2020 yılının en önemli teknoloji trendleri

0

Birçok teknolojik gelişmeye şahit olduğumuz bir yılı geride bırakıyoruz. 2019 yılının şu son günleri dolu dolu geçirdiğimiz bir yılı analiz etmek ve gelecek yıl trendleri konusunda öngörüde bulunabilmek için harika bir zaman.

2019 yılının en iyi teknoloji trendlerini masaya yatırdığımızda; Kişisel verilerin korunması, yapay zekanın iş süreçlerine entegre edilmesi, AR ve VR teknolojilerinin eğitim alanında kullanılması, bulut bilişim pazarının büyümesi, nesnelerin interneti, akıllı ev teknolojilerinin geliştirilmesi ve akıllı ev asistanlarının kullanımının yaygınlaşması, yerel yönetimlerin akıllı şehir projelerine yoğunlaşması, blockchain teknolojisinin kripto paralar dışında farklı alanlarda da kullanımının yaygınlaşması, otonom araçlarla ilgili faaliyet gösteren girişimlerin artması, drone’lar ve uçan taksiler….  Saydığım konu başlıkları teknoloji dünyasının en çok konuştuğu konular arasındaydı. 

Bütün bu saydığımız gelişmeler elbette 2020 yılında güncel kalacak ve bu alanlarda yapılan çalışmalar daha da yaygınlaşarak, günlük yaşantımızın bir parçası haline gelecek. Peki 2020 yılında bizi hangi teknolojik yenilikler bekliyor? 

2020 yılında teknoloji dünyasını bekleyen yenilikler

Özetle 4. Endüstri Devrimi’nin tam ortasındayız ve teknoloji her zamankinden daha hızlı bir şekilde gelişiyor. Bütün bu yeniliklere ve teknolojilere ayak uyduramayan şirketler, rekabet avantajını kaybedecek ve rakiplerinden geride kalacaklar. Bu noktada yeni teknolojileri anlamak ve adaptasyon son derece önemli. Bir iş insanı ve teknoloji fütüristi olarak 2020’de herkesin hazır olması gereken yeni eğilimleri yazdım.

Yapay zeka

Yapay Zeka (AI), zamanımızın en dönüştürücü teknoloji evriminden biridir. Çoğu şirket müşteri deneyimini geliştirmek ve ticari faaliyetlerini kolaylaştırmak için yapay zekayı nasıl kullanabileceğini keşfetmeye başladı. Yapay zeka sayesinde artık şirketlerdeki pek çok rutin, öngörülebilir ve tekrar eden işler sanal robotlar tarafından yapılabiliyor. Bu sayede çalışanlar zamanlarını daha katmadeğerli işler için harcayabiliyorlar. Çalışan davranışlarını taklit edebilen, otomasyon süreçlerini hızlandıran ve herşeyden önemlisi maliyet avantajı sağlayan yapay zeka destekli yazılımlar şirketlere verimlilik sağlıyor. Özellikle tekrar eden işleri çalışanlar yerine sanal robotlar yapması, şirketlere rakipleri karşısında ciddi bir rekabet avantajı sağlıyor. Bu sistemlerin genel adı RPA. Yani Robotik Süreç Otomasyonu ( Remote Process Automation). RPA, günümüzde gelişimini sürdüren bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. Aslında yapay zekâ (AI), iş akışı otomasyonu ve “screen scraping” olarak tabir edilen yaklaşımları benimseyerek günümüze kadar yol alan bu otomasyon biçiminde sanal robotlar, tekrarlanabilen ve kesinlik bekleyen görevleri makine öğrenmesi yoluyla yapabilme imkânı sunuyor. Bu sayede çeşitli ortamlarda önceden tanımlanmış pek çok görevi yapabilen bu robotlar, e-postaları kontrol ediyor, izin verilen uygulamalar ve API’ler ile bağlantı kurup, hesaplamalar yapıyor ve hatta fatura tutarı doğrulaması yaparak, fatura kesebilme gibi yetenekleri bile kazanmış durumdalar! 2020 yılında şirketler Robotik Süreç Otomasyonu alanında çalışmaya daha fazla alışacak ve kendi süreç tasarımlarını yaparak, dijital dönüşüm süreçlerini hızlandıracaklar. 

Şu anda, tarım alanında bile yapay zeka destekli sulama sistemleri kullanılmaya başlandı. Bu teknolojilerin kullanılmasıyla birlikte çiftçiler de daha az su ve eforla yüksek kalitede ürün hasat edebilecekler. Yapay zeka sayesinde hem su kaynakları korunmuş olacak, hem de verim artacak. 

