Thunder Tier One İnceleme

0

Oyun dünyasında bazı türlerin yeri ayrıdır. Yoğun taktiksel hesaplamaların yapıldığı, silahların çeşitli ekipmanlar ile güçlendirildiği, saniyelerin bile önemli olduğu, plana dayalı aksiyon oyunlarına arasına katılan Thunder Tier One inceleme konuğumuz.

Yapısal olarak gerçekçi ve üstten görüp karakterimizi yönetebildiğimiz Thunder Tier One sizi 90’ların atmosferine götürüyor. Özel operasyon birimini kontrol eden siz ve komutanızdaki üç askerden oluşan 4 kişilik bir ekip, Doğu Avrupa’daki kurgu ülkelerden birisi olan Salobia’yı ele geçiren terör örgütünden kurtarmak ve oluşumu dağıtmak için görevlendiriliyorsunuz.

İşleyiş olarak ekibinize teçhizatları seçmeniz, görevin gidişatına uygun olarak hareket etmeniz ve sizden istenenleri gürültü çıkartmadan başarmanız gerekiyor. Bu gürültü kısmı oldukça önemli çünkü susturucu kullanılmadan yapılacak atışlar, bombalar ya da başka çevresel etkiler düşmanlarınızı size doğru çekmeye ve daha fazla ateş gücünün üzerinize dönmesi anlamına geliyor.

Bazı görevler sessizlik içinde rahatça yapılabilirken bazıları ise tetiği bırakmadan ilerleyeceğiniz bir şekle de dönüşebiliyor. Oyun genellikle “kesinlikle böyle olmalı” gibi bir kural koymuyor fakat o tetik bir kere çekildikten sonra eğer susturucu yoksa her adımda direnç artarak yükseliyor.

Görev alanına geldiğinizde UAV ile etrafı görebiliyorsunuz. Devasa drone üzerinde yer alan farklı kamera modları ile düşmanlarınızın hareketlerini takip ederek en zayıf halkayı bulmak ve devriye alanına göre adımlarınızı atmak mantıklı olan yol. Ben gürültü patırtı kopartarak Amerikan filmlerinde olduğu gibi ilerlemek istiyorum da diyebilirsiniz.

Oyun Arcade ve Realism şeklinde 2 farklı zorluk modunda size sunuluyor. Arcade ile sıka sıka ilerlemeniz mümkün iken Realism ile işler biraz gerçekçi boyuta eriyor. Ekrandaki bilgilerin azalması, düşmanların yerini geçici olarak fark edebilme gibi önemli unsurlar ile gerçek dünyaya benzer bir ortam bizi karşılıyor.

Özellikle karakterinizi belirlediğiniz, teçhizatları seçtiğiniz ekran görevden göreve ufak değişiklikler gösterecek bir şekilde tasarlanmış. Uzun namlulu silahlar ile daha dar alanları olan haritalarda rahat hareket edemeyeceğiniz için birden fazla silah kombonuzun olması ve duruma göre seçim yapmanız en doğru olan şekil.

Üzerinizdeki birçok eşyayı değiştirebiliyorsunuz. Kar maskesi takmak, güneş gözlüğü, gaz maskesi, kamuflaj pantolonuzun şekli, çantanızın türü, hücum yeleğinizin ve zırhınızın kalınlığı gibi birçok detay mevcut.

30’dan fazla silah ve teçhizatın bulunduğu, gerçekçi patlama ve silah sesleri ile atmosferin oldukça fazla şekilde sizi motive ettiği bir yapım karşımızda duruyor.

Oyundan en fazla verimi ise arkadaşlarınız ile toplanıp oynamaya başladığınızda alıyorsunuz. Bütün ekibinizi ayrı ayrı 4 kişinin yönetmesi, farklı silah ve ekipman kombinasyonları, etrafı gözlerken komutlar vererek ilerlemek ve çatışma anında yaşanan yoğun adrenalin çoğu oyunda bulamayacağımız türden.

Grafikler benzer yapımlara göre oldukça detaylı seviyede hazırlanmış. Özellikle karakterlerin minimal hareketleri ve animasyonlarının detay seviyesi göze çok tatlı gözüküyor. Vurulma ve düşme animasyonları ile birlikte iyi durumda yer alan görselliği atmosfer ve seslerin başarılı bir şekilde ortamı iyice germesi tamamlıyor. Bazen koşan birini duymanız, seken mermilerin sesi ya da üzerinize açılan ateşte mermilerin saklandığınız duvarın diğer tarafında kalması gibi ince detaylar sizi daha da ciddi oynamaya sürüklüyor.

Bütün bu detayları sadece düşmana doğru nişan alıp üzerine mouse’u götürüp tıklamak kadar kolay olduğu bir oynanış ise bu kadar zorluğa açık bir yapının en kolay ve en çabuk anlaşılan kısmı olmuş diyebilirim.

Arkadaşlarınız ile birlikte keyifli bir deneyim elde etmek istiyorsanız Thunder Tier One’a şans verebilirsiniz.

Cevap bırakın