Eren: Drone teknolojisi oldukça yenilikçi bir teknoloji olmakla beraber bir o kadar da basit bileşenlerden oluşuyor. Dolayısıyla biraz el becerisine sahip ve biraz da elektronik bilgisine sahip kullanıcının kendi drone’unu oluşturması oldukça kolay. Bu yetkinlik özellikle bu işi hobi amaçlı yapan kullanıcı için sınırsız bir hareket alanı sağlıyor. Temel bileşenlerde yüzlerce alternatif arasından kendi kombinasyonunu çıkarmak hem kişiselleştirilmiş bir drone’a sahip olmanızı sağlıyor, hem de bir şeyleri ortaya çıkarmış olmanın verdiği hazzı yaşıyorsunuz. Kendi drone’unu yapıyor olmanın fiyat olarak bir avantaj getirdiğini söyleyemeyiz. Çünkü kaliteli bileşenler kullandığınızda fiyatlar yine oldukça yüksek seviyelere gelebiliyor. Ancak kendi drone’unuzu yapabiliyor olmak sıkça zarar görmesi olası drone’unuzu kendinizin tamir etme olanağını da sunuyor.

Sivil Havacılık’ın en son yürürlüğe aldığı taslak sizce drone’a olan ilgiyi nasıl etkiler? Siz eğitimlerde işin yasal boyutuna yer verecek misiniz?

Ahmet Eren: Dünya genelinde hızla artan bir TT (trending topic) oldu drone regülasyonu. Sivil Havacılık da bunun dışında kalamazdı ve bir taslak oluşturup bunu ilgililerle ve sektörle paylaştılar. 500 gr üzerindeki pek çok drone modelini IHA(İnsansız Hava Aracı) olarak tanımlayıp 4 ana başlıkta topladılar. 0-4 kg arası IHA0, 4-25 kg arası IHA1, 25-150 kg arası IHA2, 150 kg ustu ise IHA3 olarak kategorize edilmiş. Tabi uçuşa yasak bölgeler uçuş datasının kuruma sunulması vs gibi değişik kategoriler için farklı gereksinimler taslakta yer almakta.

En önemli yenilik ise sigorta yapma zorunluluğu getirmesi. Aslında biz DronMarket’i açtığımızda teknomarketler gibi sattığımız drone’ları son kullanıcıya sigorta opsiyonuyla satmak gibi bir düşüncemiz vardı. Görüştüğümüz sigorta firmalarından buna maalesef olumlu bir yanıt alamadık. Hem yeni bir urun segmenti olması hem de nispeten riskin fazla olması dolayısıyla buna pek yanaşmak istemediler. Taslağın son hali nasıl olur bilemiyoruz ama sigorta zorunluluğu pazarı çok etkileyecektir.

Cenk Uysal: Sivil havacılık tarafından yayınlanan taslağa şu an bizim hobi sınıfı olarak tabir ettiğimiz 500 gr ağırlık üzeri drone’lar sivil kullanım amaçlı insansız hava aracı olarak kabul görüyor. Ancak kalkış ağırlıkları 25 kg altında olacağı için sivil havacılığın kategorilendirmesinde İHA0 kategorisine girmekte. Dolayısıyla bu sınıflandırma birçok gerekliliğin ortadan kalkmasını sağlıyor. Taslağa göre bu sınıftaki drone’ların her tür sorumluluğu kullanıcının bilinçli kullanımına dayandırılmış. Dronakademi pilotların bilinçli kullanımına yönelik bir misyon da üstlenmiş durumda. Dolayısıyla bu taslağın mevcut faaliyetlerimize herhangi bir olumsuz etkisi bulunmuyor. Regülasyonların netleşemesi ve resmi bir hal almasıyla da elbette eğitimlerimizin en önemli konu başlıklarından biri konunun yasal boyutu olacak.


İstanbul gibi büyük ve kalabalık şehirlerde drone kullanmak ne kadar mümkün?

Cenk Uysal: Drone’ların yaratabileceği tehlikeler halen hararetli bir tartışmanın konusu. Bizse konuya bu açıdan bakmıyoruz. Bugün gündelik hayata girmiş birçok şey de eğer amacı dışında kötü niyetli olarak kullanılırsa birçok tehlikeler yaratabilir. Drone’lar da aynı şekilde bilinçli kullanıldığında hiçbir tehlike oluşturmaz. Bu yüzden bilinçli kullanım eğitimlerimizde en çok üzerinde durmak istediğimiz konuların basında geliyor ve bunu sürekli vurgulamaya çalışıyoruz. İstanbul gibi kalabalık bir şehirde bile halen herhangi bir tehlike yaratmadan ve keyif alarak bu işi yapabilirsiniz.

