Home Office çalışmanın avantajları ve dezavantajları

“Home office çalışmak” kavramına birçoğumuz kesinlikle yabancı değiliz. Aslında bu kavram o kadar popüler ki, çalışma yükü az olan bazı işleri betimlemek için bile mizah amacıyla kullanılıyor. Ancak bilmeliyiz ki, home office çalışma metodu yenilikçi ve teknoloji odağı en üst noktada yer alan bir çalışma sistemidir.  İster çalışan olun, ister işveren…  Home office iş metodu hakkında merak ettiğiniz sorular olacaktır. Gelin bu yazımızda home office çalışmanın bugününü ve yarınını birlikte değerlendirelim.

Dünya genelinde birçok şirket; özellikle de çok uluslu şirketler tarafından home office çalışma tekniği hâlihazırda uygulanıyor. Ülkemizde bu sistem, yenilikçi ve vizyon sahibi firmalar tarafından çoğunlukla haftanın bir veya iki günü evde olacak şekilde deneme amacıyla uygulanıyor. Firmalarımızı bu noktada anlayabiliyoruz. Çalışanların ofisle olan bağlarını koparmadan, ama isteklerini de bu sırada yerine getirebilmek için bulabilecekleri en dengeli çözümleri deniyorlar. Dikkat ettiyseniz “denemek” ifadesini kullanıyorum çünkü firmalar değişen koşullara ayak uydurabilmek için, yani dinamizmi devam ettirebilmek için kendi getirdikleri çalışma metotlarında sürekli olarak yenilikler ve değişimler uyguluyorlar. Henüz sabitleşen bir fikir maalesef yok.

Home office çalışmada temel iletişim, sizlerin de bildiğim gibi tele-konferans yoluyla sağlanıyor. Başta Skype olmak üzere; Whatsapp, Teamspeak gibi programlar, uzaktan iletişimin vazgeçilmezleri arasında… Mobil operatörlerimizin de hâlihazırda şirketler için sunduğu iletişim ve ağ hizmetleri bulunuyor. Bir işverenin çalışanlarıyla etkileşimi ne kadar sağlıklı ve devamlı ise, yapılan işin niteliği de şüphesiz iyi olacaktır.

Bir de çalışan açısından değerlendirelim istiyorum.  OECD tarafından Avrupa ülkelerinde iki yıl önce yapılan araştırmalar, çalışanların ev ortamında daha verimli olduklarını ve daha fazlasını yapabileceklerini belirten beyanları içeriyor.  Öte yandan IBM ve Yahoo’nun daha önceki yıllarda home office çalışanlarını ani bir kararla şirkete geri çağırması, uzaktan çalışma açısından ciddi soru işaretleri bırakmıştı.

Rahatlık: İlk ve en önemli kavramımız, işverenlerin de bu düşünceye sıcak bakmamasının temel nedeni bu, rahatlık… Çünkü insanlar kendi ev ortamları içerisinde, olabilecekleri en rahat hallerindedir.  Uzayan uyku süreleri ve acele etmeyecek olmanın verdiği psikolojik rahatlık, işleriniz birikirken sizi yataktan çıkmamaya sevk edecek unsurlar arasında görülüyor.

Dikkatiniz: Yapılması gereken çalışmaları boş verip film izlemeniz ya da diğer aile bireylerinizle etkileşiminizden kaynaklı olarak çalışmalarınızı ikinci plana atmanız çoğunlukla olasıdır. Bu durum sadece yapılan işin miktarını değil, işin kalitesini de olumsuz yönde etkileyen ve otokontrolü düşüren bir etmen olarak görülüyor.

Sorumluluk: Evinizden ya da uzaktan çalışıyorsanız, bu durum her an sizi denetleyen gözlerden uzakta olduğunuzu gösterir.  Arkanızdan sizi izleyerek çalışmanızı denetleyen bir patronunuz ya da davranışlarınızı sürekli süzen iş arkadaşlarınız etrafınızda yoktur. Alabildiğine yalnız ve özgürsünüzdür. Bu özgürlüğün sonucunda da, bireyin sorumluluk ve dikkat eksikliğine yatkınlığı gözlemlenmektedir.

Ancak psikolojik açıdan belirlenen tüm bu olumsuzluklara rağmen, çalışanların devamlı olarak daha iyi performans gösterdikleri ve verimlerinin arttıkları belirlenmiştir. Bunun nedenini kesin olarak açıklayabilecek bilimsel bir çalışma olmasa da, çalışanların home office olarak daha iyi çalışmalarını açıklayabilecek bazı başlıkları inceleyelim istiyorum.

