Android’i iOS’a üstün kılan 10 özellik

0

hires

Tamam, kabul… iPhone belki çok daha medyatik… Herkesin ilgisini topluyor ama dünyanın yüzde 86,2’si akıllı telefon satın alırken Android işletim sistemine sahip bir telefonu tercih ediyor. Peki neden Android? iOS’a karşı Android’i böylesine üstün kılan şeyin sırrı nedir? Ben, Android kullanıcılarının tercih nedeni olarak gösterdikleri 10 özelliği belirledim. Buyrun bakalım nelermiş bu özellikler?..

  1. Daha iyi fiyatlar ve daha fazla çeşit:

Bugün bir iPhone almak istediğinizde çok fazla seçim şansınız yok. iPhone 7, ya da iPhone 7 Plus’ın yanı sıra, iPhone SE veya geçen yılın modelleri olan iPhone 6s ile iPhone 6s Plus… Yani yalnızca 5 model arasından seçim yapabilirsiniz. Oysa iPhone modellerinin fiyatlarının çok altına gelişmiş sisteme sahip birçok seçenek Android işletim sisteminde sizleri bekliyor. Android, açık ara daha iyi fiyat ve daha fazla çeşit sunuyor.

  1. 3,5 mm kulaklık girişi:

Apple’ın son çıkardığı iPhone 7 ve iPhone 7 Plus modellerinde endüstri standartı olan 3,5 mm kulaklık girişi kaldırıldı. Bunun yerine Apple kulaklığı “lightning” girişine takmanız gerekiyor. Dolayısıyla herhangi bir kulaklıkla Apple iPhone’da müzik dinlemeniz artık mümkün değil… Bunun için ya özel bir “dongle” kullanacaksınız, ya da bir Bluetooth kulaklıkla eşleme yapacaksınız. Eğer hem şarj etmek, hem de müzik dinlemek isterseniz büyük sorun yaşayacaksınız. Android’de ise böyle bir sorun yok.

  1. Daha yüksek çözünürlüklü ekranlar:

Ekran çözünürlüğü konusunda Apple biraz gerilerden geliyor. 2014 yılında ilk full HD telefonu iPhone 6 Plus’ı piyasaya çıkardılar. Oysa bundan iki yıl önce Android telefonlarda 1080p çözünürlüklü ekranlar kullanılmaya başlamıştı. Bugün piyasaya çıkan iPhone 7 Plus ekranı hala 1920x1080p çözünürlükte… Oysa Android’e bakacak olursak Sony Xperia Z5 Premium 4K (3840×2160) çözünürlüğü destekliyor. Samsung Galaxy S7 ve LG G5 2560×1440 ekran çözünürlüğü sunuyor. Elbette bu özellik de daha kaliteli video görüntüsü anlamına geliyor, ekrandan okumak, ya da oyun oynamak çok daha kolay oluyor. Fiyatı çok daha düşük Android telefonlar bile 1080p ekran çözünürlüğü sunuyorlar.

  1. 3D kamera ve gelişmiş VR:

Şayet teknolojinin en son gelişmiş ürünlerini arıyorsanız, bunları Android telefonlarda bulacaksınız. 3D yani üç boyutlu derinlik hissi veren kameralar, ya da günün popüler teknolojilerinden VR (Virtual Reality – Sanal Gerçeklik) ürünleri Android tarafında çok daha kolay bulunuyor. Her ne kadar Google Cardboard iPhone’larla da kullanılabiliyor olsa da, Samsung’un yalnızca kendi cihazlarıyla çalışan Gear VR’ı herkesin beğenisini topluyor.

