Aileler için dijital dünya ve çocukları bekleyen tehlikeler

0
Bugünlerde tatlı bir telaşım var; ikinci kitabımı neredeyse bitirmek üzereyim! Kitap için koştururken, şehir içinde sık sık seyahat ediyorum ve etrafımı gözlemleme şansım oluyor. Genel olarak dikkatimi çeken toplu taşıma araçlarında herkesin elinde telefonlar olması ve annesinin kucağında akıllı telefonla oynayan çocuklar!  

Akıllı telefonunuz “çocuk oyuncağı” değil

Gözlemlediğim kadarıyla aileler çocuklarını susturmak için telefonu bir oyuncak olarak görüyor ve çocuğun sağlığını hiçe sayıyorlar. 2 yaşındaki bebeklerden tutun da oyun çağındaki çocuklara kadar bütün çocukların ellerinden neredeyse telefon düşmüyor. İşin kötüsü her ne kadar aileler bu durumdan hoşnut olmasa da çocukların ısrarlarına ve ağlamalarına dayanamayarak teslim oluyorlar. Peki çocuklara bu şekilde teslim olmak ne kadar doğru?

Çocukların dijital dünya ile bilinçli bir şekilde tanışması için bu noktada ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Ancak gelin görün ki çoğu ebeveyn zaten sosyal medya bağımlısı olduğu için bu konuda çocuklarına yol gösteremiyor ve çocukların inadı karşısında çaresiz kalıyor. Bilgisayar oyunları, tablet ve telefonda oynanan oyunlar ile eğlence amaçlı uygulamalar çocukların oldukça fazla zamanını çalıyor ve dikkatini dağıtıyor. Kısacası çocuklar artık ailesi, öğretmenleri ve arkadaşlarından daha çok elektronik aletlerle vakit geçiriyorlar. Halbuki küçük yaştaki çocukların akıllı telefonlar yerine sevgiye, oyuna ve aileleriyle vakit geçirmeye ihtiyacı var.  İnternette artan siber zorbalığı düşündüğümüzde, bu sevgiyi çocuklarımızın internetten edinemeyeceği ortada. Peki dijital dünyada çocuklarımızı ne gibi tehlikeler bekliyor ve siber zorbalık konusunda ne gibi önlemler almalıyız? 

Çocuğunuz siber zorbalık mağduru olmasın

Arkadaşım Pedagog Dr. Sevil Yavuz’la uzun zamandır çocuklar ve sosyal medya üzerine birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Çocukların internet ve sosyal medya kullanımı dolayısı ile yaşayabileceği sıkıntıları ve çözüm yollarını araştırıyoruz. Bu hafta ailelere rehber olması açısından sosyal ağların çocukların ruh halini nasıl etkilediği ve ailelerin yapması gerekenleri konuştuk. Ben sordum, Pedagog Dr. Sevil Yavuz yanıtladı.

Çevresi tarafından beğenilmeyen ve takdir edilmeyen çocuklar ne gibi sıkıntılar yaşayabilir?

Yetişkinler çocuklara ayna tutar. Çocuklar yetişkinlerin davranışlarıyla ve sözleriyle kendine değer verir.  Taktir edilmeyen ve sürekli aşağılanan çocuklar bir süre sonra bu durumu içselleştirir ve kendini öyle görür. Kendine güveni azalır ve bir şeyi başarmak için çabalamaz. Kendini değersiz, işe yaramaz ve yeteneksiz hisseder. Bu nedenle okulda ve iş hayatında başarısızlık ve bu başarısızlığın verdiği öz güven eksikliği ve depresyon yaşarlar.

Çocukların paylaşımlarının beğenilmemesi duygu durumlarını nasıl etkiler?

Sosyal medyada da gerçek hayatta olduğu gibi beğenilmek sadece çocukların değil herkesin hoşuna gider. Buradaki problem çocuğun sosyal medya kullanacak yaşta olmadan sosyal medyada paylaşım yapması ve sosyal medyada fenomen olmaya çalışmasıdır. Bu çaba nedeniyle çocuklar çok tehlikeli şeyleri deneyebiliyor.

