Geleceği Şekillendiren Google’ın Otomobili

Kendi kendine giden otomobiller son dönemin merak uyandıran en büyük konularından biri. Otomobil üreticileri sürücülerin işini hafifletmek adına otonom sürüş teknolojilerini modellerine eklemeye başladılar bile. Sürücüler artık çok daha rahat park ediyor, zor yollarda otomobilden destek alıyor. Ancak henüz hiçbirimiz şehirler arası bir yolda uzun bir süreliğine kontrolü yapay zekâya bırakıp uyumak için hazır değiliz çünkü varılmak istenen bu düşün gerçek olması için henüz erken. Diğer taraftan trafikte geçen zaman her geçen gün artıyor. Araştırmalara göre hesaplanan dünya ortalaması, bir sürücünün yılda 42 saatinin trafikte geçtiğini gösteriyor. Bu konuda başı çeken şehir ise Los Angeles. Burada bir sürücünün yılda 100 saati trafikte geçiyor. Araştırmaların içinde Türkiye olmadığı çok belli. Özellikle İstanbul gibi bir kentte ortalamanın çok üzerinde bir zamanı trafiğe feda ediyoruz. Bu durum aslında olumsuz ekonomik olarak yansıyor. Harcanan benzin, zaman ve kişinin yaşadığı stres ve yıpranma ile Amerika’da kişi başı 1500 dolarlık bir üretim kaybı hesaplanıyor. Hem bu kaybı ortadan kaldırmak hem de sürüş konforunu yukarı çekmek için yakın gelecekte otonom sürüş sistemleri büyük bir pazar haline gelecek. İşin içinde teknoloji olunca Google da doğal olarak öncü isimlerden biri olmak istediği için otonom alanına büyük yatırımlar yapıyor. Son derece sessiz bir şekilde ilerleyen Google, otomobil konusunda rakiplerinden bir adım önde olmak istiyor.

google-self-driving-car-side-4
Prototip araç, otomobilden çok akıllı bir kutuya benziyor

Yeni bir yol…
Google’un otomobillerle anılmasının geçmiş birkaç yılı buluyor. Tam olarak 2009 yılında başlayan araştırmalara başlayan Google, geçtiğimiz aylarda işi resmiyete döktü ve otonom projesine WAYMO ismini vererek tanıtımını yaptı. WAYMO “way” (yol) ve mobilite sözcüklerinden oluşuyor ve “Yeni bir mobil yol” şeklinde yorumlanıyor. Araca dair görüntülere baktığımızda ise ismin projeye ne kadar uyduğunu görüyoruz. Zira Google’ın otomobili kalabalık nüfuslu ve sıkışık trafikli kentlere çözüm olarak sunuluyor. Sadece iki kişilik olan bu küçük araçlar elektrikli motor kullanıyor ve saatte 40 km azami hıza sahip. Şehir için küçük ama gelecek için büyük olarak nitelendirebileceğimiz bu araç %100 otonom şeklinde tasarlanıyor. %100’ün altını çizmek gerek çünkü araçta direksiyon bile bulunmuyor. Bu radikal kararın altında ise merkezi California’da bulunan Google’un burada sürdürdüğü testlerde öncelik verdiği konu güvenlik yatıyor. Testlere göre direksiyon hakimiyetini ele almak isteyen sürücünün alacağı karar genellikle Google tarafından anlık hesaplanan işlem sonucuna göre daha az güvenli oluyor. Bu da doğal olarak –Google’a göre- güvenlik zafiyeti olarak sonuçlanıyor. Neticede sürücü hatasını en aza indirmek adına Google direksiyonu sistemden kaldırıyor. Siz sadece koltuğa oturup gitmek istediğiniz adresi ya da yeri söyleyip kendi işinizle meşgul oluyorsunuz. Aracın tepesinde küçük bir şapka gibi duran aygıt, radar görevi görerek birkaç yüz metrelik alanı daimi olarak tarıyor ve hesaplamaları güncelliyor.

google-lexus-rx450h
Google, geliştirdiği sistemi mevcut araçlara entegre etmeyi hedefliyor

Araç elbette herkes için değil. Özellikle geleneksel sürücülerin sisteme mesafeli olacakları belli. Zaten Google da derin araştırmalardan sonra trafikteki kitlenin değişip gelişeceğini düşünüyor. Analizlere göre güvenlik sınavından tam not almayı başarırsa Google’un aracı körler gibi engelli vatandaşların ya da otomobil süremeyecek yaşlıların ulaşım ihtiyaçlarını karşılayacak. Yasal konular aşılabilirse ehliyet yaşı tutmayan gençlerin de trafikte olması söz konusu.

Waymo’nun hayatımıza girmesine ise henüz birkaç sene var. Google yüz binlerce kilometre test yapıp kendine güvense de yasalar bu konuda çok katı, daha doğrusu eski. Şu aşamada otonom sürüşlerle ilgili olması muhtemel kazalar ve yaşanabilecek sorunlara karşı yasalar yeterince kapsayıcı değil. Bu yüzden de özellikle ABD’de birçok eyalette %100 otonom sürüş yasak. Aracın fiyatı da tam olarak bilinmese de görünen o ki Google, sistemini diğer araçların da kullanabileceği şekilde tasarlıyor. Bu sayede ücreti karşılığında mevcut otomobilinize otonom özelliği kazandırabileceksiniz. Kendi kendine sürüş gelecekte gerçekleşecek. Ancak süreç teknolojik altyapı olduğu kadar etik değerler ve yasalara da bağlı. Sürücü statüsünü yolcu koltuğuna değiştirmekte ne kadar hevesli ya da gönülsüz olup olmadığımızı zaman gösterecek.