Barış Girgin: Bu konudaki kurallar Sivil Havacılık tarafından yayınlanan taslakta net olarak belirtilmiş durumda. Bu kurallara uyulduktan sonra keyifli bir uçuş vadeden heryer doğal bir drone uçuş sahasıdır bize göre.

Kurumlara yönelik eğitimler düşünüyor musunuz? Örneğin medya kuruluşları için drone gazeteciliği eğitimleri gibi.

Barış Girgin: Drone’lar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni yeni yaygınlaşmakta. Her gün yeni bir kullanım alanı keşfediliyor ve birçok sektörden konuya ilgi oldukça artmış durumda. Bunların başında da medya ve haberciliğe yönelik kullanımlar geliyor. En çok ilgili gören konunun havadan görüntüleme olduğunu söyleyebiliriz. Konu yaygınlaştıkça bu konuda daha spesifik ihtiyaçların belireceğinin farkındayız ve sektörel eğitimleri daha şimdiden planlamaya başladık.

Türkiye’de amatör ve profesyonel anlamda Drone’lara olan ilgiyi nasıl gözlemliyorsunuz?

Cenk Uysal: Özellikle faydalı kullanımları yaygınlaştıkça drone’lara olan ilginin de katlanarak artacağından eminiz. Henüz işin çok başındayız ve drone’lar halen küçük bir kitlenin özel zevkinden ibaret. Kısa bir süre içerisinde hayatın doğal akışında yer alacağını düşünüyoruz. Ticari kullanım havadan görüntüleme dışında henüz yok denecek kadar az bir seviyede. Bunda henüz regülasyonların belirsiz olması ve teknolojinin halen oldukça pahalı olmasının da payı var. Ancak mevcut pazarın çift haneli seviyelerde olduğunu söyleyebiliriz. Bu rakamın katlanarak artacağını da gözlemlerimiz ve tahminlerimizde görebiliyoruz.

DronMarket’te en çok ilgi hangi marka ve modellerde ilgi var?

Barış Girgin: Bu konuda bayrağı tartışmasız DJI ürünlerinin taşıdığını söyleyebiliriz. Bugün hobi segmeti drone pazarının %70ini DJI ürünleri oluşturuyor. Ardından Fransız Parrot firmasının ürünlerinin geldiğini söyleyebiliriz. Yine ucuz diyebileceğimiz Çin menşeyli başlangıç seviyesi birçok marka da özellikle fiyat avantajından dolayı tercih ediliyor. Minidron kategorisi dediğimiz ürünler de genelde 8-10 yas aralığı için oyuncak kategorisi olarak göze çarpmakta.

Hobi olarak drone kullanmaya başlayacak olan kişiler başlangıç olarak bu işe ne kadar bütçe ayırmalı?

Ahmet Eren: Her ne kadar drone’lar gün geçtikçe akıllanıyorsa da halen ciddi anlamda bir pilotaj deneyimi isteyen bir uğraş. Dolayısıyla yeni başlayan kullanıcılara mini drone dediğimiz kısa mesafelerde uçan küçük boyutlardaki drone’ları tavsiye ediyoruz. Prensip olarak profesyonel drone’ların kullanım şekline sahip bu küçük oyuncaklarla başlamak daha pahalı ve komplike cihazlara geçmeden önce oldukça faydalı olacaktır. Dolayısıyla başlangıç için 100$ civarı küçük bir bütçe bu işe adım atmak için yeterli olacaktır. Sonrasında Havadan görüntüleme yapabilen orta seviye bir drone’la devam etmeyi önerebiliriz. Bu cihazlar günümüzde yaklaşık 1000$ civarlarından başlamaktadır. Sürekli yenileme gerektirecek piller, pervaneler gibi yedek parçalar için de bir bütçe ayırmak gerekecektir.

Türkiye’de henüz hobi seviyesinde olan drone kullanımı konusunu kullanıcıları bir araya getirecek sosyal bir platforma taşıma gibi bir hedefiniz var mı?

Ahmet Eren: Biz hem dronmarket.com sitemizi hem de dronakademi.com sitesini baştan beri bir platform olarak düşündük. Kısa süreler içerisinde oldukça yaygınlaşacak bu teknolojinin odağında platformlar oluşturmak hedeflerimiz arasında. Sosyal ağların bu tarz işlerdeki öneminin farkındayız ve yurtdışında faaliyete geçen bu tür sosyal platformları yakından takip ediyoruz. Ancak buradaki ihtiyacı biraz da sektördeki ilerleme belirleyecek. Henüz işin çok başındayız ve gelecekte neler olur hep birlikte göreceğiz.

dronAkademiDronemanşet
Yorumlar (0)
Yorum Ekle