 

Sosyal medyada kusursuz görünme arzusu kişinin öz benliğini nasıl etkiler?

Çocukların özellikle ergenlik döneminde kimlik karmaşası yaşadıkları için etkiye daha açıktırlar. Model aldıkları sosyal medya fenomenlerine ve ünlülere benzemek için bir sürü estetik ameliyat olan gençleri üzülerek görüyoruz. Sosyal medya bir sergi alanı olduğu için güzel fotoğraf çekinme, yaşadıklarını daha kusursuz ve mükemmel gösterme çabası içinde olmak stres yaratıyor. Ayrıca vücudunda aynı çabaya kalkışıyorlar. Zayıflamak uğruna aç kalma ve kontrolsüz diyetlerle büyüme çağındaki çocuklar gelişimlerine zarar verebiliyor. Sosyal medyada kendilerini yeni bir benlik oluşturma çabası hem ruh sağlıklarını hem beden sağlıklarını olumsuz etkiliyor

Gelişme çağındaki çocukların gerçek olmayan hayatlar üzerinden kendi kişiliklerini oluşturma çabaları onlara nasıl zarar verir?

Çocuklar sanal ortamda adeta bir illüzyon içindeler. Bu illüzyona uygun pozlar vermek ve buna uygun yaşam sürmeye çalışmak çocuğun kişiliğini olumsuz etkiliyor.

Çocuğumuzun sorun yaşadığını davranışlarından nasıl anlayabiliriz? Çocuklarımızı siber zorbalıktan nasıl koruyabiliriz?

Çocukların davranışlarında, uyku ve yeme düzenlerinde değişiklik olur. Çok durgunlaşır, kendini eve kapatır. Normalde görüştüğü arkadaşlarıyla görüşmek ve dışarıda etkinlik yapmak istemez. Çocukla anne babanın iletişimin iyi olması çok önemli. Çünkü çocuğunu her an kontrol edemez ve her an her yerde onu koruyamaz. İyi bir güven ilişkisi varsa çocuk anne babasına çekinmeden dertlerini ifade eder.

Sosyal medya ortamında siber zorbalığa uğrayan çocuklara nasıl yaklaşmalıyız?

Çocuklar, sosyal medyada hem kötü niyetli insanların tuzaklarına, hem de akran zorbalığının sosyal medya versiyonu olan siber zorbalığa karşı korunmasızlar. Özellikle sosyal medyanın gücünü kullan gençler birbirlerini tehdit edici eylemlerine sosyal medyada sürdürüyor. Bu nedenle intihar eden gençler oldu. Tüm okul arkadaşlarına rezil olduğunu düşünüp okula gitmek istemeyen, depresyona giren ve intihar eden çocukların sayısı giderek artıyor. Böyle bir durumun yaşandığını anne baba hissederse zaten gereken desteği sağlayacak ve profesyonel destek alacaktır. Diğer taraftan çocuklar bunu kendi içinde yaşarsa ve bu duygusal durumla başa çıkamazsa problemler büyüyor.

Son yıllarda sosyal medyada intihar vakalarının sayısı oldukça arttı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Çocuklarımızın paylaşımları psikolojik durumu hakkında bilgi verir mi? Çocuğumuzun depresyonda ve intihar eylemine yatkın olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Çocukların paylaşımları ruhsal durumu hakkında bir sinyal verebilir de çocuk bunu içinde de tutabilir. Genelde intihar eden gençler intihar öncesi sosyal medya notu yazıyor ve günler önce bu depresif durumunu ele veren paylaşımlarda bulunmuyorlar.  Bu nedenle çocuğun ruhsal durumunu sadece sosyal medya paylaşımlarıyla değerlendirmek doğru değil. Anne babanın çocukla iletişimde olması en doğru yoldur. Çocukların sanal hayat yerine gerçek hayata hobiler kazandırmaya yönlendirmek ve ilgi alanlarına uygun kurslara ve etkinliklere göndermek daha sağlıklıdır. Böylece çocuk sosyal medyada harcayacağı enerjisini kendi yeteneklerini geliştirmeye harcar ve daha sağlıklı ve mutlu bir birey olarak yetişir.

Cevap bırakın