  1. Kişiselleştirme, widget’lar ve kabuklar:

Apple, kullanıcı arabirimine çok fazla müdahale edilmesini istemiyor. Google’ın sunduklarından çok daha az kişiselleştirme olanağı sunuyor. Yalnızca birkaç widget arasından seçim yapabiliyorken, Google’da ana ekran, ya da kilitli ekran görüntünüzde kullanılmak üzere binlerce widget seçebiliyorsunuz. Samsung ve LG gibi üreticiler çekirdek işletim sistemi üzerine kişiselleştirilmiş kabuklar ekliyorlar. Dilerseniz kendinize özgü bir temayı da devreye sokabiliyorsunuz. Bu da telefonunuzu benzerlerinden farklı hale getiriyor, sadece size ait yani…

  1. Özel korumalılar da dahil birçok donanım seçeneği:

Google’ın Android pazarlamasında kullandığı bir motto var: “Birlikte ol ama aynı olma”… Aslında bu söz son derece mantıklı geliyor kulağa… Birçok değişik tip ve ebatta, hepsi birbirinden farklı o kadar çok Android telefon seçeneği var ki… İster büyük ekranlı, ister küçük ekranlı, içinde projektör bulunan, klavyeye sahip, ya da pilleri değiştirilebilen bir Android telefon seçebilirsiniz. Mesela iPhone 7 ve iPhone 7 Plus, Apple’ın su geçirmeyen ilk telefonları… Oysa Samsung ve Sony su geçirmeyen telefonları çok daha önce piyasaya çıkartmışlardı. Her ne kadar “özel koruma” sunmasalar da Motorola Droid Z, yaklaşık 3 metreden yere düşürseniz de üzerinde bir çizik bile olmayan Android işletim sistemine sahip telefon sunuyor.

  1. Çalışan bir dosya sistemi:

iPhone’daki dosyalarınızı bilgisayarınıza yüklemek istediniz diyelim… iTunes’u indirip kurmanız, bir hesap yaratmanız gerekiyor. Tüm bunları yaptığınızda da yalnızca medya dosyalarınızı kaydedebiliyorsunuz. Oysa bir Android telefonu kişisel bilgisayarınıza bağladığınızda adeta taşınabilir bir sabit disk gibi dosyalarınızı sürükle-bırak yöntemiyle yükleyebilir ve kopyalayabilirsiniz. Ayrıca Astro File Manager, ya da ES File Manager gibi uygulamaları yükleyerek, telefonunuz üzerindeki dosya sistemi içinde de dolaşabilirsiniz.

  1. Evrensel paylaşım:

Diyelim, tarayıcınızda bir web sayfası, navigasyon uygulamanızda bir harita veya galerinizde bir fotoğrafınızı paylaşmak istiyorsunuz. Android işletim sisteminde yüklemiş olduğunuz herhangi bir uygulamada, Twitter, Facebook ve Google+ dahil olmak üzere paylaşabilirsiniz. Oysa iPhone’da yalnızca tarayıcı, galerinizdeki bir fotoğraf, şayet uygulama tarafından destekleniyorsa paylaşabilirsiniz.

  1. Geri düğmesi:

Android telefonlar üzerindeki geri düğmesi daha önce hangi sayfada olduğunuza bakmaksızın, sizi gayet basit bir şekilde geriye taşır. Düğme uygulamalar arasında geçiş yaparken de çalışmasına devam eder. Diyelim Facebook’ta bir linke tıkladınız ve Chrome tarayıcısını devreye soktunuz, geri düğmesine bastığınızda sosyal medya uygulamanıza geri dönersiniz.

  1. Çoklu ekran desteği:

Eğer akıllı telefonunuzda çoklu işlem yapmak istiyorsanız, Android alacaksınız. Google’ın en son işletim sistemi Android 7 Nougat’ta yerleşik çoklu ekran desteği bulunuyor. Örneğin bir ekranda şirketin web sitesine bakarken, öbür ekranda patrona eposta atabiliyorsunuz. Hatta en son işletim sistemi güncellemesi olmadan da LG ve Samsung telefonlarda bölünebilir ekran özelliği mevcut. Apple da iOS 9’da ekran ayırma özelliği eklemiş olsa da bu özellik yalnızca tabletler için, akıllı telefonlar için değil…

Elbette iPhone sahiplerini de unutmadık. Haftaya “iOS’u Android’ üstün kılan 10 özellik” yazımla karşınızda olacağım.

 

Cevap bırakın