Çocuk ve teknoloji

Yaşı 40’lara yaklaşmışlardansanız, o güzel eski günleri iyi hatırlıyorsunuz demektir. Şöyle geriye yaslanın, gözlerinizi kapatın, hatıralar geçidi başlamak üzere… Mahallenizdeki arsadaki dut ağacına tırmanışınızı düşünün… Bütün gün dut yemekten nasıl midenizin bozulduğunu… Arkadaşlarınızla yaptığınız mahalle maçlarını, ya da kapının önünde ip atladığınızı, lastik oynadığınızı…

Yemek masasında muhabbet

Evet, bundan 20 yıl kadar önce çocuklar neredeyse bütün gün dışarıda oynar, bisiklete binerdi. O günün çocukları, kendilerine göre biçimlendirirdi oyunları ve aile gözetimi nispeten çok daha hafifti. Aileler, kahvaltı ve akşam yemeklerinde bir araya gelirler, babalar “Dersler nasıl, okulda ne yaptın?” sorularını o zaman sorarlardı. Aile içi iletişim yemek masalarında yürütülürdü. Hatta yemekten sonra annelerle el işi yapıldığı da olurdu o eski güzel günlerde…

Bugün aile yapısı değişti. Teknoloji aile yapısını kökünden sarstı ve buna aile içi iletişimi dönüştürmekle başladı. Önce TV’de gün boyu süren eğlence programları, İnternet, video oyunları, tabletler, akıllı telefonlar) hepimizi çok ağır bir bilgi bombardımanına tutuyor.

Günde 7,5 saat eğlence teknolojisi

2010 yılında Kaiser Vakfı tarafından yapılan bir araştırmaya göre ilk okul çağındaki çocuklar, günde 7,5 saatlerini eğlence teknolojisi için harcıyorlar. Bu çocukların yüzde 75’inin yatak odalarında televizyonları bulunuyor, Kuzey Amerika’da evlerin yüzde 50’sinde televizyon gün boyu açık. Dışarıya yemeğe gitmek, yemek masası muhabbetlerinin yerini “Büyük ekran” ve “ısmarlama yemek” almış.

Çocukların gelişimi konusunda evrensel bir sorun yaşanıyor. Özellikle okulda derslere odaklanma meselesi, sorunlar yığınının en üstünde yer alıyor. Bunun dışında okula uyum sağlama, öğretmenlerle sağlıklı bir ilişki kurma ve iletişim gibi sorunlar da kendini zaman zaman gösteriyor. Özellikle son dönemde çocuklar ve bir kısım yetişkinler arasına daha sıkça gözlemlenen obezlik ve diyabet sorunları meselenin artık fiziksel sağlığı da tehdit ettiğinin en önemli göstergesi…

İki yılda tablet kullanımı yüzde 8’den, 40’a yükseldi

Amerika’da 2013 yılında 0-8 yaş arasındaki çocuklarda yapılan bir araştırmaya göre çocukların elektronik gereçlere ulaşma yoğunluğunda ciddi bir artış gözlenmiş. Akıllı telefonlarda yüzde 41’den yüzde 63’e, Tabletlerde yüzde 8’den yüzde 40’a, herhangi bir mobil gereçte ise yüzde 52’den yüzde 75’e varan bir artış meydana gelmiş. Mobil medyanın kullanımına baktığımızda ise hiç mobil medya kullanmamış çocukların iki yıl içinde yüzde 38’den yüzde 72’ye yükseldiğini görüyoruz.

Ancak teknolojinin olumlu taraflarından da söz etmeden olmaz. İngiltere’de tablet kullanarak ders yapan öğrenciler arasında yapılan bir araştırmada, tabletlerin öğrencilerin derse odaklı kalma konusunda dikkatlerini yüzde 30 ila yüzde 40 arasında arttırdığı saptandı. Hatta, bu araştırmanın sonuçları Londra’da her yıl yapılan BETTS Eğitim etkinliğinde de paylaşıldı.