5G

  1. nesil mobil internet bağlantısı bize süper hızlı indirme ve yükleme hızlarının yanı sıra daha kararlı bağlantılar sağlayacaktır. 2020’de 5G’nin gerçekten uçmaya başladığı bir yıl olması bekleniyor, daha uygun veri kullanım ücretlerinin yanı sıra büyük ölçüde geliştirilmiş kapsama alanı ile internet kullanımını daha iyi hale getirmesini bekliyoruz. 

5G, yalnızca hareket halindeyken filmleri ve müziği daha yüksek kalitede yayınlayamamızı sağlamayacak. Büyük ölçüde artan hızlar, mobil ağların evlerimizde ve işletmelerimizde çalışan kablolu ağlardan bile daha kullanışlı olacağı anlamına geliyor. Şirketler, her yerde süper hızlı ve istikrarlı bir internet erişimine sahip olmanın ticari sonuçlarını göz önünde bulundurmalı. Artırılmış bant genişliği, makinelerin, sanal robotların ve özerk araçların her zamankinden daha fazla veri toplamasını ve aktarmasını sağlayarak, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve akıllı makineler alanında yeni gelişmelere yol açacaktır. 

Otonom araçlar

Sürücüsüz otomobiller ya da bugün kulağa daha hoş gelen tabiriyle otonom araçlar, geleceğin önemli devrimlerinden bir tanesi olarak görülüyorlar. Bilim kurgu filmlerinde sıklıkla gördüğümüz gibi; kara, hava ya da deniz taşıtlarının herhangi bir sürücünün müdahalesine ihtiyaç duymadan, programlandığı şekilde sorunsuzca hareket edebilmesidir. Hareket sözcüğü burada olanı ifade etmek için aslında yeterli değildir. Çünkü otonom bir aracın, içerisinde bulunduğu trafiğe tam anlamıyla adapte olabilmesi ve hiçbir sorunla karşılaşmadan A noktasından B noktasına ulaşabilmesi gerekiyor. Teknolojinin geliştiği ve imkân verdiği ölçüde bu güzergâha C, D, E… gibi yan hedefler de ilave edilebilmelidir. En azından ben bu şekilde düşünüyorum.

Geldiğimiz şu noktada otonom araçları henüz trafikte göremiyoruz. Daha önce pek çok otorite otonom araçların 2020 yılında yollarda olacağını söylese de henüz bu konuda yeterli altyapı çalışmaları yapılmadığı ve akıllı yollar inşa edilmediği için bu araçları trafiğe çıkışı en erken bir kaç seneyi daha bulur diye düşünüyorum. Keza daha test aşamasındayken bile pek çok kazaya karışan otonom araçlar henüz istenilen verimliliğe ulaşmadı. Ayrıca otonom sürüş teknolojisinin olgunlaşmasıyla birlikte; düzenleyiciler, yasa koyucular ve ilgili makamlar tarafından alınacak önlemlerin de hızla hayata geçirilmesi gerekecek. Otonom sürüş, hayatımıza aniden girmeden önce yasalardaki ve mevcut altyapıdaki süreçlerin tamamlanması gerekiyor. 

Sağlık teknolojileri

Teknoloji şu anda benzeri görülmemiş bir oranda sağlık hizmetini değiştiriyor. Akıllı kollar gibi giyilebilir cihazlardan veri toplama kabiliyetimiz, herhangi bir semptom yaşamadan önce bile insanlarda sağlık sorunlarını giderek daha fazla tahmin etme ve tedavi etme becerisi sağlayacak.

Tedavi söz konusu olduğunda daha kişiselleştirilmiş yaklaşımlar göreceğiz. Bu aynı zamanda, belirli bir hasta için ne kadar etkili olabileceğine dair veri odaklı bir anlayış sayesinde, doktorların ilaçları daha kesin olarak reçete etmelerini ve tedavileri uygulamalarını sağlayan hassas tıp olarak da adlandırılmaktadır.

Yeni bir fikir olmasa da, teknolojideki son gelişmeler, özellikle de genomik ve yapay zekâ alanlarında, bize farklı insan vücudunun belirli hastalıklarla savaşmak için nasıl daha iyi ya da daha kötü donanımlı olduklarını ve nasıl belirli hastalıklarla mücadele ettiklerini daha iyi anlıyoruz. farklı ilaç türlerine veya tedavilere tepki verme olasılığı yüksektir.

2020 yılı boyunca, bireysel hastalar için daha iyi sonuçlar elde etmek için yeni öngörücü sağlık uygulamaları ve daha kişisel ve etkili tedavilerin uygulandığını göreceğiz.

Blockchain Teknolojisi

Blockchain 2008–2009 yılları arasında Bitcoin ile birlikte Satoshi Nakamoto tarafından icat edilmiştir. Bu Satashi Nakamoto’nun bir kişi ya da grup olduğunu hala bilinmiyor. Kendisi bu teknojinin tam anlamıyla çalıştığından emin olduktan sonra insanlara hibe ettiğini ve başka teknolojiler üzerinde çalışmalara yoğunlaşacağını belirttiği bir mailden sonra ortadan kayboldu.

