Blok zinciri (blockchain) nedir?

0

Bitcoin ve benzeri şifreli dijital para birimleri sayesinde duymaya başladığımız blok zinciri kavramı, paranın geleceğine doğru uzanan önemli bir teknoloji olabilir. Gelin bu teknolojiyi yakından tanıyalım.

Çağımızın belki de sonraki çağın parası olması beklenen Bitcoin, bunu başarabilir mi, bilmiyoruz. Adı birçok skandala karışarak itibarı yerle bir olduktan sonra, herkes yerine bir başka benzerinin geçmesini bekliyor.

Şifreli dijital para birimi de neymiş?

Blok zincirine geçmeden önce, bu yeni tip paraları tanımak gerekiyor. Bunlara şifreli dijital para birimleri diyebiliriz. Şimdi burada üç farklı özellik ortaya çıkıyor, bunları tek tek anlatmak daha iyi.

Şifreli: Çünkü para değiş tokuşları, yani bu paralarla yapılan her tür alışveriş ve bu paraların yaratılma süreçleri kriptolanarak (şifrelenerek) korunuyor.

Dijital: Çünkü basılı bir banknot ya da bozuk para olarak düşünülmediler. Paranın yaratımından saklanmasına, hatta harcanmasına kadar her şey, tıpkı bir şirketin muhasebesinde olduğu gibi, büyük deftere (blok zinciri işte burada kritik rol oynuyor, anlatacağım) kayıt ediliyor.

Ademî merkeziyetçi: Önce kelimeyi anlatmam gerekecek, merkezî olmayan demek. Yani bu paraları üreten bir merkez bankası yok, olmayacak. Bir devlet bu paradan daha fazla üretelim, devalüasyon yapalım diyemeyecek.

Para bir matematiksel denklem çözümü ile üretildiğinden ve dolaşımdaki toplam miktarı her an bilindiğinden, bir başka matematiksel denklem de paranın miktarını kontrol ediyor ve çok ya da az olmamasını sağlıyor. Örneğin Bitcoin sayısı tarihin hiçbir anında 21 milyonu geçmeyecek. Bu da değerini koruyabilmek için başından alınmış bir mühendislik önlemi.

Yukarıdaki videoda Bitcoin’in bir bilgisayar yerine elle nasıl üretileceğini görebilirsiniz. Oldukça yorucu ve gereksiz bir süreç. Para kazanmak bundan kolay olmalı : )

Blok zinciri Bitoin’e mi ait?

Hayır. Bitcoin ile ünlenen bu para birimlerinin hepsi blok zinciri teknolojisi kullanıyor. Bitcoin’in adı ise yaşadığı İpek Yolu gibi skandallarla ister istemez lekelendi. Öyle ki, kâr amacı gütmeyen Bitcoin Vakfı’nın yönetimi bile karıştı.

Bu süreçte birçok alternatif büyümeye geçerken, devletler bu işin yasal düzenlemelerine başladılar. İsviçre’deki bir kasaba ve Japonya şifreli dijital para birimlerini resmî olarak tanırken, Çin kullanımını önce serbest bıraktı, sonra tekrar yasakladı. İngiltere ve Avustralya bankacılık sisteminde kullanmanın ekonomiye getirilerini araştırırken, vergi kaçakçılığını önlemede faydası olacağını düşünüyorlar.

Diğer yandan, bankalar ve finansal kuruluşlar da blok zinciri ve Bitcoin gibi şifreli dijital para birimleriyle yapabileceklerini keşfetmek istiyor. Çünkü çağa ayak uydurma gerekliliği bir zamanlarki gibi SMS ile kredi almaktan çok daha ciddi bir değişim gerektiriyor.

Gelelim zurnanın zırt dediği ya da dananın kuyruğunun koptuğu yere. Bu işin temelinde blockchain (blok zinciri) adlı bir sistem yatıyor.

‘Takip edilemez’ değiller!

Aslında Bitcoin gibi paralar takip edilemez gibi hazır açıklamalara itibar etmeyin. Blok zinciri, Bitcoin ve diğer şifreli dijital para birimleri ile yapılan her hareketin (işlem, anlaşma, kontrat vb.) kayıt edildiği bir Büyük Defter (muhasebe, işletme, iktisat okuyanlar daha iyi bilir). İşbu sebeple, blok zinciri, aynı zamanda en büyük ve en güvenli dijital cüzdan hizmeti hâline de geliyor.

Blok zinciri tek bir noktada tutulmuyor, dünyanın dört bir yanındaki yüzlerce, hatta binlerce bilgisayarda dağıtık bir şekilde depolanıyor. Ayrıca ağdaki herkes bu büyük defterin güncel hâline erişebiliyor. Bu anlamda da kullandığımız geleneksel paraya göre inanılmaz bir saydamlık sunuyor.

Dijital kayıtlar, blok hâline getirildikten sonra, şifrelenerek bir araya getiriliyor ve işlem sırasına göre bir zincir oluşturuyorlar. Burada yine karmaşık algoritmalar devreye giriyor.

%100 saydam ve son derece güvenli

Örneğin şifreleme süreci de yine tek bir bilgisayar değil, birçok bilgisayar tarafından yürütülüyor. Her blok farklı bir dijital imza taşıyor, bu da güvenliği artırmak için düşünülmüş adımlardan sadece bir tanesi.

Dijital cüzdanınız ise bu işlemlerin tüm imzasını taşımak yerine, sadece gerçekleştiğine dair bir imza taşıyor. Böylece bilgisayarları tek tek hack’leyerek sistemi hack’lemek de mümkün olmuyor.

Hem saydamlık hem güvenlik açısından ise şu önemli: Blok zincirinde herhangi bir işlem bir kez gerçekleştiğinde, artık geri alınamıyor, silinemiyor. Sadece bu işleme ek yapılabiliyor. Tüm değişiklikler aynı anda tüm kullanıcılara yüzde 100 açılıyor.

Bankalar dahil herkes harıl harıl çalışıyor

Aslında onlarca yıldır hayatımızda olan bu fikir, Bitcoin’in 2008’de duyulmasıyla meşhur oldu. Şu anda Microsoft dahi şifreli dijital para birimi geliştiriyor. R3 CEV adlı teknoloji şirketi, dünyadaki 40’tan fazla bankayla bir konsorsiyum oluşturdu ve dağıtılmış büyük defter teknolojisini inceliyor.

Gelecekte kimsenin kontrol etmediği ama kendini düzenleyen bir para birimini, ona hiç dokunmadan, kazanabilecek, saklayabilecek ve harcayabileceğiz. Belki tam olarak bilim kurgu hikayelerindeki ya da filmlerindeki gibi değil ama zaten hayat da filmlerden farklı değil mi?

 

Cevap bırakın