1) İdeal üretkenlik saatleri:  Her insanın üretkenlik ve çalışma becerilerinin gün içinde bir dönem vardır. Bazısı için bu zaman sabah vakti iken, bazısı için gecedir. Ya da akşam veya öğleden sonradır… 8 saatlik mesaisini gerçekleştirecek olan çalışan, gün içerisinde işi için en verimli olacağını bildiği saatleri tercih eder. Böylelikle ofiste olacağından daha fazla konsantrasyonla, daha verimli bir performans sunabilir.

2) Planlı dikkat dağıtıcılar: Evden çalışmanın, dikkati dağıtacak etmenlerle dolu olduğu gerçektir Ancak bunun faydalı olduğu anlarda vardır. Düşünelim, hasta bir çocuğunuz ya da aile bireyiniz var.  Ofisteki bir çalışanın zihni, devamlı olarak evinden uzak olduğu için endişeyle dolu olacak ve geride bıraktıklarını merak etmekle gününü geçirecektir. Yani sürekli bir dikkat eksikliği gösterecektir. Öte yandan bu durumda ki bir çalışanın home office bir şekilde görevini yapması sırasında, ara ara yapacağı ufak kontrollerle zihninde yer alan korkuları ve soru işaretlerini atabilir ve işine daha fazla odaklanabilir. Benzer bir şekilde dikkatin dağılması durumunda yapılacak ufak bir mutfak atıştırması, yeniden zinde olmayı ve konsantrasyonu bireye sağlayacaktır.

3) Kendini kanıtlama isteği: Evden çalışmak, bir çalışan için değerli bir ödüldür ve bunu bilen her çalışan, ciddi anlamda izlendiklerinin ve değerlendirildiklerinin farkındadır. Bu durumdan ötürü home office çalışanlar bu hakkı kaybetmek istemeyeceği için, ellerinden gelenin en iyisini yapmak için gayret sarf edecek ve bu çalışma metoduyla daha iyisini yapabildiğini işverenine göstermek isteyecektir. Tahmin edeceğiniz üzere bu durum, verimliliği arttırmaktadır.

4) İletişimde optimizasyon: Aynı ofis çatısı altında çalışanların bir arada olması, iletişim açısından büyük bir kazançtır. Mesafelerin olmaması iletişimi arttırır ama bazen bu durum fazla iyi bir hâl alır ve çalışanların işten farklı olarak muhabbet etmelerine dönüşebilir. Bu, dikkat dağıtıcı durumlardan bir tanesidir. Fakat home office çalışanlar yalnızca işle alâkalı olarak iletişimde bulundukları için,  işin dışındaki sohbetler oluşmaz. Çalışanın işe olan dikkatini arttırmaya yardımcı olur.

5) Kişisel ortam: Şüphesiz ki bir insanın en rahat olduğu, hatta istediği gibi dizayn edebildiği bir ortamda bulunması motivasyonunu arttıracak, bu durum da üretkenliğe ciddi anlamda katkı sağlayacaktır.

6) Farklı uygulama metotları: Home office çalışma sistemi, ilgili firmanın veya coğrafyanın sahip olduğu koşullara göre çeşitli esneklikler kazanabilir. Bazı firmalarda sürekli evden çalışma yöntemi uygulanırken, bazıları bunu belirli gün ve zamanlarda gerçekleştirmektedir. Organizasyonunuz için doğru uygulama yöntemini keşfettiğinizde, en verimli sonuca ulaşacağınız açıktır.

Unutmamalıyız ki home office çalışmanın artıları ve eksileri konusunda yapılan araştırmalar yalnızca yüzeysel olarak kalmıştır. Özellikle işverenler için; eğer yenilikçi bir anlayışa sahipseniz, kendi ideal evden çalışma metodunuzu geliştirebilir ve uygulayabilirsiniz. Çalışanlarınız üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu gözlemleyebilir, hatta belki de bilimin keşfetmediği noktaları bu vesileyle kendiniz aydınlatabilirsiniz.

Teknoloji hayatımızda var oldukça, tele-konferans sistemleri geliştikçe, belki bir gün holografik iletişimle de tanıştığımızda, çalışma hayatlarımızın ve işe bakış açımızın değişmeye ve gelişmeye devam edeceği bir gerçektir.  Değişimden korkmamalı, yeniye ve yeniliklere bir fırsat tanımalıyız.