Blockchain şifrelenmiş işlem takibi sağlayan dağıtık veri kayıt sistemidir. Bir veritabanı değildir çünkü kaydedilen veri bir daha değiştirilemez veya silinemez. Bu özelliğini verilerin biriktirildikleri blokları aynı bir zincir gibi, birbirlerine şifreleme algoritmaları ile bağlayarak saklamasına ve bu zincirin birçok kişiyle dağıtık olarak paylaşılmasına borçludur.

Blockchain’in verileri tutma mantığı aslında bizim bakkalların veresiye defterleri ile biraz benzerlik gösteriyor. Eskiden bakkaldan bir şey almaya giderken evin veresiye defterini de yanımıza alarak giderdik. Bakkaldan alışveriş yapıldığında hem bakkal kendi veresiye defterine yazar hem de biz evin veresiye defterine yazardık. Burada amaç bakkalın bizden habersiz veresiye defterinde değişiklik yapmasını önlemekti. İşte blockchain’de ki dağıtık ifadesi de bu mantığa çok benziyor. İşlemlerin kayıtlı olduğu blok zinciri ağ üzerindeki herkes ile aynı olacak şekilde tutulur. Eğer herhangi biri kendi defterinde diğerlerinin onayı olmadan bir şey eklemeye kalkarsa, diğer defterlerle çakışacağı için ağ dışında kalacaktır.

Bu anlamda Blockchain bizim değiştirilemez ve manipüle edilemez kayıtlar tutmamızı sağlar. Ve bu teknolojiyi bu kadar büyük yapan asıl olay ise merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymamasıdır. Bu işlemlerin deftere kaydı ve ağa yayılması tamamen demokratik bir biçimde ağ üzerindeki bilgisayarlar tarafından yapılır. Ne kadar çok bilgisayar bu ağa katılırsa bu sistemin güvenilirliğini o derece de arttıracaktır.

blockchain sadece kripto paraların üretiminde değil birçok farklı alanda saklama, yönetme ve depolama gibi işlemler için kullanılmaktadır. blockchain sadece finans sektörü ile sınırlı kalmamaktadır. Önümüzdeki süreçte teknolojinin hayatımızda meydana getireceği büyük değişimin, sosyal medya, büyük veri, robotlar ya da yapay zeka ile gerçekleşmeyeceğini, blockchain olacağı söylenmektedir. Blockchain teknolojisi ile farklı sektörlerin teknolojiyle entegre olmasını sağlayan önemli adımlar atılmaktadır.

  • Uluslararası ticaretin kolaylaştırılması yolunda dijital teknolojinin sunduğu imkanları kullanan teknoloji devleri  Avrupa’nın en büyük bankaları arasında bulunan kuruluşlar ile blockchain teknolojisi üzerinden dijital ticaret zinciri 

konsorsiyumu kurma girişiminde bulunmuşlardır. 

  • Deniz taşımacılığında,  uluslararası sularda seyreden gemi ve yüklerin (konteyner) operasyonunda zaman ve maliyetten kazanmak, sürecin hızlanması ve evrakların prosedüründen kurtulmak amacıyla blockchain altyapısını kullanmaya başlamışlardır. 
  • Gıda güvenliğine yönelik tedarik zincirini blockchain teknolojisiyle izlemek için dünyanın en büyük gıda devleri Walmart, Unilever, Nestle, Dole, Kroger gibi şirketler de IBM ile anlaşmıştır. 
  • İsveç tapu sicil kayıtlarının saklanması ve yönetilmesini blockchain ile gerçekleştirmek için adım atmıştır. 
  • Küresel teknoloji şirketi Bitfury arazi tapusu tescili için pilot ülke olarak Gürcistan ile anlaşma imzalamıştır. 
  • Yardım konusunda da şeffaf ve izlenebilir bir yapı sunduğundan blockchain bu alanda da kullanılmaktadır. Ülkemizden bir proje olan intexcharity ise evsizlere blokchain üzerinden kriptopara göndererek onların günlük ihtiyaçlarını karşılamaları ve hayata tutunmaları adına önemli bir projeyi yürütüyor. 
  • Eğitimden sağlığa, telif haklarının korunmasından tutunda akıllı kontratlara kadar geniş bir alanda blokchain teknolojisi her geçen gün hayatımıza girmeye devam edecetir. 

Özetle dijitalleşmenin çıktısı blockchain teknolojisinin getirdiği fırsatlar finans, sağlık, bilim, sanayi gibi farklı sektör ve alanlarda hayatımızı kolaylaştırmakta ve iş yapış şekillerimizi değiştirmektedir.

 

Cevap bırakın