Etiyopya’da öğretmensiz tabletle eğitim deneyi

Dünyada ilkokul çağındaki 100 milyondan fazla çocuk ne yazık ki, bir okula gitme şansına sahip değil… Bunu gören Nicholas Negroponte, One Laptop Per Child hareketini başlattı ve ilk etapta Etiyopya’daki iki köyü seçti. Köydeki ilk öğretim çağındaki çocuklara içinde alfabe öğrenme, resim yapma, çizgi filmler ve çeşitli uygulamalar bulunan, güneş enerjisi ile şarj edilebilen Motorola Xoom marka tabletler dağıttı. Burada amaç, çocukların ilk kez karşılaştıkları bu şeylerin üstesinden kendi kendine gelmeleriydi. Haftada bir kez bir teknisyen köyleri ziyaret ediyor, hafıza kartlarını değiştiriyordu. Bilim adamları da hafıza kartlarını inceleyerek çocukların neler yaptıklarını gözlemlemeye çalışıyorlardı.

Birkaç ay sonra, incelemelerinde çocuklardan birinin “Alfabe Şarkısı”nı ezberden okuduğunu fark ettiler. Bir öteki ise aslan resminin karşısına tek bir harfi bile bilmiyorken, “LION” yazmıştı.

Deney, Addis Ababa’dan yaklaşık 80 km uzakta iki izole köyde yapılmıştı. Her ikisinde de yaklaşık 20’şer ilk öğretim çağındaki çocuk vardı. Köylerden birinin adı Wonchi’ydi ve 3300 metre yüksekliğinde volkanik bir kraterin kenarında bulunuyordu. Öteki ise, Great Rift Vadisi’ndeki Wolonchete köyü idi ki, oradaki çocuklar hayatlarında basılı bir malzeme, yol işareti, ya da üstünde kelimeler olan bir paket bile görmemişlerdi.

Beş ayda Android’i hacklediler

Tabletler, bantlarla sımsıkı paketlenmiş biçimde çocuklara dağıtıldı. İçinde ne olduğuna dair, hiçbir işaret yoktu. Herkes çocukların kutuyla oynamasını beklerken, dört dakika içinde bir çocuk kutuyu açtı, tabletin açma kapama tuşunu keşfetti ve çalıştırdı. Beş gün içinde, çocuk başına günde 47 uygulama kullanıyorlardı, iki haftada ezberden ABC şarkısını okumaya başladılar, beş ayda ise Android’i hacklediler… Negroponte, “Organizasyonumuzdaki ya da Media Labs’teki bir şaşkın kamerayı devreden çıkartmıştı, ancak kamerayı keşfettiler ve Android’i hacklediler.” diyor. Her ne kadar, Negroponte’nin ekibi tablette değişiklik yapmayı engelleyici bir yazılımı yüklemiş olsa da, bütün çocukların tableti birbirinden farklıydı. Her çocuk tabletini kendi zevk ve kullanım alışkanlıklarına göre kişiselleştirmişti. Çok daha önemlisi, çocuklar başlarında bir öğretmen olmadan da tablet sayesinde öğrenebiliyorlardı.

Çocuk ve teknoloji… Hala tartışılan bir kavram. Araştırmalar, olumsuz sonuçlar da ortaya koyuyor, olumlu sonuçlar da… İletişim biçimimiz değişiyor, acaba asosyal mi oluyoruz, yoksa sosyalleşmenin bir başka biçimini, içinde yaşadığımız bilgi bombardımanı bizi uyuşturuyor mu, daha fazla bilgi sahibi olmamıza mı neden oluyor? Çocuklarımız geleceğimiz, yarınlarımız… Ve dünyayı gelecekte onlar şekillendirecek…

Kaiser VakfımanşetNegroponteOne Laptop Per Child
Yorumlar (0)
Yorum Ekle